Kitap tamamen Nazım Hikmet'in cezaevine giriş sürecinden itibaren yaşadıklarını anlatan, Piraye'ye yazdığı mektuplardan oluşmakta."
Bu mektuplarda iki sevgilinin, iki hayat arkadaşının, yaşama ve birbirlerine tutunma çabalarına, bunun için birbirlerinden güç almalarına, yaşadıkları onca sıkıntıya rağmen, birbirini seven iki insanın arasına ne kadar mesafe girerse girsin, aradan ne kadar zaman geçerse geçsin aşklarınıngücü sayesinde ayakta kalabilmelerini görüyoruz. Bunların yanı sıra Nazım Hikmet'in kişilik yapısını, eserlerini ortaya koyuş sürecini, yazma serüveninde. Piraye'nin ona nasıl ilham kaynağı olduğunu görmekteyiz.
Nazım yazdığı hemen hemen her
mektubunda Piraye'den nasıl bir deha olduğunu;bakış açısı, yazın dehası, kişilik ve
karakteriylenNazım'ın ufkunu açmaktaki katkısını.Nazım kendi kalemiyle vurguluyor. Bununla birlikte Nazım, ilhamını Piraye'nin aldığı birçok eserini de zaten yine Piraye'ye adamıştır. Fakat ne yazık ki bu efsane aşkın sonu, hiç de beklenilen gibi olmayacaktır...
Keyifli okumalar.