“Herkesin bir susma sebebi var.”
Doğu Ekspresinde Cinayet, sürekli tetikte okunan bir kitap.
Daha ilk sayfalarda şunu düşünüyorsun:
“Ben kesin yanlış kişiye güveniyorum.”
Herkes normal gibi ama kimse tam normal değil.
Herkesin bir bakışı, bir cümlesi, bir “fazla düzgünlüğü” var.
Ve sen okur olarak istemeden dedektifliğe terfi ediyorsun.
Okurken beynim şunu yaptı:
– Bu olabilir.
– Yok bu çok belli.
– Kesin bu değil ama içime sinmedi.
Kitap zekâ istiyor ama seni yormuyor.
Agatha Christie “bak ne kadar zekiyim” demiyor,
sessizce seni oyuna alıyor.
Bitince kalan his:
Gerçek bazen tek kişiye ait değildir,
ama susmak herkese ortak olabilir.