Günümüz dünyasında artık her şeyi dijital bir platformda ve bunun en büyük etkisi belki de duygularımız üzerindedir kim bilir. Çevrenize baktığınız zaman insanların bir çoğunun kendi anlam haritasını kaybettiğini fark edeceksiniz. Teknoloji, hayatı kolaylaştırırken insan ilişkilerini hızlandırıp yüzeyselleştiriyor, her şey ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve tüketilebilir hâle geldikçe değer duygusu da aşınıyor. Sürekli çevrim içi olma hâli, insanı kalabalıklar içinde yalnız bırakıyor. Sayılarla ifade edilen beğeniler, onay ihtiyacını doyurmak yerine daha büyük bir eksiklik yaratıyor bence. Artık insanlar için nitelikten ziyade nicelik önemli bir hale gelmiş durumda. Dolayısıyla kişi ortadaki bu belirsizlik üzerine neye tutunacağını bilemediği için kendini geçici, güvencesiz ve kolayca vazgeçilebilir hissediyor. Kültürün ortak hafızası yerini algoritmaların seçtiği anlara bıraktıkça, mutluluk da kök salacak bir zemin bulamıyor diye düşünüyorum. Tüm bunlardan geriye, hızla akan zamanın içinde anlamını arayan yorgun bir insan kalıyor. Bu da bizler oluyoruz.
Bu anlamda kitap size şöyle yapın, böyle yapın gibi talimatlar vermiyor. Bugün ve gelecek için, bugünlere nasıl geldiğimize dair zemini hatırlatıyor ve neye hizmet ettiğimizi daha net bir şekilde göz önüne seriyor. Yaşadığımız döneme uyum sağlamak için bir bakış açısı sunuyor. Bundan sonrası size kalmış.
Sonuçta kitabın da altını çizdiği üzere bir ekonomik sistemin içerisinde yol almaya çalışıyoruz geçmişten bugüne. Modern insan dediğimiz günümüz insanı ise bu sistemin dar kalıpları içerisinde sıkışmış, çoğu zaman yaşamını değil, yalnızca ayakta kalmayı sürdürmeye çalışan bir hale geldi bence. İnsanlar üretkenlikleri ile değil de tüketim güçlerine göre değerlendirildi bu sistemin içerisinde. Dolayısıyla az önce tanımladığım yorgun insan giderek görünmez bir hale geldi.
İnsanlar artık hayal etmek bir kenara dursun bunu bir alternatif olarak aklına bile getirmiyor, mutluluk kavramının tanımı bile değişti günümüz dünyasında. Dolayısıyla mutluluğu ertelemeyi öğreniyor ama ona da bir türlü hiç ulaşamıyor.