2025 kitaplarına devam. David Ellis, ABD’li yazar ve hukukçuymuş. Yazarlık kariyerine başladığı ilk kitabıyla “Edgar Ödülü” kazanan Ellis, özellikle mahkeme salonlarının atmosferini ve hukuki entrikaları gerilimin merkezine yerleştirmesiyle tanınırmış. Anlayacağınız üzere bin yıldır tanınan, gönülleri çoktan fethetmiş bir yazarla, sonunda biz de tanışma şerefine nail olabildik. Anlayamadığım şu; neden puanı 4.10 ve üzeri olan kitaplar raflarda yitip giderken bizde çok geç keşfediliyor? Üzücü.
On yıldır evli olan Simon Dobias ve Vicky Lanier çiftiyle tanışıyoruz. Simon bir hukuk profesörü, Vicky ise aile içi şiddet mağdurları için çalışıyor. Bu ikili kendi hallerinde saygın bir çiftken yıl dönümlerinde yirmi milyonluk bir varlık fonu ile sınanıyorlar. Yakınlarında zengin ve sosyetik Lauren’in cesedinin bulunması ise bu şahane aile tablosuna bir darbe daha indiriyor.
Açıkçası okumaya başladığımda; mutsuz ama mutluymuş rolü yapan bir çiftin, sadakatsizlik ve cinayet çıkmazıyla şekillenen, sonu başından belli bir kurguya dönüşeceğini düşünmüştüm. Seni küçük aptal.:) Bre hadsiz! Tüm argümanlar elimde patladı. Gerçek kurban kim? Kim kimi kandırıyor? Kim yalan söylüyor? Neler oluyor yahu? derken kitap bitti.
Arkadaşlarım kitabı severek okuyup yorumlayınca merakım arşa çıkmıştı. İyi ki de paylaşmışlar, yoksa geç kaldığım yazarlara bir yenisi eklenecekti. Başından sonuna kadar hop oturup hop kalktığım, yerimde duramadığım, kurgusuyla, karakterleriyle tastamam bir işi büyük bir keyifle okudum. Özellikle tahminleme konusunda dönemeçlerin zihnimden bir adım önde seyretmesi, gerilimin bir noktada kedi-fare oyununa evrilmesi, manipülasyon, açgözlülük, intikam, takıntı temalarının özgüvenle işlenmesi ve sabır sınayan ters köşeleriyle kendi kategorisinde geçtiğimiz yılın en iyilerinden biri olduğunu söylemek mümkün. Olur da bir yerlerde denk gelirseniz, sakın kararsızlığa düşmeyin, sağınıza solunuza bakmadan kitabın üstüne atlayın. Çok eğleneceksiniz.