Gönderi

Kitap yorumu ve kitap özeti
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 11:54
Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi, baş erkek karakterimizin adı Nero. Nero karanlık bir adam; ister mafya diyelim, ister karanlık dünyanın içinde yaşayan biri… Kitap oldukça hızlı başlıyor, bu da beni hemen içine çekti. Öncelikle kendi yorumumdan bahsetmek istiyorum. Ben kitaplarda kısa bölümleri çok seviyorum çünkü bu, kitabı daha hızlı okumamı sağlıyor. Nero’da da bölümler kısaydı, bu yüzden akıcılığını çok beğendim. Özellikle bir dark romance veya aşk kitabı okuyorsam, olayların hızlı ilerlemesini tercih ediyorum; uzun vadede gelişen hikâyeler beni biraz sıkabiliyor. Kitabın ilk sayfalarında karakterlerin birbirini tanıma süreci vardı, bu da hikâyeye ısınmamı kolaylaştırdı. Ayrıca bazı cümleler o kadar doğal ve içten yazılmıştı ki, sanki gerçek hayatta bir arkadaşımla konuşuyormuşum hissi verdi. O doğallık beni gerçekten etkiledi. Gelelim kitabın konusuna. Bir gece Nero, polislerden kaçarken kadın karakterimizin evine giriyor; balkonuna tırmanıp içeriye sığınıyor. Kadın onu gördüğü anda etkileniyor ve Nero da aynı şekilde kadından etkileniyor. Kadın uyuduktan sonra Nero evden çıkıyor ama kadının kokusuna ve evin atmosferine öyle kapılıyor ki, onun duş jeli şişesini alıp yerine 100 dolar bırakıyor. Zamanla kadına karşı bir takıntı geliştiriyor. Karşı binayı kiralayıp onu gözetlemeye başlıyor, iş yerine kadar gidiyor. Fakat kendi karanlık dünyasına kadını dahil etmek istemediği için uzak durmaya çalışıyor. Kadın ise onu bir türlü aklından çıkaramıyor. Aradan bir ay geçtikten sonra balkon kapısını açık bırakıyor — bu, Nero’ya sessiz bir davet gibi oluyor. Nero da bu daveti kabul edip eve giriyor. Kendisince “bir kez birlikte olursam bu takıntı geçer” diye düşünüyor ama kadının geçmişinden habersiz. Kadın 27 yaşında ve hâlâ bakire, çünkü geçmişinde yaşadığı travmalar onu erkeklerden uzak tutmuş. Ailesindeki Arthur adında biri, ona yıllarca fiziksel ve psikolojik şiddet uygulamış ve hatta 18 yaşına geldiğinde bakireliğini bir arkadaşına satmayı planlamış. Kadın bunu duyunca evden kaçıyor ve yıllarca tek başına, korku içinde yaşıyor. Fakat Nero’yla tanışınca bu korkular yavaş yavaş silinmeye başlıyor. İkisi birlikte olduktan sonra Nero, kadının bakire olduğunu öğrenince çok şaşırıyor ve kadına olan takıntısı daha da artıyor. Onu tamamen “benimsiyor.” Klasik kötü adamların “sen benimsin” tavrı diyebiliriz ama ben bu tarz sahneleri seviyorum. Daha sonra Nero, kadına zarar gelmemesi için dışarıda onu tanımazdan geliyor. Kadının adı Payton bu arada. Payton bu duruma çok üzülüyor, kendisini kullanılmış hissediyor ama Nero sonunda gerçeği açıklıyor. Zamanla aralarındaki bağ güçleniyor. Nero her ne kadar sert ve karanlık biri gibi görünse de, bazı konuşmaları hem komik hem masum bir his veriyor. Düşününce, kapına bir adam giriyor ve ondan etkileniyorsun — kulağa absürt geliyor. Ama ben kitap ya da film izlerken gerçek hayattan uzaklaşmak için bunu yaptığım için, bu tür şeyleri normal karşılıyorum. Hatta bazen ilk görüşte aşkın var olduğuna inanıyorum. Hikâyenin sonunda Payton, Nero’nun evine taşınıyor ve birlikte yaşamaya başlıyorlar. Nero bir gün yurt dışına işe gidince Payton, korumalarıyla kahve almaya çıkıyor ve bir suikasta uğruyor. Aslında amaç Payton’u kaçırarak Nero’ya zarar vermek. Elbette Nero onu kurtarıyor — başka türlüsü düşünülemezdi zaten. Bu olaydan sonra Nero çok pişman oluyor ve Payton’a onun için ne yapabileceğini soruyor. Python da büyük bir düğün istediğini söylüyor. Bu sahne Nero’yu çok duygulandırıyor ve sonunda evleniyorlar. Hikâye mutlu sonla bitiyor.
1000Kitap
NeroS. J. Tilly · Martı Yayınları · 2025207 okunma
·
105 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.