Gönderi

Gerçek Yaşamın Yılgısı
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 11:00
Daha önce Fötr Şapkalı Mezar kitabı ile ölümü,en doğalından insan ilişkilerini,insanlar arasında zamanla kaybedilen bazı duyguları,velhasıl insani duyguları ince eleyip sık dokuyarak gündelik hayatın içinden okuyucuya sunan yazar bu sefer daha da derine giderek,insanın,insan olmanın derininde yatan çoğu kişinin el sürmekten korktuğu duygu,düşünce ve hareketleri hem gündelik hayatın içinden vererek hem de olasılığı zorlayıp farklı ihtimaller oluşturarak yer yer olağan, yer yer olağanüstü kurgularda okuyucuya sunmuş. Çok Tuhaftı Ağlayamadım aslında isminden de anlaşılacağı üzere okura bazı şeyleri hissettireceğini ancak bunların gerçek hayatta görüntü bulmadan içerde yaşanacağını tembihler gibi bir kitap. İnsanın bazen içinde fırtınalar kopar,yer yerinden oynar,dışında yaprak bile kıpırdamaz.Ağlamaz ama ruhu paramparça olur ve bunu da yalnız kendi bilir.Biz bu kitapta okuyarak sadece kendisi bilen karakterlere birer sırdaş oluyoruz.Ağlamadı ama paramparça oldu, ben gördüm dercesine ilerliyor kitap okuyucu için. Kitapta 14 öykü yer alıyor.Yazar bu sefer daha çok bireylerin iç sesini özgür bırakmış,var oldukları topluluktan bir nebze daha onları sıyırmış. Dredieli Döndür,Aldatma Çizgisi,Bizim Evde Herkesten Önce Balıklar Uyanır ve Dresuar Muhtarları ile yazar hem farklı bir sistem kurmuş, hem de belirli bir veriyi kurgulayarak gerçeküstü ögelerle bezemiş. Okurken bazı öyküler için keşke daha uzun olsaymış ve daha çok okuyabilseymişiz hissiyatı oluştu. Bilge Karasu’nun Gece kitabında şöyle bir alıntı geçer: “Hangimiz, kaçınılmaz olduğu bilinen şeyler karşısında bile, kendini biraz daha aldatmaktan,bu kaçınılmazdan kaçılabileceği belki de bu korkuların başa hiç gelmeyeceği umuduna -bütün boşluğunu bilerek- kapılmak çocukluğunu göstermekten utanç duydu?” İşte bu kitapta yazar insanın görmekten kaçtığı kendi iç dünyasına ayna tutup duygularını gün yüzüne çıkarıyor ve utanç duymasını sağlamasa da görünür kılıyor. Son olarak Gabriel Garcia Marquez Kolera Günlerinde Aşk kitabında bu durumu şu üç kelime ile tasvirlemiş: “Gerçek yaşamın yılgısı” Hepimizin yaşadığı ve de görmezden geldiği bu üç kelime değil midir? Yaşanmış,yaşanmamış,yarıda kalmış,beslenmiş bütün duygular yok sayılsalar dahi ordalar. Ve belki de “suskunluğumuz kendimizi anlatamadığımızdandır.” Çok Tuhaftı Ağlayamadım Bahtiyar Gül
Duygu ve Düşünce
Çok Tuhaftı AğlayamadımBahtiyar Gül · Şule Yayınları · 202568 okunma
··
398 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok teşekkürler😊🍃
Melda Nur
Gönderi Sahibi
Rica ederim hocam,nice eserlerinize✨