Niyet, usûl ve netice
Hakan Kutlu ve buna benzer kimselerin paylaşımını rt'leyip açıklama yapanlara istinaden : Önce temel ilke: Din, hakikatiyle ayaktadır; her sözle savunulmaya muhtaç değildir. Bazen savunmak zannıyla yapılan bir paylaşım, ithamı daha geniş kitlelere taşımak gibi bir zarara da yol açabilir. Bazı ölçüler vardır arkadaşlar : Niyet doğru mu? Gayen nefsî bir öfkeyi boşaltmak, tartışmaya girmek yahut taraf olmaksa; bu hâl savunma değil, çoğu zaman fitnedir. Niyet Allah rızası, hakkı izhar ve kalpleri incitmeden beyan ise durum değişir. Usûl hikmetli mi? Kur’ân bize “hikmetle ve güzel öğütle” konuşmayı öğretir. Sert, alaycı, provoke edici bir paylaşımı RT etmek; içeriği reddetmek niyetiyle bile olsa, o üslûbü yaymak anlamına gelebilir. Fayda var mı, yoksa zarar mı? RT edilen şey: Şüpheyi çoğaltıyor mu? Cahilin zihnini bulandırıyor mu? Yoksa gerçekten ilimle, sükûnetle bir yanlışlığı tashih mi ediyor? Eğer zarar ihtimali ağır basıyorsa, susmak çoğu zaman daha salih bir tavırdır. Savunmanın en güçlü şekli her zaman söz değildir. Bazen ahlâklı duruş, doğru amel ve vakar; bin paylaşımdan daha kuvvetli bir müdafaadır. Allah dostları çoğu zaman susarak, hâlleriyle konuşmuşlardır. Netice olarak: – Her dine itham edildiğinde RT yapmak bir mecburiyet değildir. – Hatta çoğu durumda, hikmetli bir susuş savunmadan daha değerlidir. – Eğer RT edilecekse; ilme dayalı, sakin, izah edici ve karşı tarafın seviyesine inmeyen bir içerik olmalıdır. Bu durumu görüp tepki vermeyenlere ahlaksız,imansız diyemezsiniz, haddi aşmayın. Ayrıca kadın erkeklere tebliğ yapamazken hele ki cedelleşme hiç olmaz. Allah Teâlâ bizi hakkı savunurken de ahlâkını muhafaza eden kullarından eylesin.
··1 alıntı·
1.560 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
"Her dine itham edildiğinde RT yapmak bir mecburiyet değildir. Hatta çoğu durumda, hikmetli bir susuş savunmadan daha değerlidir." Demişsiniz ama bunu biryerde mi okudunuz yoksa kendi görüşünüz mü bilmiyorum. Ama ortada Allah Rasülü'ne bir hakaret var. Kusura bakmayın ama, cevap verebilecek kimsenin susması caiz değildir. Size bunları Alimlerin kitaplarindan açıklayayım. Aşağıda yazacağım bilgiler, Kadı İyaz'ın "eş Şifa bi Tarif Hukukil Mustafa" kitabından alıntıdır; -Peygamber’in (s.a.v) kötü anıldığı bir mecliste bulunup bunu diliyle veya kalbiyle reddetmeyen kimse Allah’a isyan etmiş olur. -İnkar etmeye gücü yettiği halde “hikmet” bahanesiyle susan kimseden bu gerekçe kabul edilmez. Nitekim bu hüküm Âlim kimseler için daha ağırdır; -Bu konuda alimlerin susması, daha büyük günahtır; çünkü insanlar onları örnek alır. Hocam niyetinizin samimi olduğuna eminim, dediklerinizde de haklısınız, ama Allah Rasülü'ne hakaret edildiği yerde susmayız. Eğer hakarette aşırıya gittiysek affola, ama o da Allah rızası içindir...
Katılıyorum, hakaret etmedik saadece tepkimizi gösterdik. Biz doğruyu söyledik hala aynı şeyleri tekrarlıyorlarsa bu onların sorunu bizim RTlerimiz doğruyu belirtiyor onlar hala ısrarla ileti paylaşmaya devam ediyorlarsa ahirettede günahları toplamayı kabul ediyorlardır☺️
Hemdem
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederiz bilgilendirme için☺️
Hemdem
Gönderi Sahibi
Rica ederim☺️