Gönderi

9/10
·135 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 21:40
"Alman Sonbaharı", savaşın bittiği söylenen o meşhur 1945 sonrasında aslında hiçbir şeyin bitmediğini; sadece gürültülü bir şiddetin, yerini sessiz, her şeyi içine çeken kocaman bir yokluğa bıraktığını iliklerinize kadar hissettiriyor. Savaşın fiziksel yıkıntılarından çok, geride bıraktığı o ağır suskunluğu anlatıyor. Bu kitapta kahramanlık yok, büyük cümleler yok, hatta açık bir öfke bile yok. Bu yönüyle alışık olduğumuz diğer savaş metinlerinden farklı bir çizgide ilerliyor. Yazar sanki olup biteni yargılamaktan özellikle kaçınıyor; bakıyor, kaydediyor ve geri çekiliyor. Yazarın bakışı serinkanlı, mesafeli ama tuhaf biçimde şefkatli. Ve bu mesafe, metni soğuk yapmıyor; aksine, bana çok dürüst geldi. Ayrıca tüm bu acıları bu denli objektif ve yalın biçimde aktarabilmesi büyük başarı. Savaşın yalnızca şehirleri değil, neşeyi, hafızayı ve gelecekle kurulan ilişkiyi de nasıl tahrip ettiğini okuyoruz kitap boyunca. Dagerman, ne büyük yıkımların fotoğrafını sunuyor ne de dramatik sahnelerle etkilemeye çalışıyor; daha çok, her şeyin bitmiş gibi göründüğü ama aslında derin bir belirsizliğin başladığı o tekinsiz "ara hali" gözler önüne seriyor. Okuduktan sonra etkisi hemen geçip giden metinlerden değil, çok etkilendim.
Alman SonbaharıStig Dagerman · Everest Yayınları · 2015110 okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.