Bülbül Kapanı 3 kitap yorumu
8/10
·576 syf.··
2026 3. kitabı
Merhabalar, bugün Bülbül Kapanı 3 kitabını yorumlayalım. Üçüncü kitabın ilk kısımları, Timur'un geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyordu. Öncelikle babasıyla yüzleşti ve Ahu'ya babasıyla olan geçmişini, annesinin ve ablasının ölümünü anlattı. Timur ablasını seviyordu, evet. Ama annesinin ölümünde kendini sorumlu hissettiği için hiçbir zaman onu sevdiğini kendine bile söyleyemedi.Anne demek onun için hep bir boşluktu. Ama Ahu'ya geçmişini anlatıp bunlarla yüzleştikten sonra artık annesini sevdiğini, ölümünün, onun değil de babasının suçu olduğunu kabul etti. Bu, geçmişini arkada bırakması için büyük bir adımdı. Ahunun aklı, her ne kadar geride bıraktığı kardeşinde ve arkadaşında kalsa da, peşinde ölüm varken hayatı daha fazla ertelemek istemez. Rize de kendilerine yeni bir hayat kuran Timur ve Ahu evlenmeye karar verirler. Timur'un elleriyle yaptığı kırmızı gülden taç ve annesinden kalan zümrüt yüzükle Ahuya evlenme teklifi etmesi en sevdiğim sahnelerden biriydi. Ayrıca burada Ahu'ya fotoğraf makinesi hediye ediyor. Bu sahne önemliydi çünkü Ahu'nun geçmiş hayatına dair en özlediği şeylerden birisi de fotoğraf çekmekti. Ve artık eskisi gibi istediği kadar fotoğraf çekebilecekti. Bu sırada Kurul, ihanet etmesi karşılığında Kenan Kralşan'dan en değer verdiği kişi olan kız kardeşi Irmak'ı öldürmesini ister. Eğer öldürmezse liderliğini bırakması gerekiyordur. Liderliği bırakmayı göze alamayan Kenan, Irmak'ın öldürülmesine göz yumar. Kitaptaki en üzüldüğüm sahnelerden birisi kesinlikle Irmak'ın ölümüydü. Çünkü Kenan istese Irmak'ı kurtarabilirdi ama liderlik pozisyonundan vazgeçmemek için Irmak'ın ölümüne göz yumdu. Liderliğe devam eden Kenan, intikam almak ister ve Ahuyla Timuru bulmak için eskiden kendi yanında çalışan ama aslında bir ajan olan Adriel'in evine gider. Kızıyla tehdit edip defalarca yaraladıktan sonra, Ahu'yla Timur'un Rizeye gittiğini öğrenir ve o da aylar sonra peşlerinden Rizeye gider. Timur'un evde olmadığı bir vakit kapıyı açıp karşısında Kenan'ı gören Ahu şok içinde kalır. Aylardır yaşadığı mutlu hayatı sona erer. Bir umut kaçıp ormana saklanır. Peşinden Kenan ve adamları gelir ve onu bulur. Sesleri duyup gelen Timur Ahu'yu kurtarmaya çalışırken 3 kurşunla vurulur. Bunu gören Ahu ise artık kurtulmanın bir yolu olmadığını düşünür ve uçurum kenarına doğru Kenanı çeker. Kendisi ölmeden bu savaşın bitmeyeceğini anlayan Ahu, hiç düşünmeden Kenan'la birlikte uçurumdan aşağı atlar. Kenan'ın Rize'ye gittiğini öğrenen operasyon başkanı ve Barut timi yardım için Rize'ye giderler. Ama geç kalırlar ve olanlara engel olamazlar. Timur'u hemen hastaneye kaldırlar ama uçurumdan denize düşen Ahuzar ve Kenan'ı aramalarına rağmen kimse bulamaz. Ahuzarı denizden alan Kenan'ın düşmanı olan Yakup Öz'dür. Ahuzarı alma nedeniyse, Timur'un iyileşince ne olursa olsun Ahuzarı almak için Kenan'ı bulacak olmasıdır. Yani kısacası Kenan'ı bulmak için Ahuyu kaçırarak Timuru kışkırtır. Kenan ise yüzünün yarısının parçalanmasına rağmen bir şekilde o denizden sağ çıkar ve saklanır. Ahu kendine geldiğinde Yakup öz tarafından esir alındığını ve hamile olduğunu öğrenir. Timur'un ölüp ölmediğine dair hiçbir şey söylemezler. Bebeği için iyileşip tekrar hayata tutunmaya çalışan Ahu birkaç ay boyunca bu evde esir olarak kalacaktır. Timur ise uyandığında Ahunun hala bulunamadığını öğrenir. Yakup, Timur'a karısını alması için Kenan'ı bulması gerektiğini söyler. Timur da bunun için İstanbul'a geri dönüp Kenan'ı bulmaya çalışır. Bu kitabın en saçma sahnesi kesinlikle uçurumdan atlama sahnesiydi. Çünkü Timur ve Ahu'nun evleri yaylanın tepesinde olduğu söyleniyor. Ordan kaçarken ormana saklanıyor, ormanda uçurumdan atlayıp nasıl denize düşebilirler? Yani mantıken yayladan uçuruma atladığın zaman denize düşemezsin. Burası çok saçma olmuş. Deniz değil de bir göle düştüklerini söylese daha mantıklı olabilirdi. Bu kitapta Timur ve Ahu'nun mutlu sahnelerini okuduk. Aksiyon da vardı. Onun dışında Biricik-Cihan ve Defne-Doruk çiftlerini de okuduk. Bu çiftleri de çok sevdim. Bunların dışında Resul ve Atmacasının kitaba renk kattığını düşünüyorum. Adem'in yıllar sonra bile hala Güldesteyi seviyor olması, onun aşkına ihanet etmemesi çok güzeldi. Favorim ise Aknene'nin sahneleriydi. Karadeniz ağzını doğru kullandı kesinlikle. Üçüncü kitap genel olarak güzeldi. 4. kitapta görüşmek üzere. Bülbül Kapanı III Loresima
Bülbül Kapanı IIILoresima · Ephesus Yayınları · 20251,484 okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.