1. kitaptan sonra sıra 2. kitabı yorumlamakta. 1. kitabın sonu Mihranın üniversitesinde gerçekleşen saldırıyla bitiyordu. Saldırı sonrası Yusuf Agahın Mihra'ya bulup o savaş alanından çıkarması ve metroya sığınmaları, orada geçirdikleri sıkıntılı günler, sonra bir gece metrodan da kaçıp tekrar Balamire sağ salim dönmeleri…Döndükten sonra da Mihra orada gördüğü savaş, yıkım ve ölümlerden çok etkileniyor ve uzun bir süre toparlanmakta zorlanıyor.
Yusuf Agah ve Mihra ilişkilerini ailelerine söylüyorlar ve savaşın da etkisiyle çok geçmeden evlenme kararı alıyorlar. Bir haftalığına Türkiye'ye gidip Yusuf Agahın ailesinin yanında kalıyorlar ve orada düğün yapıyorlar. Düğün gecesi ise Mihra'nın ailesinin olduğu Balamire bomba saldırısı olduğu haberi geliyor ve Yusuf Agah destek için tekrar Karahan'a göreve gidiyor ve ikinci kitapta bu şekilde bitiyor.
Mihra'nın kardeşi Yasir'in, ailesinin aksine savaştan kaçıp Türkiye'ye gitme fikrine kızamıyorum. Çünkü empati yapınca 17 yaşındaki bir çocuğun savaşın olduğu yerde kalmak istememesi, diğer ülkelerdeki yaşıtlarının sahip olduğu haklara sahip olmak istemesi gayet normal. Kime sorsan ilk başta kaçıp gitmeyi doğru bulmaz ama o savaşı gerçekten yaşayınca kaç kişi gerçekten de kalıp savaşır orası meçhul.
Diğer bir konu ise Yasemin karakteri. Annesi ile birlikte babasından gördüğü şiddetten kurtulmanın tek yolunu evlenmekte bulmuş. Yasemin'i çoğu kişi okuyunca belki sevmemiştir ama ona da hak verdiğim yerler var. Etrafında kendisinin sahip olmadığı şeylere sahip olan insanları görünce onlara imrenen birisi. Ama maalesef ki yaşadığı hayatın hıncını Mihradan çıkarıyor ve bu kesinlikle yanlış. Kısacası kötü bir karakter değil ama yanlışları var.
Kitapta en sevdiğim sahneler Mihra ve Yusuf Agah’ın telsizden olan konuşmaları. Mihranın