Rumeysa Topal

Rumeysa Topal
@Rumeysatopal
İs Kokan Zeytin Ağacı 3. kitap yorumu
9/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Evet geldik serinin 3. kitabına. İs Kokan Zeytin Ağacı 3 2. kitap Mihra ve Yusuf Agahın düğün günlerinde savaşın, Mihra’nın yaşadığı Balamir'e kadar yayılmasından dolayı Yusuf Agah'ın Karahan'a göreve çağrılmasıyla bitiyordu. Yusuf Agah Mihra’yı Türkiye'de kalmaya zor da olsa ikna etse de Mihra, ailesinden ve Yusuf Agah'tan bir haber alamadığı için Balamir'e dönme kararı verir. Geri döndüğünde ise ailesine bir zarar gelmese de, doğup büyüdüğü şehrin bombalar tarafından yıkıldığını görür. Yazar savaşın adım adım nasıl yayıldığını, savaşın iyice büyümesi ile bomba saldırıları, açlık ve kıtlık gibi sorunların iyice artmasını, insanların fiziksel acıların yanında psikolojik acılara da maruz kaldığını, insanların umudunun giderek nasıl tükendiğini çok başarılı bir şekilde işlemiş. Tüm bu acıların içinde Mihra’nın tek dayanağı Yusuf Agah. Nitekim o da bir göreve gidip uzun zaman dönmeyince, yani düşmana esir düşünce, Mihra tek dayanağı olan Yusuf Agahı da kaybediyor. Aylarca geri dönmesini bekliyor ama Yusuf Agah'tan tek bir iz bile bulunamıyor. Ve bir gün ailesiyle kaldığı evin bombalanması sonucunda bütün ailesini kaybediyor. O enkazdan günler sonra sadece kendisi sağ kurtuluyor. Mihra kayıtlara ölü olarak geçiyor ama son anda yaşadığının fark edilmesi üzerine acil hasta olarak Türkiye'ye gönderiliyor. Kendine geldiğinde ise geçmişine dair hiçbir şey hatırlamıyor. Sadece Yusuf Agah’ın ismini ve yüzünü hatırlıyor. Yusuf Agah ise esir alındığı teröristler tarafından hapsediliyor ve türlü işkencelere maruz kalıyor. 15 ay boyunca orada tutulduktan sonra sonunda özgürlüğüne kavuşuyor. Türkiye'de bu durumun haber olması üzerine Mihra haberlerde Yusuf Agah'nın resmini görüyor ve geçmişine dair Yusuf Agah ile evli olduğunu hatırlıyor. Ama geri kalan ailesi ile ilgili hiçbir şey
İs Kokan Zeytin Ağacı 3Şule Avlamaz · İndigo Kitap · 2025164 okunma
Reklam
İs Kokan Zeytin Ağacı 2. kitap yorumu
8/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
1. kitaptan sonra sıra 2. kitabı yorumlamakta. 1. kitabın sonu Mihranın üniversitesinde gerçekleşen saldırıyla bitiyordu. Saldırı sonrası Yusuf Agahın Mihra'ya bulup o savaş alanından çıkarması ve metroya sığınmaları, orada geçirdikleri sıkıntılı günler, sonra bir gece metrodan da kaçıp tekrar Balamire sağ salim dönmeleri…Döndükten sonra da Mihra orada gördüğü savaş, yıkım ve ölümlerden çok etkileniyor ve uzun bir süre toparlanmakta zorlanıyor. Yusuf Agah ve Mihra ilişkilerini ailelerine söylüyorlar ve savaşın da etkisiyle çok geçmeden evlenme kararı alıyorlar. Bir haftalığına Türkiye'ye gidip Yusuf Agahın ailesinin yanında kalıyorlar ve orada düğün yapıyorlar. Düğün gecesi ise Mihra'nın ailesinin olduğu Balamire bomba saldırısı olduğu haberi geliyor ve Yusuf Agah destek için tekrar Karahan'a göreve gidiyor ve ikinci kitapta bu şekilde bitiyor. Mihra'nın kardeşi Yasir'in, ailesinin aksine savaştan kaçıp Türkiye'ye gitme fikrine kızamıyorum. Çünkü empati yapınca 17 yaşındaki bir çocuğun savaşın olduğu yerde kalmak istememesi, diğer ülkelerdeki yaşıtlarının sahip olduğu haklara sahip olmak istemesi gayet normal. Kime sorsan ilk başta kaçıp gitmeyi doğru bulmaz ama o savaşı gerçekten yaşayınca kaç kişi gerçekten de kalıp savaşır orası meçhul. Diğer bir konu ise Yasemin karakteri. Annesi ile birlikte babasından gördüğü şiddetten kurtulmanın tek yolunu evlenmekte bulmuş. Yasemin'i çoğu kişi okuyunca belki sevmemiştir ama ona da hak verdiğim yerler var. Etrafında kendisinin sahip olmadığı şeylere sahip olan insanları görünce onlara imrenen birisi. Ama maalesef ki yaşadığı hayatın hıncını Mihradan çıkarıyor ve bu kesinlikle yanlış. Kısacası kötü bir karakter değil ama yanlışları var. Kitapta en sevdiğim sahneler Mihra ve Yusuf Agah’ın telsizden olan konuşmaları. Mihranın
İs Kokan Zeytin Ağacı - 2Şule Avlamaz · İndigo Kitap · 2024427 okunma
İs kokan zeytin ağacı kitabı yorumu
8/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Merhaba bugün is kokan zeytin ağacı kitabını yorumlayacağım. Öncelikle yazarın daha önce hiçbir kitabın okumamıştım. Bu okuduğum ilk kitabıydı. Yazarın kalemini genel olarak beğendim. Betimlemeleri gayet dozunda, insanı sıkmıyor. Kurgusu, karakterleri günlük hayattan ve gerçekçiydi. Konusuna gelecek olursak, Mihra öğretmen olmak isteyen 20 yaşında Türkiye'nin komşusu olan bir Türkmen ülkede yaşayan genç bir kız. Ülkesinde iç savaş başlıyor ve Türkiye'den buraya destek için asker gönderiliyor. Bu gönderilen askerlerden bir tanesi de Yusuf Agah. İkisi karşılaştıklarından beri birbirlerinden hoşlanıyorlar. Tesadüfen karşılaşmaları, uzun uzun bakışmaları, zeytin ağacının altında kitaplarla ilgili ettikleri sohbetler… İkisi de engel olamadan temiz ve naif bir aşk etraflarını sarıyor. Kitaptaki diğer çift ise Mihranın abisi Bilal ile arkadaşı Elif'in hikayesi. Bu ikili de çocukluktan beri birbirlerini seviyorlar. Zamanı gelince de evleniyorlar. Yıllar sonra sevdikleri insanlara kavuşmanın mutluluğunu süremeden savaşın büyümesi ile birlikte asker olan Bilal, savaşın en yoğun olan bölgesine görevlendiriliyor. İkili tekrar ayrılmak zorunda kalıyorlar ve Elif'e düşen artık Bilal'in geri dönmesini beklemektir. Zaman geçtikçe savaş ülke geneline yayılmaya başlıyor ve artık Mihra'nın yaşadığı yer de savaştan etkileniyor. Acaba Bilal gitti görevden sağ salim geri dönebilecek mi? Ya da Mihra ve Yusuf Agah arasında neler olacak? Heyecanla diğer kitapları okumayı bekliyorum. Şule Avlamaz
İs Kokan Zeytin AğacıŞule Avlamaz · Indigo Kitap · 2023885 okunma
Sevmenin Zamanı Yok kitap yorumu
9/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Herkese merhaba. Bugün Sevmenin Zamanı Yok kitabını yorumlayacağım. Yazarın daha önceki bazı kitaplarını da okumuştum genel olarak kalemini seviyorum. Bu kitap diğer kitaplarından farklı olarak 90'lı yıllarda geçiyor. Ben 90'lı yılları görmesem de yazarının anlatımı sayesinde o zamanlardaki hayatı biraz da olsa deneyimlemiş oldum. O zamandaki arkadaşlıklar, komşuluklar, mahalle olarak bir araya gelip iftar yapılması,geçim derdi içerisinde hayata devam etmeye çalışmak, sevdanın masumluğu o kadar güzel anlatılmış ki okurken sayfalar akıp gitti. Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse, bir moda evinde ütücülük yaparak ailesinin geçimine katkıda bulunan Sena, bir gece bahçelerine giren bir adamı hırsız sanarak kafasına vurur. Ama bu adam yani Ozan hırsız değil mahalleye yeni taşınan kimsesiz bir adamdır. Gerçeklerin anlaşılması üzerine Ozan'dan özür diler. Ozan mahallede tamirci olarak işe girer. Zamanla birbirlerinden etkilenirler. Sena küçükken annesinin onları bırakıp gitmesinden dolayı aşka mesafeli olsa da zamanla Ozan'ın duygularının gerçek olduğunu görür ve sevgili olurlar. Ondan tek bir isteği vardır. O da ona yalan söylememesidir. Ozan ne yazık ki bu sözünü tutamaz çünkü onun o mahalleye taşınması bile baştan beri onlara söylediği bir yalandır. Ozan aslında zengin bir aileden gelmektedir ve ünlü bir yazardır. Genelde yazacağı kitaplar için farklı yerlere gidip farklı hayatları deneyimleyen bir insandır ve yeni kitabı içinde Senaların mahallesine taşınmıştır. Amacı tamamen bu olsa da sonradan Sena'ya aşık olduğu için asıl geliş amacından bahsedemez. Sena tesadüfen gerçekleri öğrendiğinde ise Ozan'ın onu hiç sevmediğini onu kandırdığını düşünür ve ayrılırlar. Ozan'ın amacı hiçbir zaman Sena'yı kandırmak değildir. Ona birçok kez gerçekleri söylemeye çalışmıştır ama
Sevmenin Zamanı YokAyşenur İnce · Parola Yayınları · 2025117 okunma
Ateşin koynunda kitap yorumu
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Merhabalar bugün Ateşin Koynunda adlı kitabı yorumlayacağım. Öncelikle yazarın bir diğer kitabı olan Sevda Çiçeği kitabının da okumuştum ve beğenmiştim. Bu kitabını da beğendim. Konusundan bahsetmek gerekirse, Alparslan 5 yıl önce karısını ve kızını bir yangında kaybetmiştir ve ondan beri hayatına kimseyi almamış kendisini işine vermiş bir adamdır. Gülden ise 25 yaşındadır ve bir galeride çalışıyordur. İkisinin yolu bir barda kesişir. Alparslan aklından Gülden'i bir türlü çıkaramaz. Aralarında sadece fiziksel olduğunu ileri sürdükleri bir ilişki başlar. Aslında bu ilişki hiçbir zaman sadece fiziksel değildir. Ama bunu anlamaları biraz zaman alacaktır. Alparslan geçmişteki evliliğinden ve ailesini kaybettiğinden Gülden'e bahsetmiyor. Çünkü bu acıyı hala atlatabilmiş değil ve bunu biriyle paylaşmak onun için çok zor. Aslında Gülden onun söylemediği önemli bir şeyler olduğunu anlıyor ama Alparslan'ı da zorlamak istemiyor. Kendi isteğiyle açıklanmasını istiyor. Belli bir zaman sonra Gülden bu gerçeği kendi başına öğreniyor. Böyle bir şeyi söylememesinin sebebinin ona güvenmemesi olduğunu düşünüyor ve Alparslan'ı terk ediyor. Alparslan ise Gülden'i kaybettikten sonra onu ne kadar sevdiğini daha iyi anlıyor ve onu geri kazanmak, ona olan aşkına inandırmak için elinden geleni yapıyor. Alparslan'ın kendini anlatması ve affettirmesi sonrasında ilişkilerine devam ediyorlar ve kitap mutlu sonla bitiyor. Kafa dağıtmak için okunabilir. Derinliği olan bir kitap olduğunu söyleyemem. Genel olarak beğendim. Okumak isteyenlere tavsiye ederim. Sıla Koçak
Ateşin KoynundaSıla Koçak · Pukka Yayınları · 2025104 okunma
Reklam