Ortalama 70 sayfalık bu kitaba bir inceleme yazısı yazmak istedim ki Dolaptan Temaşa benim Ahmet Mithat Efendi ile ilk tanıştığım kitaptı ve bitirdiğimde dedim ki bu ilişki burada kalmayacak; öyle de oldu. Umarım daha da çok karşılaşırız.
Kitabın arkasını okuduğumda dönemin yaşayışını anlatan kısa bir hikâye okuyacağımı sanmıştım. Evet, onu yaptı ama bir de cinayet işlendi… Şimdi neler olacak diye heyecanla okurken; Leyla’nın o üzerindeki kıyafeti, güzelliği, Behram Ağa ve arkadaşlarının halleri ki Behram Ağa’nın hali beni çok güldürdü, bir yeniçeri olan Zorlu Mustafa’yı, dövmelerini, Allah Allah on metre pazularını, Paşalı Ahmet’in o kibar, nezih hali ve bir o kadar acımasızlığını, küçük kediciğin vefası ve cesurluğunu, helva sohbetlerini, mahalle kahvehanelerini, dönemin kıyafetlerini, eğlenceleri, saçmalıklarını bir dolabın içinden gülerek bana da temaşa ettirdi.
İyi ki okudum, iyi ki tanıştım; siz de okuyun, o anlatır. :)