#tonimorrison Gerçek adı Chloe Anthony Wofford olan yazar "Afro-Amerikan" edebiyatının tanınması ve gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Sevgili (Beloved) adlı romanıyla 1988 yılında Pulitzer Ödülü'nü kazanan Morrison, 1993 yılında ise Nobel Edebiyat Ödülü'nü almaya hak kazanmıştır. Yazar, eserlerinde çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ırkçılık ve bu ırkçılığın yıkıcı sonuçlarını konu edinmiştir.
Çok metak ettiğim yazarın okuduğum ilk romanıydı Tanrı Çocuğu Korusun. Son kitabıymış aslında ama bence isabetli bir başlangıç oldu.
Yazar ırkçılık,çocuk istismarı ve ebeveynlerin sevgi eksikliğine dikkat çekmiş.
Melez bir anneden,siyah tenli doğan bir bebeğin Lula Ann (Bride) in hikâyesini okuyoruz. Kömür karası gibi doğan Lula Ann'in doğumundan kısa bir süre sonra babası evi terkeder. Anne kızını çevreden korumaya çalışırken aslında kızında derin yaralar açar. Bir çocuğun annesine "Anne" diye hitap edememesi ve ona attığı tokatla mutlu olması ne kadar acı... Annes Toni Morrison inin onda açtığı yaralar büyüyünce ne kadar başarılı bir iş kadını olsa, ismini Bride olarak değiştirse de Lula Ann'in içinde kabuk bağlar.
Sevdiği adam tarafından terkedilen Bride hayatı sorgulamaya başlar. Çocukluğunda annesinin isteğiyle yaptığı ve başka bir kadının hayatını değiştiren tanıklık gün gelip Bride'ın hayatında bir dönüm noktası halini alır. Kabuk bağlayan yaralar kanamaya başlar. Bride hem kendini, hem abisi tecavüz edilip öldürülen erkek arkadaşı Brook'taki yaraları tedavi edecek güçte midir?
Muhteşem bir kitaptı, kesinlikle yazarı okumaya devam edeceğim. Gönülden tavsiyemdir.