Bir hayvanın yırtıcılığı onu zalim yapmaz. Kendi doğası gereği aç kalması neticesinde öleceğini bilen, bunun için ceylan'ı avlayan bir aslanın yırtıcılığı hayatta kalma içgüdüs hayatta kalma içgüdüsünden meydana gelir. Bu Ceylan için adalet midir elbette değildir fakat piramidin altındaki ceylan ise bir başka besin maddesini bularak ihtiyacını o şekilde temin eder. Oysa insanın zalimliği mecburiyetten değil kötülüktendir
Hayvanların da kendi dilleri var ve onların arasında da güzel bir iletişim var. Biz anlayamayız.
Hayvanlar da birbirlerine zulüm edebiliyorlar ve ahiret gününde onlara kısas uygulanır, daha sonra toprağa dönüştürülürler.
Kur'an-ı Kerim'de şu ayetler geçmektedir:
{Yerde yürüyen bütün canlılar ve iki kanadıyla havada uçan bütün kuşlar, sizin gibi sosyal nizama tâbi birer topluluktur. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onların hepsi Rablerinin huzurunda toplanacaklardır.} (En'âm, 38)
{Vahşi hayvanlar bir araya getirildiği zaman,} (Tekvir, 5)
Hz. Peygamber'in de bu konuda bir hadisi var,
"Kıyamet gününde hakları mutlaka sahiplerine vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyun için boynuzlu koyundan kısas (hakkı) alınacaktır." [Sahih hadis -Müslim]
O zamanda da ümidini tamamen yitiren İnsan (Kâfir) şunu der,
{“Âh ne olurdu, keşke toprak olsaydım” diyecektir.} (Nebe, 40. âyet)