·104 syf.····Okunma: 09 Ocak 2026 01:07 Öncelikle Kurtarma Mesafesi kitabının çok değişik bir kitap olduğunu belirtmek istiyorum. Kitabın genel havasının korku ve merak duygusu arasında gidip gelen bir sürükleyiciliği olduğunu da söyleyebilirim. Sayfaları çevirdikçe olayı kavramaya çalışma dürtünüz ile merak duygunuz birleşip size kitabı bir çırpıda bitirtebilir. Ancak buna aldanıp yüzeysel okumaya kalkarsanız muhtemelen kitap bittiğinde kafanız karışmış ve “e şimdi ne oldu, amaç neydi?” gibi sorular sormuş olacaksınız. Bu yüzden kitabı not tutarak okumanız gerektiğini düşünüyorum. Ama tabii ki yine de siz bilirsiniz.
Gelelim kitabın anlatmak istediği mesaja. Kurtarma Mesafesi kitabı, adında da anlaşılacağı üzere bir kurtarma, acil planı. Ancak bu acil plan fiziksel değil, tamamen dürtüsel ve hissel bir plan. Bir annenin çocuğunu her türlü tehlikeden kurtarma çabasını konu alan, ancak bu çabanın tamamen gözle görülebilecek bir seviyede tutulması, olayın ne kadar vahim bir vaka olduğunu bize gösteriyor. Annenin “kurtarma mesafesi” dediği şey; içgüdüsel olarak çocuğuna olan bağlılığını ve ona gelebilecek tehlikeleri önleme mekanizmasıdır desek, herhalde çubuğu gediğine tam oturtmuş oluruz.
Neyse, bu annenin psikolojisinin tamamen sırat köprüsü kadar ince bir çizgide gidip geldiğini anlamışsınızdır umarım. Çünkü bu kurtarma mesafesi denilen kavramı o kadar abartıyor ki çocuğuyla ilgilenecek vakti kaldığından şüpheliyim. Sanırım biraz da paranoyak bir anne; hatta ne birazı, basbayağı psikolojik bir vaka sunuyor yazar bize.
Şimdi kitap yer yer gerçeklikten de kopuyor, fantastik bir yere evriliyor da diyebilirdim; ancak bunu yüzeysel okuyan biri söylerdi. Çünkü fantastik evrilme dediğimiz olayın, bizim annemizin tamamen paranoyaklığından kaynaklandığını düşünüyorum. Annemizin üstüne gidiyorum; çünkü komşunun çocuğunu neredeyse kendi çocuğuyla karıştırabilecek seviyede bilinç bulanıklığına sahip bir psikolojik vaka olduğunu, kitabın sonunda dikkatli okuyanların anlayacağını düşünüyorum.
Annemizin mükemmeliyetçi tavrının ironik bir biçimde çocuğuna zarar verdiği de ortada. Ne yani, “kurtarma mesafesi” adı altında çıkıp tüm kasabayı kolaçan eden bir anne düşünebiliyor musunuz? Hadi düşünelim diyelim, bu mükemmeliyetçi annenin komşusunun anlattığı korku hikâyelerine nasıl tepki vereceğini düşünebilir misiniz? Her şey beklenir, değil mi, bu anneden? Delirmeye ramak kala bir anne.
Neyse, çok uzatmak istemiyorum. Genel olarak kitabı beğendim; konusu itibarıyla da ilginç geldi zaten. Anlatım tarzı da hoşuma gitti. Biraz beyin yakıcı bir kitap; bu da tuzu biberi oldu diyelim. 2026’ya geç de olsa bu kitapla başlamak güzeldi. Size de öneririm. Okuduktan sonra ya da okuyanlar buraya yorum yapın, tartışalım. Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum şimdiden.