6/10
·456 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 01:37
Veda’yı okurken hissettiğim şey tam olarak şuydu: Bir şeyler yıkılıyor ama kimse yüksek sesle “bitti” diyemiyor. Herkes biliyor, herkes hissediyor ve herkes susuyor. İşgal altındaki İstanbul’un sokaklarında dolaşan sadece yabancı askerler değil; korku, belirsizlik ve kayıp duygusu da var. Ahmet Reşat Paşa’nın konağı, bir evden çok daha fazlası. O konak, Osmanlı’nın son hatırası, alışkanlıkların ve eski düzenin son sığınağı. Paşa’nın yaşadığı şey yalnızca siyasi bir yenilgi değil; hayatını adadığı değerlerin birer birer elinden kayması. Gençler başka bir geleceğin hayalini kurarken, yaşlılar geçmişe tutunmaya çalışıyor. Herkes aynı evde ama aynı zamanda yaşamıyor. “Bazı vedalar söylenmez, yaşanır.” Kimse tamamen suçlu değil, kimse tamamen haklı değil. Herkes elinden geleni yapıyor ama zaman kimsenin tarafında değil. Unvanlar, makamlar, alışkanlıklar bir anda anlamsızlaşıyor. Veda, bana göre sadece Osmanlı’ya söylenen bir elveda değil; eski İstanbul’a, eski hayallere, eski güven duygusuna söylenen bir veda. “Bir devrin bitişi, insanların içinden sessizce geçer.” Bu kitabı okurken fark ediyorsun ki; asıl acı savaşlarda değil, sessiz vedalarda saklı. Aynı evin içinde farklı hayallerle yaşayan insanlar, değişime ayak uyduramayanlar, ayakta kalmaya çalışan kadınlar… Her biri tanıdık, her biri gerçek. Veda, geçmişi anlamadan bugünü anlayamayacağımızı hatırlatıyor. Köklerini, kaybolan değerleri ve insanın şartlar değişse bile aynı kalan kalbini gösteriyor. Ayşe Kulin’in kaleminden bir dönemin sessiz çöküşünü, yarım kalan hayatları ve kaçınılmaz ayrılıkları anlatıyor.
1000Kitap
Veda (Cep Boy)Ayşe Kulin · Everest Yayınları · 201816,8bin okunma
··
78 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.