Gönderi

8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 03:06
Aristokrat  Penelope Ward Penelope Ward’ın kalemini seven biri olarak Aristokrat’a büyük bir merakla başladım ve kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey tek bir duygu değil, tam anlamıyla karışık ama yoğun duygulardı. Bu kitap beni hem çok duygulandırdı hem de bazı noktalarda içten içe kızdırdı ama yine de etkisinden kolay çıkamadım. Hikâye, koruyucu ailelerde büyümüş, hayata temkinli yaklaşan ve kimseye kolay bağlanamayan Felicity ile İngiliz bir aristokrat olan Leo’nun bir sahil kasabasında yollarının kesişmesiyle başlıyor. İlk bölümde anlatılan yaz aşkı o kadar masum, sıcak ve yavaş ilerliyor ki okurken gerçekten keyif aldım. İlişkilerinin aceleye getirilmemesi, aralarındaki güvenin adım adım kurulması ve Leo’nun kibirden uzak, kibar tavırları hikâyeyi benim için çok özel kıldı. Bu kısımda aralarındaki bağ fazlasıyla gerçekçi ve içtendi. Elbette her yaz aşkında olduğu gibi burada da ayrılık kaçınılmazdı. Leo’nun İngiltere’ye dönmesi, Felicity’nin kendi hayatını geride bırakma korkusu ve aralarındaki sınıf farkı hikâyeyi daha derin ve kırılgan bir noktaya taşıdı. Bu aşamaya kadar her şey oldukça yerindeydi. Kitabın ikinci kısmı ise bambaşka bir duygu dünyasına açılıyor. Dramın dozu artıyor; yanlış anlaşılmalar, kaçırılan zamanlar, mektuplar ve geç kalmışlık hissi kalbe dokunuyor. Özellikle Felicity’nin tarihin yanlış okunması yüzünden Leo’nun kapısına gidip onu evli bulduğu sahne beni gerçekten sarstı. O an yaşanan hayal kırıklığı ve yıkım çok güçlüydü. Bu noktadan sonra hikâye beni hem duygulandırdı hem de zorladı. Leo’nun ailesi için yaptığı evlilik, Felicity’ye olan duygularından kopamaması ve yaşanan karmaşa bana zaman zaman fazla geldi. Yine de tüm bunlara rağmen Leo ve Felicity arasındaki bağın gerçekliği, aşklarının derinliği ve birbirlerinden vazgeçememeleri hikâyeyi ayakta tutan en güçlü unsurdu. Kitabın beni en çok etkileyen yanlarından biri ise Sigmund’un hikâyesi oldu. Açıkçası ondan böyle dokunaklı ve yarım kalmış bir aşk hikâyesi beklemiyordum. Sigmund’un yaşadıkları beni Leo’nunkinden bile daha fazla etkiledi ve kitabın duygusal derinliğini ciddi anlamda artırdı. Sonuç olarak Aristokrat, aşkın, ayrılığın, özlemin ve yeniden kavuşmanın yoğun şekilde işlendiği bir hikâye. İlk bölümü sıcak ve keyifliyken, ikinci bölümü daha karanlık, daha yaralayıcı ama bir o kadar da etkileyici. Bazı tercihler beni zorlamış olsa da, kitabı sevdim. Çünkü bu hikâye duyguyu gerçekten geçirebiliyor, okuru sarsıyor ve iz bırakıyor. Benim için Aristokrat, kusurlarıyla birlikte sevilen, kalpte yer eden ve bittikten sonra da uzun süre düşündüren bir Penelope Ward romanı oldu.
AristokratPenelope Ward · Yabancı Yayınları · 2025149 okunma
·
95 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.