Kitaba genel hatlarıyla sevgi besleyemedim. Başladım, başladığım içinde bitirmek zorundayım dediğim eserler arasında yerini aldı. Oldukça yavan ve sıkıcı bir anlatımı var. Kitabın içeriğine dair bir şeyler söylemem gerekirse dönemin insanlardaki etkisi birebir gözler önüne seriliyor. Eser iki insanın birbirine yolladığı mektuplar ile ele alınıyor. Biri Makar isimli orta yaşlarda bir adam(hiç evlenmemiş tek başına yaşıyor), diğeri ise Varvara isminde henüz gençlik çağlarında olan bir kız çocuğu. Bu iki isim kitabın baş kahramanları. Erkek kahraman genç kıza sahip çıkıyor ama zamanla bu
abi/kardeş, baba/kız sahipliğinden çok yerini aşka bırakıyor gibi. (Gibi diyorum çünkü anlayamadım.)
Varını yoğunu kıza harcayıp duran bir Makar..(Üstündeki kıyafetten tutun yiyeceği ekmeğe kadar) Unutmadan söyleyeyim karşılıklı görüşü olan iki pansiyon hayal edin; Birbirlerini gün içerisinde rahatlıkla gözlemliyor, ziyaret edebiliyorlar. Ama ziyaretler herhangi bir dedikoduya mahal vermemek için insanların olmadığı zamanlar da tercih ediliyor.
İkiside maddi açıdan yetersizler ve bu yüzden oldukça sefil bir hayatları oluyor. Bu şekilde aylar haftalar birbirini kovalıyor.. Deeeerrkkeeenn derkeenn kıza varlıklı ama görgüsüz(açık sözlülüğüm tuttuysa demek) birisi Varvara'ya talip oluyor. Başta reddetmişte olsa sahip olduğu sefil hayattan sıkıldığı için (yalnızlık, depresyon vs) teklifi kabul ediyor veeee ömrünü, varını yoğunu ona harcamış olan Makar'ı bir başına bırakıp çekip gidiyor. Eser bu şekilde bir anda sona ulaşıyor e şahsen ben sayfaların son bulduğuna şaştım kaldım . Zaten okurken sıkılmıştım bir de beklenmedik şekilde son buldu, delirdim..
Beeenn sevemediiimmm. Sevenler çıkar mı? (Her zaman çıkar) Herkese keyifli okumalar, sağlıcakla kalınız.