Puan vermedi·272 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ocak 2026 14:36 Bu kitap 1932 yılında gelecek öngörülerek yazılan bir ütopya değil bir distopya gerçeğidir.
Kitapta karşımıza çıkan dünya; düzenli, tertipli, sorunsuz, insanların mutlu olduğu bir düzeni anlatıyor. Ama okudukça insanların aslında insani duygulardan arındırılmış, robot gibi yaşadığı, duyguların olmadığı, bir düzen olarak karşımıza çıkıyor.
Aile kavramı yok, duygular yok ve bu tür ifadeler ayıp olarak karşılanıyor.
İnsani olarak bir duygu hissedilmeye başlayınca -soma- adı verilen "her şeyi unutturan, mutlu hissettiren" bir hap alıyor. Ve bu hap almaları zorunlu.
Kitapta insani duyguları hisseden John "Vahşi" karakteri karşımıza çıkıyor.
Yaşadıkları dünyanın sahte bir düzen olduğunu ifade ediyor. Vahşi duyguları hisseden; acıyı, sevgiyi, nefreti,öfkeyi, hisseden biri olarak, için bulunduğu sistemi red ediyor. Kabullenmiyor..
Kitap bize teknolojik gelişmenin insani duyguları, insan olmayı, değerleri nasıl yok edeceğini gözler önüne seriyor
'tavsiye ederim'