Gönderi

Puan vermedi·189 syf.··
2026 1. kitabı
Öncelikle bin kitap uygulamasına geri dönmemi sağlayan bu kitaba teşekkür etmek istiyorum. Kitap hakkındaki düşüncelerime kitabın damağımda bıraktığı buruk ama bir o kadar yoğun tadı harmanlarcasına kahvemden ilk yudumu aldıktan sonra başlamak istiyorum.Kitap gerçekten tüm övgüleri hak eden ve insanın içindeki bütün iyi duyguların tekrardan dirilmesini sağlayacak cinstendi .Bizlere bu kitabı okuma fırsatı sunduğu iÇin çevirmene teşekkür etmek istiyorum.En büyük teşekkürlerimi de Han Kang a iletmek istiyorum.Nerden, nasıl ,ne şekilde devam edip yorumlayayım bilemiyorum . Kitap o kadar dokunaklı ki insanın içinde eksik kalan ne varsa kelimelere dökmüş sanki .Kitap her bölümü farklı karakterler üzerinden yaşanılanların acı ama keskin bir şekilde aktarıldığı , insanın farklı bir pencereden yaşananlara şahit olduğu yedi ayrı bölümden oluşuyor. Dongho’nun arkadaşıyla birlikte arkadaşının ablasını aramaya çıkıp kendilerini olayların içinde bulmasıyla başlıyor. Ahh hâlâ bile okuduğum satırların etkisini aşabilmiş değilim. Daha ortaokul öğrencisi diye bağırmak istediğim, kendimi tutamayıp ağladığım ,öfkeden kendimi kaybettiğim, olmaz böyle olmaz bu olmamalı , vicdan, vicdan sahibi kimse kalmadı mi diye sayıkladığım satırlar… Ne yazık ki kalmadı ne bendeki inanç ne de insanı insan yapan vicdan. Ayaklanmaya karşı mücadele eden küçük büyük genç binlerce insanın üzerine acımasızca ateş edilmesi .Neden? Halbuki onlar silahsızdı . Silahlı olanlar bile ateş etmeyi bilmeyen yüreklerinde kor gibi yanan vicdan ateşiyle dimdik duran çocuklardı.Öfkemi kusmam Dongho , Cinsu , arkadaşları ve diğerlerini geri getirebilecek olsaydı saatlerce dil dökerdim . Kitap bana çok şey kattı acıyla yaşamanın (ki buna yaşamak denilirse ) öfkeyle yaşamaktan daha beter bir direniş olduğunu gördüm. Acıların hiç bitmediğini üzerinden otuz sene de geçse o yaranın taptaze hâlâ kanadığına şahit oldum sadece Dongho’nun ailesinde değil onu gören tanıyan diğer karakterlerin bile bu acıyı en az ailesi kadar yaşamaları beni derinden etkiledi.En çok etkilendiğim Kara Nefes kısmı oldu . Çocuğun çürüyen cesedine bir dış göz olarak bakıp neden öldürülmüş olduğuna bir cevap aramaya çalışması , ruhunun ölen diğer insanlarla bir arada olmasını dilemesi , ölüyken bile ablasına gitmek istemesi , ablasının onu beklediğini düşünmesi (sırra kadem basan abla , sana ne oldu ? Başına neler geldi ? Kardeşi için mücadele eden kendinden fedakarlık yapıp tüm acılara katlanarak çalışan, hayali mutlu bir yaşam sürmek olan abla sana ne oldu ?…), ölmüş bir insanın dilinden dökülen tüm cümleler kalbime bir hançer misali saplandı . Ve sana gelmek istemesi her şeyden çok bunu istemesine rağmen bedeninin olduğu yere çakılıp kalması… Ah Dongho sen de arkadaşını bırakıp kaçtığın için bu cehenneme girmek istedin hem de küçücük bedeninle . Çocuk olmana rağmen “Hiçbir şeyi affetmeyeceğim. Kendimi bile …” deyişinle ne kadar derin bir acı çektiğini gördüm aslında çoğumuza ne kadar büyük bir örnek olduğunu asla bilemeyeceksin. Sen ve diğerleri katledilmeden çok önce sana “Askerler geldiğinde ellerini yukarı kaldırıp onlara doğru yürü teslim olan çocuklara bir şey yapmazlar “ diyerek seni kurtaracak çareyi bulduğunu düşünen Cinsu .Halbuki öyle olmadı değil mi! Kim bilir size ateş edilmesiyle aklından neler geçti ? Korktun… Belki de arkadaşını bırakıp kaçtığın için hakettiğini düşündün . Cinsu… O sahneyi hiç unutmadı yaşarken ölü gibiydi . Seni nasıl unutabilirdi ki ? Yaşamak onun cehennemi olmuştu. Belki de bu yüzden intihar mektubunda sizin o an çekilmiş fotoğrafınız vardı . Bu yükü daha fazla taşıyamadı o da yüreği büyük bedeni küçük bir gençti çünkü.Sizler ölüleri teker teker temizleyip ayrı ayrı özen gösterdiniz onlar ölüleri toplu olarak bir yere yığıp yakarken.İnsanlık onurunun bu kadar aşağılandığı bir devletin halkını öldürüp yakması savaşın ayaklanmanın en acımasız yüzüydü.Bu ve bunun gibi birçok sahne anlatılacak çok şey var ama hissettirmeye gücüm yeter mi bilmiyorum . Anladım ki aslında yaşamak direnmek demekti . Acılara , kayıplara ve anılara…
Duygu ve Düşünce
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,118 okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.