·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ocak 2026 00:00 Dünya tarihini okumak, genellikle kazananların yazdığı bir masalı dinlemek gibidir. Ancak bu kitabı bitirdiğimde masaldan ziyade, ustaca dikilmiş "kılıflar" ve bu kılıfların altına gizlenmiş büyük bir trajedi gördüm.
Kitapta dikkatimi çeken ilk eksiklik, Türk tarihinin adeta bir dipnot gibi geçilmesiydi. Avrupa’nın kendi aydınlanmasını merkeze alıp geri kalan her şeyi "çevre" olarak görmesi, tarihin ne kadar taraflı yazılabileceğinin en büyük kanıtı. Bizim tarihimiz bu kadar sığ bir anlatımı hak etmiyor.
İnşa Edilmiş Terörizm ve İslamofobi
Kitabın terörizmi neredeyse sadece Müslüman dünyasıyla özdeşleştirmeye çalışması, bence modern dünyanın en büyük manipülasyonu. 11 Eylül saldırılarının Irak ve Afganistan işgalleri için nasıl bir "haklı gerekçe" olarak sunulduğunu, El-Kaide gibi yapıların aslında kimlerin desteğiyle büyüdüğünü bildiğimizde, kitaptaki bu anlatı sadece bir algı yönetiminden ibaret kalıyor. Terörü yayan ve dünyayı bir satranç tahtası gibi karıştıran güçlerin kendilerini "kurtarıcı" gibi lanse etmesi, tarihin en acı ironisi.
Avrupa ve Amerika’nın dünyanın dört bir yanındaki kaynaklara çökerken kullandığı yöntemler kitapta yer yer ifşa edilmiş. Eskiden "medeniyet", sonra "demokrasi", şimdi ise "güvenlik" kılıfıyla yapılan bu sömürgecilik, aslında insanların özgürlüklerini ellerinden alan devasa bir mekanizma.
Sonuç Olarak;
Kitap, önemli olayları gözden geçirmek için genel bir kaynak olarak başarılı olsa da, satır aralarındaki o "Batılı üstünlüğü" kokusunu almamak imkansız. Tarih sadece yaşanmış olaylar dizisi değildir; kimin, hangi niyetle anlattığıdır. Bu kitabı okurken "Neden?" ve "Kimin yararına?" sorularını sormayı bırakmamak gerekiyor.
Puanım: 7/10 (Bilgi yoğunluğu için yedi, taraflı bakış açısı için eksi üç.)