Körler ülkesine gelen Nunez'in kendisi gördüğü için "Körler diyarında tek gözlü adam kraldır." psikolojisi ve belki de insanın içindeki kötü tohumlardan gelen bir büyüklenme duygusu da olabilir buna inanıp 14 nesil kör olan, görmek nedir bilmeyen bir topluma gördüğünü, dünyanın gerçeklerini anlatmayı ve belki de hükmedebilmeyi sanarak çıktığı yoldaki macerlarını okudum.
Ben bu kitabı bitirdiğimde psikolojideki 'kabullenme' kavramını daha çok uygun gördüm. Psikolojide kabullenmenin 5 evresi vardır bunlar ise; İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenmedir.
İnkâr: Nunez ısrarla gördüğünü, bu fonksiyonunun var olduğunu ve gördüğü şeyleri tarif ediyordu.
Öfke: Nunez'e karşı çıkan ve durumu kabullenemeyen körler bunun akıl dışı bir şey olduğunu söyler. Nunez ise bu olaylara dayanamayıp şiddete, bağırmaya başvurur ve kabullendirmeye çalışır fakat körler hala oralı olmaz sonunda ise Nunez teslim olup evet görmüyorum dediği yerde körlerin ona inanmayacağının kabullenme süreci başlamıştır.
Pazarlık: Nunez durumu kabullendiremeyeceğini yavaş yavaş anlar ve onlara ayak uyduruyormuş gibi bir çabaya girmeye başlar. Körler gibi güçlü duymak vs.
Depresyon: Nunez artık durumun farkına varır ve hiçbir çabası sonuç veremez ne kendisi için ne de körler için ve bu diyardan gitmek daha doğrusu gidemeyeceğini biliyor olması psikolojik olarak kendiyle bir savaşa girmesine sebep olur.
Kabullenme: Nunez körlerin ona inanmayacağını kesin olarak kabullenmiş(ve deli olarak anılmaya başlanır) bir de üstüne aşık olmuştur ama aşık olduğu kişi bile ona bu konuda inanmayacağını görür.
- kendisi mi görüyor yoksa körler mi? Kendisi mi kör ya da körler mi gerçekten kör? benim gördüklerim mi gerçek yoksa körlerin görmedikleri mi gerçek? ikilemlerini bir okur olarak hissettim.
Sonucunda ise Nunez kabullenir ve sevdiği kadın için bir organından vazgeçer. Vazgeçtikten sonraki duygularında ise bi nebze rahatlama olduğunu gördüm. Yani kabullenme evresi bitmiş kabullendikten sonraki rahatlama başlamıştır.
En sonunda da "Körler diyarında tek gözlü adam kraldır" teorisi de büyüklenme duygusu da yok olup gitmiştir.
Sürü psikolojisine uymak mı, reddedilme korkusu yüzünden yanlış bile olsa doğrusunu söyleyememek mi gibi sorularda kafamda dolaşıyor ama kendimce en uygun psikolojiye bunu uygun gördüm.
H. G. WellsKörler Ülkesi