*’Çok uzaklarda kalmıştı o günler,sanki hiç yaşanmamıştı…’
*Elime bir kitap aldım.Seyahatnameli bir romana bu sergüzeştin sonuna geldim.Şimdi sıra benim bu kitabı hissettiklerimde…
Kalbin,aşkın ve şiirin zamanı olan cennet zamanındaydım sanki.Yani zamansızlıkta…
*Okurken zamanda uzun bir yolcuğa çıktım ve zaman durdu sanki.Trabzon-Bakü-Tebriz-Taht-ı Süleyman,Isfahan,Şiraz,Yezd,Batum,Tiflis ve Istanbul’a…Hayret sanki hiç geri dönmeyecekmişim…
*Birinci dünya savaşına uzanan bir öykü.Farklı inançlar ve kültürlerin aktığı buram buram tarih kokusunu içime çekerek okudum..
Aşk ve tarihin iç içe geçtiği,iki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar…
*Tebriz’in meşhur halı tüccarının deli fişek oğlu Setterhan ve Trabzon’un incisi Zehra..
—-‘Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim.___
_Ben böyle çağırmasan sen öyle gelmezdin._’
Bir tarafları hep kırık kalacaktı belki ama;gözlerinin içine baktılar titreyerek.Gören gözlerin hatırına sevdiler o gözleri…
Balkan Harbi sanki bu iki çift gözün karşılaşması için çıkmış.Milyonlarca ihtimal arasındaki tek mümkünün gerçekleşmesi için yaşanmış bütün bunlar…
•••Nazan Bekiroğlu kalemini ne kadar çok sevsem de;tekrarlayıcı betimlemeleri ve ağdalı cümleleri nedeni ile okurken oldukça sıkıldım.Bölümlerden sonra bazı karakterlerin çok fazla gerilerde kaldığını düşünüyorum.Yine de benim için güzel bir deneyim oldu.
*Yazacak çok var aslında ama yine ne yazsam eksik kalacak. O yüzden ben yorumu kapatıyorum sizler okuyun derim.:)
Ve son olarak bu güzel yolculukta bana eşlik eden sevgili kitap dostlarım Nrgnbkn ve E. ‘ a sonsuz teşekkürler sunuyorum..:) Birlikte güzel yolculuklara kitaplarla ve sevgiyle kalın…:)