Gönderi

Puan vermedi·360 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 22:38
1800 lü yıllara kadar İmamların mahallelerinde oturanlar hakkında tam bir bilgi sahibi olmaları beklenirdi: Her imâmın mahallesinde kaç hâne vardır ve sâhib-i mülk ve müste’cir, kibâr ve esnâf ve erâmil cümlesinin isimleri ve dirlikleri ve san‘atları tasrihiyle defterlerinin tanzimi, mahallede oturanların kimliklerinin belirlenmesi, gelen yabancıların veya yeni taşınanların tesbiti ve kayıt altına alınması işleri; yeni gelenlerin kefalete rabtı, keza ya bu rabtın bizzat kendisi tarafından üstlenilmesi veya genel kefalete bağlanarak bu işlemin mahalleli adına yapılması, mahalle sakinlerinin ikamet mahal ve sürelerinin belirlenmesi, mürûr tezkireleri’nin elde edilmesi ile ile ilgili ilk işlem olmak üzere ikametgâh ve kimlik belgelerinin tanzimi, imamlar tarafından görülür ve kefilsiz olanların mahallede barınmasının sorumluluğunu taşırdı. Bilâ vâris veya vâris-i ga’ib olarak vefât edenlerin bildirilmesi, ölüm ve defin, doğum kayıtları, nikah akdi gibi işlemler imamlar tarafından yürütülür, bazı beledî işlerin görülmesi, bu meyanda mahallenin temizliğine dikkat edilmesi ve çevre temizliğinin sağlanması, yangına karşı evlerdeki ocakların iyice söndürülmesi ve temizlenmesinin temini, keza vazîfeleri arasına sayılırdı. Taşradaki ve bazı şehirlerdeki imamlar, geçimlerini imamlık yanında kendi topraklarını işleyerek yada ticaretlerini sürdürerek sağlarlardı. Buna imkanı olmayanlara ise Vakıf gelirlerinden maaş bağlanırdı. Vakıf sisteminin, ekonomik yönden zaman içinde görevlerini yerine getiremez duruma düşmeleri, sistem ile birlikte bu kesimi de zor duruma sokmuştur. XVIII. yüzyılın son çeyreğinden itibaren özellikle Rusya ile girişilen uzun savaşlar ve bunun neticesi olan büyük mali buhran ve meydana gelen hayat pahalılığı, belirlenmiş ve genelde değişme göstermeyen yetersiz maaşlarıyla başbaşa kalan bu kitleyi de ağır bir şekilde vurmuştu. İmamların, idarî ve eğitim görevlerinin giderek ellerinden alındığı ve nihayet imparatorluğun son dönemlerinde nikâh işlerinden de uzaklaştırılmaları neticesinde, kendilerine cenaze, defin ve yalnızca gassallık hizmetinin kalması, çağdaş bir devlet mekanizmasının kurulmasıyla ilgili gelişmelerin kaçınılmaz neticesidir. Bu netice sonrasında defin ve gassallık bile yapacak imam bulunamayan zamanlar muhtemelen yazarın bir sonraki araştırma konusu olacaktır.
Din
Osmanlı'da İmamlar ve Bir İmamın GünlüğüKemal Beydilli · Pınar Yayıncılık · 201814 okunma
·
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.