·536 syf.··Beğendi
···Okunma: 11 Ocak 2026 23:36 Nazan Bekiroğlu’nun ilk kez bir kitabını okudum, anlatısına hayran kaldım. Dili o kadar kendine çekiyor ki muhteşem kurgusu, detayları ayrıca kitabın kısa kısa bölümlerden oluşması, kitabı daha da keyifli ve akıcı yapıyor. Nar Ağacı yaşanarak yazılan bir kitap. Yazar fotoğraf karelerine bakarak birbirinden ayrı hayatların dünyasına gidiyor. Gelecekten geçmişe giden( kendi deyimiyle) bir Kasandra oluyor...Yalın, gerçekçi anlatımıyla İstabuldan İran'a, Tebriz, Tahtı Süleyman'a, Bakü, Trabzon' a kadar giden gölgesiyle birlikte bizi de anlamlı bir hikayenin yolculuğuna çıkarıyor. Karakterlerin hayal kırıklıkları, acıları kimseyi rahatsız etmeden yaşanıyor. Kimse kaderle yumruklaşmıyor; herkes onunla yan yana yürümeyi, kaderiyle yaşamayı öğreniyor. Karakterler nar taneleri gibi dağılsada en çok dağıldıkları yerlerden öğreniyorlar yaşamayı...Hayatın her zaman telafi etmediğini ama yine de insanı bütünüyle de yarım bırakmadığını hissettiriyor... Sanırım şu zamanda insanın meselesi çok da mutlu olmak değil artık, nar taneleri gibi bütün bütün dağılmasına, yaşadığı bütün kayıplara rağmen kendini toplayabilmek taşıyabilmek..Osmanlının çöküş dönemini, Balkan Harbi'ni,göçü, muhacirliği, Bolşevik ihtilallerini yaşanan her şeyi iliklerime kadar hissettim. Etkisi bitmedi, sanırım uzunca bir süre unutamayacağım kitaplar arasına da girdi.