2025 bitmeden okuduğum son kitap. Öyle büyük bir heyecanla okudum ki enfes bir hikaye. Yazar çok büyük bir incelikle hikayedeki bütün detayları tek tek işlemiş. Mesela kurgu olan aynalı ejder tarikatından bahsederken hurufilik, hallaciye, melamilik vb. bilinen bilinmeyen tarikatlardan da bahsetmiş.
*Kitabın başında kullanılan epigraf bile hikayeyi tanımlıyor adeta "Onların düşünceleri, akıl edecekleri kalpleri olsun..." Hac suresi 46.ayet devamı işe şöyle "Gerçek şu ki kör olan gözler değildir, kör olan göğüslerde olan kalplerdir." Hikayede bahsedilen Aynalı Ejderler tapınaklarda derin düşüncelere dalıp kendilerini kör ediyorlardı.
* Hikayenin sonlarına doğru diğer bölümlerde hep ressam olarak gördüğümüz kişi artık bir yazara dönüşüyor ve şu sözler dökülüyor ağzından "Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim. Kelimeleri bilinmem için yan yana dizdim."
Önce, şimdi, sonra ile birbirine bağlanmış 3 ayrı kişinin hikayesini bir ejderin izinde ve şahitliğinde okuyoruz.
*Geçmişte; bir celladın bir ejderha kolyesinin peşine takılıp kendilerine "Aynalı Ejder" diyen bir tarikatla tanışmasına ve ona katılmasına şahitlik ediyoruz.
* Şimdide; yarı deli bir yazar/ressamın gördüğü ejder rüyasından sonra hep ejder çizmeye başlamasına ve akıl hastanesindeki cinayetine şahitlik ediyoruz.
*Gelecekte; Dedektif Sair'in bir yazarın öldürülmesiyle haberdar olduğu Aynalı Ejder tarikatının peşine takılışına ve ona katılmasına şahitlik ediyoruz.