·289 syf.····Okunma: 12 Ocak 2026 14:36 Merhaba arkadaşlar bugün sizlere konusu mükemmel derece etkileyici bir kitapla geldim. Yazarın bugüne kadar yayınlanmış 8 romanı bulunmaktadır. Edebiyat alanındaki başarısı 2024 yılında aldığı ödüllerle taçlandırılmış. Büyük Türkiye gazetesi tarafından düzenlenen Altın Melek ödülleri ile MBA okullar tarafından düzenlenen kristal çam ödülleri ile altın meslek ve kariyer ödüllerinde yılın en başarılı macera aksiyon roman yazarı seçilmiş. Edebiyatı yalnızca bir anlatı aracı olarak görmeyip, doğa ve insan arasındaki bağı keşfetme süreci olarak ele alan bir yazar. Onun eserleri, yalnızca macera dolu yolculukları değil, aynı zamanda insanın kendini keşfetme serüvenini anlatıyor. Bu kitap dağların zirvelerinden toplumsal çalkantılara uzanan bir edebi yolculuk. Kitap aslında 2024 yılında yazılan Burcu öğretmenin hayatını anlatan sınırın sıfır noktasında adlı romanın devam niteliğindeymiş. İlk kitapta, yıkık dökük bir köy okulunda, imkansızlıklarla çevrili bir sınır köyünde, yalnız başına dimdik durmaya çalışan Burcu öğretmenin hayat mücadelesine tanıklık edilmiş. Her türlü imkansızlığa rağmen Burcu öğretmen, karanlığın ortasında bir kıvılcım yakarak öğrencilerinin kaderini değiştiren bir ışığa dönüşmüş. işte o ışığın gölgesinde büyüyen, öğrencisi Zerya, her türlü baskı ve zorluğa rağmen okuyup öğretmen olmuş. fakat çocukluğundaki travmalar, toplumsal ön yargı ve dayatmalar, kadın olmanın getirdiği ağır sorumluluklarla birlikte acımasız hayat şartları peşini bırakmıyor. buna rağmen Zerya öğretmen asla pes etmiyor. Burcu öğretmeninden öğrendi hayat dersleri sayesinde her defasında düştüğü yerden kalkıyor ama acıyla ama öfkeyle ama sabırla... Kitabı okuduğum da konudan bu kadar iyi bir performans beklemiyordum ama beni bu görüşümü gölgede bıraktı. Size kitabı anlatmaya başlamadan önce kitapta takıldığını olumsuzluklardan bahsetmek isterim. Haddinden fazlaca yazım yanlışı vardı ve bazen anlam karmaşasına dönebiliyordu. İyi bir okuyucu anlam karmaşasını çözebilir fakat bu durum insanın beynini ekstra yoruyor. Şimdi gelelim konusuna...
Zerya Öğretmeni ana karakter olarak ele alan kitabımız onun başından sonuna kadar hayatından geçen dramatik ve zorlu mücadeleleri anlatıyor. Onun yanında annesi Zeytin Hanım ve kardeşlerinin uğradığı zulmleri konu ediniyor. Zerya annesinin yardımıyla bu zulmlerinden uzaklaşmak için öğretmen olsa da kötülük onun yakasını bir türlü bırakmıyor. Okul hayatı ayrı öğretmenliğinde ayrı eziyetlere maruz kalıyor. Kaçırıldığında yaşadığı eziyetleri unutmayan Zerya intikamı için yaşamaya devam ediyor ve kendi adaletini kendisi sağlama kararı aldığı için polisleri devre dışı bırakıyor. Günümüzde rastladığımız kadın cinayetlerini ve toplumun baskılarını konu edinen bu kitap canilere bir öncü niteliğinde olmamasını temenni ediyorum. Hala öngörülemeyen olaylarlar olurken o canilere verilen cezalar hafif kalıyor. Hiçbir şey soğutmuyor insanın içini. Ancak o caniler de ölünce bir nebze feraha ulaşabiliyorsunuz. Zerya Öğretmen de tam olarak bu kafa da olduğu için kendi içini intikam ateşiyle doldurup planlar yapıyor.
Açıkçası bu tarz kitaplar o psikopatları cesaretlendiren eserler olur mu diye korkmuyor değilim. Çünkü bu saçma sapan işleyişi bir yerlerden bir şekilde kopyalıyorlar ve hayatlarına entegre ediyorlar. Kitapta Kenan Bey ve ekibi sizi sinirlendirip korkutuyor. Zerya Öğretmenin sabrı, azmi, yaşama olan umudu, intikamı için hayatta kalması ve psikolojik durumu sizi etkisi altına alıyor. Bununla savaşabilecek çok az insan vardır eminim. Ben yine de bu kitabın tüm bu zamana kadar canine katledilmiş çocukların ve kadınların sesi olmasını istiyorum. hala bir yerlerde çocukların okutmak istemeyen aile bireylerinin olmamasını istiyorum. "Kız kısmı okuyup da ne olacak. Bizim annelerimiz nenerimiz okudu da bizim haberimiz olmadı. Otur oturduğun yerde. Kısmetini çıkana kadar çeyizini hazırlamakla meşgul ol" gibi kavramlardan çıkmalarını istiyorum. Kitapta Zeytin hanımı çok takdir ettim.
#kesfet #book #kadıncinayetinesessizkalma