·312 syf.····Okunma: 11 Ocak 2026 21:10 Öncelikle küçük ama önemli bir not:
Bu seriye başlamadan önce Caraval evrenini okumak, hikâyeyi ve Kupa Prensini çok daha iyi anlamak için gerçekten önemli. Her şeyin başladığı yer orası.
Gelelim finale…
Bu kitap, benim için serinin duygusal olarak en yoğun ve en şaşırtıcı kitabıydı.
Eva’ya üçüncü kitapta tekrar sinirlendiğim anlar oldu. Ama okudukça şunu fark ettim. Yazar bilinçli bir şekilde Eva’nın o iyiliğini, saflığını ve kalbini korumaya çalışıyor. Her şeye iyi tarafından bakma hâli, herkes için doğru olanı yapma çabası… Ve evet, gerçek hayatta böyle insanlar kalmadığı için, böyle kalan insanlara sinirleniyoruz. Ama bedelini en çok onlar ödüyor. En çok Eva kırıldı, en çok Eva üzüldü ve verdiği bazı yanlış kararlar her şeyi daha da karmaşık hâle getirdi.
Buna rağmen, bu kitapta Eva’nın kabuğunu deldiğini de görüyoruz. Artık yalnızca herkesin iyiliği için değil, aşkın iyiliği için de adım atıyor. Kupa Prensi’ne olan sevgisi bu kitapta çok daha net, çok daha cesur ve çok daha gerçek.
Kupa Prensi’ne gelince…
Zaten başlı başına bir detay.
Onunla ilgili söylemek isteyip söyleyemediğim şeyler var ama spoiler olmaması için susuyorum. Tek diyebileceğim şu: lanetinin gerçeğini öğrenmek beni inanılmaz şaşırttı. Asla böyle bir şey beklemiyordum ve kitapta beni en çok ters köşe yapan nokta kesinlikle buydu.
Apollo’yu ise hiçbir zaman sevemedim. Eva’yı sevdiğini düşünmüyorum; bu daha çok bir takıntıydı. Zaten kitabın bir noktasında bunun gerçekten aşk olmadığını da net bir şekilde görüyoruz. Bencil, kendini beğenmiş ve tahmin ettiğim gibi bir karakter olarak kaldı benim için.
Diğer karakterlere tek tek değinmek isterdim ama bu noktada uzatırsam spoiler vermekten korkuyorum. O yüzden burada duruyorum.
Gelelim puan meselesine…
Bazıları için bu kitap 10 puan fazla olabilir. Ama ben en başından beri söylüyorum.
Bu seriye objektif bakamadım.
Hatta buna Kırık Bir Kalp serisi değil de, gönül rahatlığıyla “Kupa Prensi serisi” diyebilirim. Bu karakteri kusursuz buluyorum yapabileceğim bir şey yokk.