Her kitapta “bundan daha kötüsü olamaz” dedim. Sonra daha kötüsünü öğrendim. Lana’nın başına gelenlere mi üzüleyim, Marcus’a yapılanlara mı, babasının yaşadıklarına mı, yoksa bütün bunları bilen ve
İlk iki kitapta yaşananları parça parça öğreniyorduk ama bu kitapta o geceye dair çok daha fazla şey öğreniyoruz. Ve dürüst olmam gerekirse okudukça öfkem giderek büyüdü. Bazı sahnelerde sadece üzülmedim, bildiğin sinirlendim. İnsanların hayatlarını mahvedip hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam eden karakterleri okumak gerçekten çok zor.
Bu kitapta en sevdiğim şey gizemin büyümesi oldu. Bir yandan geçmişe dair cevaplar alırken diğer yandan yeni soru işaretleri ortaya çıkıyor. Kasabada tam olarak ne oldu? Babası neden seri katil olarak suçlandı? Şerifin kızına ne oldu? Bunların hiçbirinin cevabını henüz bilmiyorum ama merak duygusunu çok iyi canlı tutuyor.
Hâlâ yazarın diliyle ilgili bazı sıkıntılarım var. Ama buna rağmen kitap kendini okutmayı başarıyor.
Bu kadar karanlık olayın içinde iyi hissettiren nadir karakterlerden biri Logan.
Eksikleri olsa da merak duygusunu, gerilimi ve duygusal ağırlığı çok iyi veren bir kitaptı. Ben buradan 4. Kitaba ışınlanıyorumm