Merhaba sevgili okurlar, biliyorsunuz yarın 23 Nisan, neşeyle doluyor insan :D
“Keşke herkes bir günlüğüne profil fotoğrafına çocukluk fotoğrafını ekleseydi” düşüncesinin etkisiyle 4 yıldır düzenli yaptığımız bu şirin etkinliği devam ettirmek istiyorum 💃🏼
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı süresince kendi küçüklük fotoğrafınızı, eğer kendi fotoğrafınız yoksa sevdiğiniz bir çocuğun (yeğeninizin, kuzeninizin, çocuğunuzun, torununuzun ya da cici bebenin üzerindeki bebeğin :D vs.) fotoğrafını da profil fotoğrafı yaparak bu mini fotoğraf etkinliğine katılabilirsiniz. :)
Bize yüklenen tüm aidiyetliklerin ötesinde bir günlüğüne çocuk yanımızla bakışmanın ve birbirimizi o bakıştan görebilmenin güzel olacağını düşünüyorum.
Belki bir gün boyunca yalnızca çocuk hallerimizi görürsek bu sanal dünyada, birbirimizle olan ego savaşlarımızı ve kızgınlıklarımızı bir nebze yetişkinlerin dünyasına sallayabilir ve mutlu olabiliriz.
Burada yokluğum süresince bu etkinliği benim adıma sürdüren Hasan ve
Grekov Kafkayevski arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim.
Yorum yaparak ve paylaşarak yayılmasını sağlarsanız çok sevinirim. Çocuk profilleriyle dolu bir 1K görmek ümidiyle. :)
Ve elbette bu anlamlı günün mimarı,
Hikâye gerçekten çok sürükleyici. Sürekli bir merak duygusu var; bir şeyler olacak hissi hiç kaybolmuyor. Olayları farklı karakterlerin gözünden okumak, zaman içinde ileri geri gitmek gibi anlatım teknikleri de bence çok iyi kullanılmış. Karakter sayısı fazla ama buna rağmen hikâye kopmuyor.
Yazarın kalemini gerçekten çok beğendim. Anlatım dili güçlü, hayal gücü de oldukça etkileyici. Hikâyeyi kurma biçiminde ciddi bir zeka olduğunu hissediyorsunuz.
Ama benim için asıl sorun finaldi. Kitap boyunca bu kadar yüksek tempoyla ilerleyen bir hikâyenin sonunun bu kadar basit bağlanması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Sanki bütün o gerilim ve merak bir anda bırakılmış gibi hissettirdi. Daha güçlü, daha doyurucu bir final beklerdim.