·176 syf.····Okunma: 10 Ocak 2026 16:45 Kitabımız “ kaybetmek bizim işimiz” diyerek başlıyor.
Toplam 29 öykü yer almaktadır. Her öykü içimize tesir eden bir sihirli değnek gibiydi.
Öyküler kısa kısa ve yorucu değil.
Kitap çok ayrı konulara ve hikayelere sahiptir,
Yalnızlık, baş başa kalmak, geçmişin yüklerini taşıyanların hikayesini barındırır. Şermin Yaşar genellikle çocuklara yönelik yazan bir kaleme sahiptir. Ben yazarın her eserini okudum, bunu okumak ise bana ve kitaplığıma neşe kattı. Kitaplarında genellikle saygı, sevgi, özdeğer, yardımlaşma ve sorumluluk duygusunu aşılamaktadır. Ben “ Bamya “ öyküsünü çok sevdim. Ama “Soluk Taşı “ ayrı bir acı bıraktı sinemde. Birazda insanı alıp çocukluğuna eski sokaklara taşıyor. Savrulurken ise bazı duyguların hala yakamızda olduğunu anlıyoruz ve özlem duyuyoruz.
Ben kitaba dair çok sevdiğim alıntıları paylaşmak istiyorum ;
“Neden?
-Çünkü burası Tarihi Hoşça Kal lokantası. Giderken herkes hoşça kal diyor; ben de kimseye "Gitme" demiyorum. Gitme demeyince, tekrar gelmiyorlar. Oturup hoşça kalıyorum lokantada. ( syf : 43 ) “
“Kimse anasından kederli doğmuyor, böyle şeyler zamanla oluyor. Sadece genç kızların gözlerinde görebileceğiniz o gece yıldızı, güneş ışığı, kor alevi parlaklığını söndürecek bir şeyler zamanla çıkıyor ( syf : 84 )”
“ Beden üşüse çaresi vardı işte, eyvah ki ruh üşüyorsa (syf : 82 ) “
“Çok üzüldüm.
Herkes üzüldü, sonra herkes unuttu. Siz de unutursunuz. Ben unutmadım. ( syf: 105) “
“Gönül bu Münif Abi, kime konacağı belli olmuyor. Ömür bu Münif Abi, ne zaman biteceğiz belli olmuyor ( syf: 17 )
“Eskiden insanlar birbirlerine 'hoşça kal' derlerdi, şimdi sadece gidiyorlar.”
O zaman bende diyorum ki
Hoşça kal çocukluğum
Hoşça kal mahallem
Hoşça kal küçük Nermin
Hoşça kal hayallerim
Hoşça kalın
Hoşça kalalım
Hoşça kal