Puan vermedi·208 syf.··
2026 5. kitabı
Memleket tanımayan, hiçbir dile sığmayan, inançlardan ve bayraklardan azade bir şey sorulsaydı bana, adını ölüm koyardım sanırım. Ölüm herkesi aynı yerden buluyor; pasaport sormadan, inanç yoklamadan, hangi dilde sevdiğimizi umursamadan. Bahçıvan ve Ölüm’ü okurken, tam da bu yüzden metnin bana bu kadar yaklaştığını hissediyorum. Bir yas anlatısından çok, kaybın evrensel dilinde tutulmuş sessiz bir günlük okuyorum sanki. Bir babanın ölümü üzerinden, aslında bildiğimiz ama adını koymaktan hep kaçtığımız bir gerçekle yüz yüze geliyoruz: Sevdiğimiz insanlar gidince dünya yerinde duruyor, ama biz artık aynı yerde duramıyoruz. Bahçıvanın elleri toprağa karışırken, geride kalanların hatıraları sulamaktan başka bir çaresi kalmıyor. Ölüm, geride kalanlara bir bahçe bırakıyor; acıyla, suçlulukla, özlemle ve bazen de sessiz bir minnetle dolu bir bahçe. Kitabın adını düşünüyorum uzun uzun. Neden Bahçıvan ve Ölüm? Okudukça görüyorum ki bahçıvan yalnızca bir meslek değil; hayatın döngüsüne dair bir duruş. Eken, bekleyen, kaybeden ama toprağa sırtını dönmeyen biri. Burada haykıran bir yas yok. Daha çok içe doğru çöken cümleler var; yavaş yavaş toprağa gömülen, her biri küçük bir anı, küçük bir kabulleniş olan cümleler. Ve ç aslında ölümü değil, yaşamın kırılganlığına bakıyoruz. Bir başkasının babasında kendi kaybımızı, kendi korkumuzu, kendi suskunluğumuzu buluyoruz. Kitabı bitirdiğinizde içinizde bir boşluk kalacak; ama o boşluk tuhaf bir şekilde canlı. Çünkü bazı kitaplar acıyı hafifletmiyor, sadece ona eşlik ediyor.
1000Kitap
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.