10/10
·110 syf.··
2026 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 20:57
“Söyleyecek fazla bir şeyim hiçbir zaman olmadı. Ben de sustum.” Hayatı herkesin anlamlandırdığı gibi anlamlandıramayan, ne istemediğini bilen ama ne istediğini bilmeyen, anlaşılmadığı için etrafına karşı kayıtsızlaşan bir adam Bay Meursault. Kitabın adındaki “Yabancı” da aslında kendisini temsil ediyor, topluma ve kendine karşı yabancılaşmış. Zaten yazar bu yabancılık hissini o kadar iyi bir anlatımla kaleme almış ki okurken bir yabancıya duyulan mesafeyi hissediyorsunuz. Meursault, bir cinayetten daha çok toplumun ahlaki normlarına uymadığı için yargılanıyor. “Normal” olmadığı için hüküm giyiyor. Annesinin ölümü arkasından ağlamayan, işlediği cinayetten dolayı bir pişmanlık belirtisi göstermeyen, toplumun ondan beklediği davranışları yerine getirmeyen, yani rol yapmayan biri, nasıl normal olabilir ki? Ama aslında Meursault duygusuz biri değil, sadece hayata kendi bakış açısıyla bakıyor. Annesinin ölmesini istemezdi evet ama zaten er ya da geç herkes ölmeyecek mi? Marie ona evlenmek istediğini söylediğinde onun kendisini sevip sevmediğini soruyor, o da sevdiğimi düşünmüyorum ama istiyorsan evlenebiliriz diye cevap veriyor. Çünkü evlenmek ya da evlenmemek onun için fark etmiyor. Arkadaşı olmuş ya da olmamış, kariyerinde yükselmiş ya da yükselmemiş hiç bir önemi yok onun için. Hayatını ana göre yaşıyor, tasasız bir hayatının olması ona yetiyor ve bu şekilde mutlu hissediyor. Fakat toplum insanın belli durumlarda belli duyguları göstermesini beklediğinden Meursault’u farklı görüyor, bu kadar kayıtsız olmasını anlamlandıramıyor ve farklılığı yüzünden onu tehlikeli buluyor. Belki de Meursault’un hayatta anlamlandırabildiği tek şey aldığı idam cezası oluyor. Kendi ölümüyle yüzleşiyor ve bu dünyanın bir yabancısı olduğunu kabulleniyor. Kitabın sonunda Meursault’un toplumun ona duyduğu öfkesini, ölümüne olan kayıtsızlığını fark etmesi ve dünyayı ilk defa kendine bu kadar benzer, bu kadar kardeş gibi hissettiğini belirtmesi de müthişti. Çünkü artık toplum kınadığı şeye dönüşmüştü. Uzun zamandır beni içine bu kadar çeken, bitirdikten sonra bile etkisinin devam ettiği bir kitap okumamıştım. Müthiş bir deneyimdi, Camus’tan okuduğum ilk eser oldu. Neden bu kadar geç kalmışım ki diye kızdım kendime. Mutlaka başka eserlerini de okuyacağım. Size de tavsiye ederim, herkese keyifli okumalar.
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
·
109 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.