"Ben Orhan Veli,
"Yazık oldu Süleyman Efendi'ye"
Mısra-ı meşhurunun mübdii...
Duydum ki merak ediyormuşsunuz hayatımı,
Anlatayım:"
Evvela adamım, yani
Sirk hayvanı falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber."
13 Nisan 1914'te İstanbul'da dünyaya gelir ünlü şair. Asıl ismi Ahmet Orhan'dır. Soyadı kanunuyla babasının "Veli" ismini alarak Orhan Veli olarak tanınır.
"Evde otururum,
Masa başında çalışırım.
Bir anne ile babadan dünyaya geldim.
Ne başımda bulut gezdiririm.
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz Kralı kadar
Mütavazıyım,
Ne de Bay Celâl Bayar'ın
Ahır uşağı gibi aristokrat.
Ispanağı severim.
Puf böreğine hele
Bayılırım.
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur."
İlkokulda edebiyata olan ilgisi başlayınca; "Çocuk Dünyası" isimli dergide bir öyküsü yayımlanır. Önce Oktay Rifat sonra Melih Cevdet Anday girer hayatına. Lisede Edebiyat öğretmeni ise; "Ahmet Hamdi Tanpınar'dır."
Üniversiteyi bitirmeden ayrılıp PTT Genel Müdürlüğü'nde işe başlar. Birçok tiyatro eserinin çevirisini yaparak sahnelenmesine zemin hazırlar.
Varlık, İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, İnkılâpçı Gençlik dergilerinde eserleri yayımlanır. Garip akımının kurucularındandır.
"Yayan dolaşırım,
Mütenekkiren seyahat ederim.
Oktay Rifat'la Melih Cevdet'tir
En yakın arkadaşlarım
Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söylemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun."
36 yaşında hayata gözlerini yuman şairin kendi kelimeleriyle kendini anlattığı şiiri ile kısaca hayatına değinmek istedim.
Bütün şiirlerini ve hayat antolojisini bulabileceğiniz bu güzel şiir kitabını buraya bırakıyor ve keyifli okumalar diliyorum.
Yoruma şairden dörtlükler bırakmak ister misiniz?
#orhanvelibutunsiirleri