·384 syf.····Okunma: 13 Ocak 2026 15:39 Yazarın okuduğum ilk kitabı, açıkçası çok beğendim ve diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Kitabın konusu bir öğrenci kendi dilinde eğitim görmeli diyor fakat yabancı dilin öğrenilmesine karşı değil. Karşı olduğu şey matematik, fizik veya kimya gibi bilimlerin başka bir dilde öğretilmesi. Yabancı dille eğitimin olmaması gerektiğini savunuyor ve haklı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir insanın kendi dilinde düşünüp anlayıp daha iyi kavrayacağını söylüyor.( Başka bir dilde çevirip,düşünüp konuyu anlamak, kavramak kendi diline göre daha zor.)Hazırlık sınıflarına da karşı bir yıldan fazla okunacaksa herkes bir yıldan fazla matematik okusun ancak bilim anlamında diğer devletlerin önüne böyle geçebileceğimiz ifade ediyor.
Türkiye eğitim sisteminin yıllar içerisinde yabancı dile olan yaklaşımını ele alıp eleştiriyor. Bir dersin yabancı dilde öğretilmesi yaygınlaştırılmasının tehlikeli olabileceğini bunu İrlandalılar örneği ile çok güzel açıklıyor.
Türkçe’nin yapısının matematiksel olduğunu söylüyor ve bir dil matematiğe ne kadar yatkınsa bilime o kadar yatkın olacağını ifade ediyor. Türkçe’mizin Dünya’da bilim dili için uygun bir dil olduğunu savunuyor.
Kendisinin yaklaşık 30 yıl önce eğitim ve dilimiz için öngördüğü şeylerin bugün gerçekleştiğini görmek biraz üzücüydü. Türkçe’mize sahip çıkmalıyız, evet yabancı dil öğrenebiliriz ama bu yabancı dilden gelen kelimeleri günlük hayatımızda yer vermemeliyiz. Ve kitaptan kendisinin şöyle bir alıntısıyla incelememi tamamlamak istiyorum; “Dil gidince ne beyin kalır, ne ciğer, ne kişilik,ne bağımsızlık.”
Benim için keyifli bir yolculuktu en kısa zamanda bence okuma listenizi alabilirsiniz. İyi okumalar :)