Bir New York Rüyası

Bye Bye Türkçe

Oktay Sinanoğlu
Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 53 dk.
Sayfa Sayısı:
384
Basım Tarihi:
Mayıs 2019
İlk Yayın Tarihi:
Eylül 2000
Yayınevi:
Bilim & Gönül Yayınevi
Orijinal Dil:
Türkçe
Orijinal Ülke:
Türkiye
ISBN:
9786058936980
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2022 20:34
Hemen hemen okuduğum her kitaba bir inceleme yazısı yazıyorum fakat öyle sanıyorum ki bu en kıymetlisi olacak. Zira yazarın anlattığı her şey kelimesi kelimesine önem arz ediyor. Ayrıca yazarın kendisi de çok muhterem bir zat. 2015 senesinde yaşamını yitiren Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisi ve iki kez çeşitli ülkelerden Nobel'e aday gösterildi. Bunun yanında, Türkçe ile Japoncanın aynı dil ailesine mensup olduğunu (Ural-Altay) ispatladı. Böylesine önemli bir zatın kitabında ısrarla yakalamamızı istediği bir fikir var ki o da şu: Türk olma bilinci ancak ve ancak Türkçenin varlığını korumasıyla mümkündür. Şayet bugün ben Türk'üm diyen bir vatandaş,  Türkçe konuşmuyorsa veyahut kendi dilini yabancı sözcüklerin gölgesinde bırakmaktan haz duyuyorsa Türkçe ile beraber Türkiye'nin de gideceği yönünde keskin mi keskin bir iddiası var Sayın Sinanoglu'nun. Bu anlamda ülkemizde 1953 yılı bir eşik kabul edilir. Zira o tarihten itibaren Türkiye'de yabancı dille eğitim veren okullar furyası İngilizler tarafından başlatılmıştır. Gelelim yazarın beni en çok etkileyen önermesine: "şayet devletin hazırlık sınıfı açıp öğrencilere bir yıl fazladan eğitim verecek kadar bütçesi varsa bunu ecnebilerin dili İngilizce'ye harcamak yerine bilgisayar kullanımına, yazılıma, matematiğe harcasın. İşte asıl o zaman Avrupa'ya göz dağı verilmiş olur ve Türkiye sınıf atlar," diyor. Bunun yanında yazar İngilizce dediğimiz henüz yarım asırlık popüler dilin beş Latin dilinin kırması "uydurma" bir dil olduğuna, kelime türetme yeteneğinin olmadığına da işaret ediyor. Ki dil biiimcilere göre kelime türetme yeteneğinden yoksun diller yozlasmıştır ve güçsüzdür. Bu sebepten dolayı yazarın Türk vatandaşlarından ricası; kendi dillerini ikincilleştirmemeleri, ona hak ettiği
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
“Dil, Milletin Kalbidir”
Puan vermedi·384 syf.·
2025 171. kitabı
Dil olmayınca millet olmaz, Düşünce olmaz. Dile hürmet... Cemil Meriç 26 yaşında Yale Üniversitesi’nde kimya profesörü olarak 1962’de Yale’in üç yüz yıllık geçmişinde bu unvana en genç yaşta ulaşan Oktay Sinanoğlu , Türkçeye ve milletine olan bağlılığını diline sahip çıkarak gösteriyor. Mustafa Kemal Atatürk ’ün “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır” sözünü ilke edinen bir aydın olarak, yalnızca deney odalarında değil, kültür alanında da diline, kimliğine ve milletinin en değerli hazinelerinden birisi olan Türkçeye sahip çıkarak, toplumsal bilinç uyandırma konferanslar veriyor, yazılar kaleme alıyor, gençleri uyarıyor ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturmaya çalışıyor. Bye Bye Türkçe kitabını da bu konudaki düşünsel mücadelesinin sistemli bir ifadesi olarak sunuyor. Sinanoğlu, dilin tarihsel süreçleri, dil politikalarını ve kültürel dönüşümleri bilimsel bir bakışla ele alarak Türkçenin karşı karşıya olduğu tehlikeleri somut verilerle gözler önüne seriyor ve dil erozyonunun bir milletin düşünce biçimini, özgüvenini ve geleceğini nasıl sessizce aşındırdığını çarpıcı örneklerle sarsıcı bir biçimde ortaya koyuyor. İki ana bölümden oluşan kitabında Oktay Sinanoğlu birinci bölümde, makaleleri aracılığıyla dil, eğitim, bilim politikası ve kültürel bağımsızlık konularını ele alıyor. tarihteki örneklerle İrlanda, Roma–Kelt mücadelesi, Japon modernleşmesi üzerinden Türkiye’nin dil serüvenine ayna tutuyor. İkinci bölümde söyleşilerine yer veriyor, dönemindeki medya ve entelektüel çevrelere verdiği röportajlar, mektuplarla fikirlerini daha doğrudan bir üslupla aktarıyor. Dilimizin en önemli kimliğimiz olduğunu, milletin hafızasının kalbi olduğunu ve
Düşünce
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
Ben Türk'üm ve bununla iftihar ediyorum..
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanı verilmiştir. Türkiye'de akademik çalışmalarıyla olduğu kadar, Türkçe ile ilgili politik görüşleriyle de tanınmaktadır.. Oldukça sevdiğim bir insan ve düşüncelerine katıldığım ve saygı duyguduğum. Kendisi 2015 yılında 80 yaşında vefat etmiştir. Gerek kitabın da, gerekse hayatın da eğitim dilinin Türkçe olması gerektiğini ve yabancı dilin takviyeli olarak öğretilmesinin gerektiğini savunan bir profesör/yazar. Maalesef ki böyle güzel düşünceli insanların değeri hiç bir zaman bilinmedi ve bilinmeyecek.. Nerde vittiriki vizik adamlar var onları seviyor çoğu insan. Kitabı okudukça ne kadar haklı olduğunu bir kez daha anladım ve düşünceleri beni neden bu kadar kendine çektiğini. Bir milleti yapan dini ve dilidir. Zaten inançlar üzerinde çok oynanmış, darmadağın edilmiş. Ona rağmen milletimiz dinine sahip çıkmış. Dil bizim açımızdan çok önemli. Yazar kitabın şöyle diyor ve o kadar haklı ki; "Bizler hem Asya'yız hem Avrupa hem Ortadoğu. Coğrafi konumumuzun bahşeylediği kültür ve maneviyat zenginliğimizden bahsediyorum. Doğunun manevi zenginliği, insan anlayışı ile Batının maddiyati arasında köprü kurabilecek bizden daha münasip bir kavim yoktur. Perişan bir aşağılık duygusu içinde, Haçlı seferi kafalı Avrupa'ya yalvarıp duracağımıza, Asya'lı tarafımızdan kıvanç duyan, tarihi manevi zenginliklerimizle, maddiyati, en yeni becerilerle, insanı ezmek, sömürmek için değil, insanın yükselmesi, saâdet kardeşlik ve huzurla kavuşması için kullanan bir millet olmalıyız.." Herkesin okumasını canı gönülden isterim. Sevgiler..
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
9/10
·426 syf.··
Beğendi
·
2018 11. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2018 23:08
"Gideceğim ve orada söz sahibi olacağım, ondan sonra gelip o namussuzlarla burda uğraşacağım. O zaman anlamıştım ki burada kalırsam Amerika'nın kölesi olurum, oraya gidersem Amerika'nin efendisi olur, buraya gelip onlarla daha rahat mücadele ederim. Ve işte bizi gönderdiler..." diyerek okul bursuyla Amerika'ya gönderilen Oktay Sinanoğlu 26 yaşında 300 yılın en genç profesörü olarak bir ilke imza atmıştır. Amacının keskinliği, deha seviyesindeki IQ'su ve günde 12-18 arasında çalışma azmi ile Türklerin gururu olmayı başaran bu bilim insanı salt bilimle uğraşmamış ailesinden gelen edebiyat-sanat ruhunu da benliğinde yaşatmıştır. Bilim ve teknolojide ilerlemek için matematiğe, bilime ve en önemlisi de gönüle önem verilmesi gerektiğini savunan Sinanoğlu, Batı'daki temel eksikliğin gönül bağı olduğunu, hatta küresel dil adı altında bizlere yutturulmaya çalışılan İngilizce'nin bu kavramı karşılayacak bir karşılığa bile sahip olmadığını ifade eder. Oysa gittikçe yabancı kelimelerle istilaya uğrattığımız Türkçe; kendine has kuralları, sözcük türetebilme yeteneği ve matematiksel yapısıyla bilime en uygun dil işlevine sahiptir. Sinanoğlu'na göre her şahsiyetli ve sömürgeleşmemiş ülkenin dersleri kendi resmi dilinde olur. O halde Türkiye sömürge ülkesi midir? Bu durum karşısında bir uyanış gerçekleştirmemizi içtenlikle isteyen, ülkesi için ciddi bir endişe içerisinde olan Sinanoğlu Atatürk'ün kurduğu Ankara Yenişehir Lisesi -günümüzdeki TED Koleji-, Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi örneği üzerinden yabancı dille eğitimin ne tür sonuçlara sebebiyet vereceğini, bu tarz bir eğitimin misyonerlik hareketi olduğunu gözler önüne sermiştir. "Milli Eğitim mi Milli Eğitim mi?" sorusunu sorarak içinde bulunduğumuz durumun vehametini açık yüreklilikle ortaya
Edebiyat
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
9/10
9/10
·384 syf.··
2023 69. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2023 13:39
“Dil, milletin son kalesidir…” Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu… 26 yaşında profesör olmuş, dünya rekorunu elinde tutan bir bilim insanı… Kimya ve fizikte dünyaya yön vermiş, Nobel’e en yakın Türk bilimci olarak anılmış… Ve en çok da Türkçenin kıymetini hatırlatmış… dilin, milletin kalbi olduğunu vurgulamış… Türkçenin matematiğe benzer yapısı… bilime en uygun dillerden biri oluşu… Hazırlık sınıflarının israftan öteye geçemeyişi… Eğitimde anadilimizin vazgeçilmezliği… Türkçe ve Japonca arasındaki benzerlikler… kültürümüze, benliğimize, dilimize dair çarpıcı hatırlatmalar… Okurken düşündüren, sorgulatan, “dil giderse millet de gider” sözünü kalplere kazıyan bir eser.Herkesin mutlaka okuması gereken, milli benliğimize sahip çıkmamızı öğütleyen çok değerli bir kitap.
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2023 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2023 19:01
Uzun zaman sonra ilk kez bir kitabı incelemek istedim. Çünkü uzun zaman sonra ilk kez bir kitaptan dayak yedim meğer ne kadar çok yanlış yapıyormuşuz doğru bildiklerimizi, bizler dilimizi geleceğimizi işe girmek uğruna nasıl hunharca harcıyormuşuz eğitimi saymıyorum bile eğitimin yanlışlığı kültürel değerlerimize sahip çıkmayı hiç bilmeyen bir topluluk olmuşuz. Kitap bizlere gerçekleri tokat gibi çarpıyor eleştirilerin büyük çoğunluğu çok haklı hep kendime biz neden böyle birşey yaptık ki sorusu sordum akıp giden güzel bir anlatım yazarı ve eserini kutluyorum
Edebiyat
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
9/10
·384 syf.··
2025 29. kitabı
Bana çok eskileri, eski Türkiye'yi hatırlatan kitap... Kitap, ilk kez 2000 yılında yayınlanmıştır. Türkçe'nin yabancı dillerin etkisine girdiği ve korunması gerektiği anlatılmaktadır. Eskiden Türkçe öğretmenleri bu kitabı sürekli tavsiye ederdi ve her yerde bu kitap konuşulurdu. Tabii ki günümüzde bu hassasiyet yok. 2000 yılından sonra çok şey değişti, bir kere hayatımıza internet girdi. Artık yapay zeka da var. Bu ortamda Türkçeyi korumak daha zor. Bu da kitabın önemini daha da arttırıyor bence. Herkesin başucu kitabı olması gereken kitaplardan.
1000Kitap
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2021 01:10
Oktay Sinanoğlu'nu şimdiye kadar okumadığım, yetmezmiş gibi de tanımadığım için kendimi ayıplıyorum. Kitabı da en az kendisi kadar önemli. Cemil Meriç: "Pusula:Şuur." demişti. O şuuru bize sağlayacak olan kitaplardan biri. Şüphesiz Oktay Sinanoğlu gibi nice değerli insanımız var. Bizler kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi anlamak için; Atatürk'ün çalışmalarının ne olduğunu ve niçin olduğunu kavramak için; en sonunda da bunları muhafaza edebilmek, devamlılığını sağlayabilmek için Oktay Sinanoğlu gibi insanları tanımak zorundayız, bu kitapları okumak zorundayız. Atatürk: "Türk demek Türkçe demektir. Ne mutlu Türk'üm diyene!" demiştir. Bye Bye Türkçe kitabı da Türkçe konuşan herkesin mutlaka okuması gereken kitaptır.
1000Kitap
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2020 115. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2020 17:33
Oktay Sinanoğlu ismini daha önceleri sınav çalışırken karşıma çıkmıştı. Türk kimya mühendisi, akademisyen olan Oktay Sinanoğlu; kimya, matematik, fizik ve bir çok alanda çalışmalarıyla bilinmektedir. Ama beni en çok etkileyen şeylerden bir tanesi Amerika'da Yale Üniversitesi'nde almış olduğu unvan 1962 yılında Batı'nın 300 yılda en genç profesörü olması. Bu unvanı daha 26 yaşında alması. İkinci olarak yazmış olduğu bu kitap Türkçeye yapmış olduğu katkıları diline vermiş olduğu bu değer çok güzel. Biliyoruz ki yurt dışıda okuyan, yaşayan bir çok insan var ve bu kişiler ne yazık ki kendi dilini kendi kültürünü unutmuş durumda bu kitabı yurt dışındaki Türk okullarına, Türkiye'deki okullara okutulması gerekiyor. Bizde hep Batı medeniyetli, sosyal, insan haklarına saygılı olarak biliniyor ve sürekli Batı sempatisini zorla kabul ettirilmeye çalışılıyor ve yıllardır hep Türkçedeki yabancı kelimeler arındırılmaya çalışılıyor. Ama malesef teknoloji çağı ve internet bu yabancı sözcukler daha çok arttırmaktadır. Oktay Hocam insanların yabancı dil öğrenmesine değil, eğtim dilinin yabancı olmana karşı ve bu kitapta bunu anlatıyor. Artık sömürgelerde bile yabancı dil öğretmek için kendi dili yerine dersleri başka dilden vermek diye bir yabancı dil öğretme yöntemi yoktur. Bu tamamıyla eski Romalıların Kaltlere karşı icat ettiği, sonra 1890'da İngilizlerin İrlanda'ya, sonra Rusların 1964'ten sonra Kazakistan' da vb. uygulandığı tamamıyla oraların dilini değiştirio ilelebet köle yapmak için kullanılan çok tesirli bir yöntemdir. Günümüzde Türkiye'nin her yerinde tabelalar İngilizce, aldığımız bütün eşyaların markasının çoğunluğ yabancı Türk markası olduğu belli bile değil. Türkiye'ye gelen turistler bu ülkeyi merak ettikleri için kültürümüzden bir şeyler görmek için
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
TÜRK DEMEK TÜRKÇE DEMEKTİR, NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2020 15:07
Türkçe öğretmeni olarak Türkçeye ne kadar az önem verdiğimi, Türkçenin değerini kitap sayesinde öğrendim ve öğrencilerime de öğretmeyi bir gönül borcu bilip meslek hayatım boyunca sürdürme kararını yine bu kitap sayesinde aldım. 26 yaşında profesör olmuş bir dahinin Türkçeye gönül vermesi sonucu oluşmuş bir kitap. Oktay Sinanoğlu’nun makaleleri ve konuşmaları yer alıyor kitapta. Beni etkileyen birkaç içerikten bahsetmek istiyorum. Oktay Sinanoğlu tekrarat sabit kılar mantığıyla şunlardan bahşediyor. -> Türkçe matematiksel bir dildir. Okunduğu gibi yazılıp yazıldığı gibi okunur. Böyle olması da bilim dili yapar Türkçeyi. Türk insanı bu yüzden matematiksel zekaya sahiptir. Bizi aşağılık kompleksine sokup kendimizi cahil görmemize neden oldular. Türkçeyi ikinci sınıf bir dil haline getirdiler. -> Atatürk Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Türkçeyi korumaya çalışmış bunun için nice önlemler almıştır. Bunların başında Türk Eğitim Derneğini kurması ve yabancı kolejleri kapatması gelir. Ne var ki birkaç yabancı koleji kapatamamış 1953 yılından itibaren onların aracılığıyla ülkemizde bir çok misyoner okul kurulmuştur. -> Dersler tamamen İngilizce yapılmaya çalışılıyor. Böylece ne okuduğundan hiç bir haberi olmayan cahil mezunlar olacak ve bunlar Batı’nın kölesi olacaklar. Yabancı dil öğrenimi anaokuluna indiği an bir nesil sonra dil tamamen yozlaşır. Şöyle bir baktığım da söylediği çoğu şey gerçekleşti. Dilimizi öldürüp bizi kökümüzden ve kültürümüzden koparmaya çalışıyorlar. Çünkü güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Çünkü Türkiye’yi paylaşma planları hala devam ediyor. -> İngilizler aynı oyunu İrlanda’ya oynamışlar. Eğitim dilini İngilizce yapmışlar. Ancak onlar uyanık çıkıp dillerini korumayı başarmışlardır. Aynı şeyi Rusya Türk Cumhuyetleri için yaptı. Peki soruyorum size
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma

Yazar Hakkında

Oktay SinanoğluYazar · 21 kitap
Oktay Sinanoğlu, Türk kimya mühendisi ve akademisyendi. Kimya, moleküler biyofizik, biyokimya ve matematik alanlarında dersler vermiştir. 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü ünvanı verilmiştir. Türkiye'de akademik çalışmalarıyla olduğu kadar, Türkçe ile ilgili politik görüşleriyle de tanınmaktadır. 25 Şubat 1935 yılında babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu'nun başkonsolos olarak görev yaptığı İtalya'nın Bari şehrinde doğdu. II. Dünya Savaşı'nın başlamasının ardından 1939'da ailesiyle Türkiye'ye döndü. Oktay Sinanoğlu, 1953 yılında TED Ankara Yenişehir Lisesi'nden birincilikle mezun oldu. 1953 yılında okul bursu ile ABD'ye gitti. 1956'da Amerika Birleşik Devletleri'nde, Berkeley'deki Kaliforniya Üniversitesi'nden kimya mühendisi olarak mezun oldu. 1957'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl "Sloan Ödülü"nü kazandı. Doçentlik tezini tamamlamasının (1958-1959) ardından Berkeley'de teorik kimya alanında doktorasını tamamladı (1959-1960). Doktora danışmanı Kenneth Pitzer'dı. 21 Aralık 1963 tarihinde Yale Üniversitesinde öğrenci olan Paula Armbruster ile evlendi. Evlilik töreni The Branford College Chapel of Yale'de yapıldı. Bu evliliğin ardından, Dilek Sinanoğlu ile evlendi ve bu evliliğinden ikiz çocukları oldu. 19 Nisan 2015 tarihinde Amerika'nın Florida eyaletinde hayatını kaybetti.Ünlü sanatçı Esin Afşar'ın ağabeyidir. Karacaahmet Mezarlığı'nda annesi Rüveyde Sinanoğlu ve kız kardeşi Esin Afşar Aral'ın yanına defnedilmiştir.