Adı:
İlerisi İçin
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9440906127
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim+gönül
Türkiye’nin temel sorunlarını bir bilim adamı gözüyle tespit ederek çözümler üreten dünyaca ünlü memleket aşığı Sayın Sinanoğlu kimya, fizik, metematik, moleküler biyoloji dallarında teorileriyle uğraşırken bir yandan da gidegele 40 yıldır memleket meselelerine kafa yormayı çözümler üretmeyi bir vatan borcu bildi. Bilimde herkesin çözülemez dediği işi bıraktığı, pes edip vazgeçtiği yerde o devam etti ve başardı. Tarihin bu önemli dönemecinde de bizler için gerekli olan tavır da işte bu: Herkesin Türkiye’nin işi bitti, defteri dürüldü dediği zaman bile vazgeçmeden yola devam etmek.
"İnsanın mutlu olması başkalarını mutlu etmesine bağlıdır. İnsan başkalarını ne kadar mutlu eder, insanlığa katkı sağlarsa o derece mutlu olur."

Gerek ülkesine olan aşkıyla, gerekse nokta atışlı öngörüleriyle kalbimde ayrı bir yere sahip olan Sinanoğlu farkındalık oluşturacak bir eseri daha kaleme almış. Bye Bye Türkçe adlı eserinde dile getirdiği dil mevzusuna burada da değinen son üç yüz yılın en genç profesörü Sinanoğlu'nun üzerinde durduğu ve şahsım adına en çok ilgimi çeken konulardan biri de Küreselleşme. Küreselleşmenin tanımını yaparken "Sahte Küreselleşme" ve "Gerçek Küreselleşme" olarak ikiye ayırması ve sahte küreselleşmeyi (gercekleştirilmek istenen) ekonomik olmayan fakat dil, kültür, gönül yozlaşmasına sebep olan, sömürge sistemini oluşturan faktör olarak tanımlaması yüzümüze tokat gibi vuran bir betimleme olmuş. Bahsi geçen konu için sayfa 191'e bakabilirsiniz.

Sinanoğlu'nun üzerinde durduğu diğer bir husus ise gençlerin yönsüz yetiştiriliyor oluşu. Zihni çalıştırmak için ve hayatımızın her alanında daha mantıklı kararlar verebilmek için Matematik öğreniminin oldukça önemli olduğunu vurgulamasının yanı sıra bireyin çok yönlü olması gerektiğini ve kendisini birçok alanda geliştirmesinin büyük önem taşıdığını savunan Sinanoğlu, Türkiye'yi yönsüz, dümensiz, yelkensiz ve rotasız bir gemiye benzetiyor. En ufak dalgalarda çalkalanıp durmamız ise ne yazık ki bu fikri destekler nitelikte. Peki biz umudumuzu kaybedip batacak mıyız? Yoksa elimizden gelenin en iyisini yapıp rotamıza sağ salim varacak mıyız? Bu yolda azimle devam edebilmek adına Ali Fuat Başgil'in Gençlerle Başbaşa eserini kendinize rehber edinebilirsiniz.
Bilim,dil ve siyaset gibi alanlarda birçok ülkede kalıp araştırma ve gözlemler yapan bilgili bir insanın yazılarını okuyacaksınız.Hem bilim adamı hem de politikacı gözüyle olaylara bakan ve kendisini ülkesini geliştirmeye adayan birini okuyacaksınız.Daha çok söyleşi ve mülakatlarının(röportaj) toplanmış hali gibi bir kitap.Bir nevi GÖNÜL+BİLİM sloganını içine sindirmiş bir insanın kitabı.
Bu kitabından önce kendisini her yönden ifade ettiği Emine Çaykara ile söyleşisinden oluşan kitabı okumuştum, düşüncelerini, yaptıklarını ve yapmak istediklerini okuyup özümsedikten sonra bu kitabı okumak benim için daha anlamlı oldu.

Bu kitabı da dile, eğitime, siyasete, ülkemizden uzak yaşayan insanlarımıza ve yaşadıkları zorluklara, kültür karmaşalarına dair eğitim kurumlarında verdiği konferansların, gazetelere verdiği demeçlerin ve söyleşilerin derlemesinden oluşmaktadır.

İfade etmek istediklerini başlıklar altında toplaması ve böylece konuların bir bütünlük içinde devam etmesi okurken kolaylık sağlamış, tabi birbiriyle ilişkili olduğu için arada konular arası geçişler olmuyor değildi ama bu sizi konudan uzaklaştırmaktan ziyade anlamlı bir bütünlük sağlaması açısından kolaylık sağlıyor.

Ele aldığı meseleleri sadece belirlemekle kalmayıp üzerinde ne gibi iyileştirmeler yapılabilir ve çözüme ulaşmak adına nasıl adımlar atılabilir dile getirmiş, bunları sunması da okuyucuya onunla birlikte düşünmesi için fırsat veriyor.

Bazı sayfalarda tekrar eden düşüncelere rastlamak beni rahatsız etmedi, bunun sebebi de farklı yerlerde aynı meseleler üzerinde verdiği demeçlerin bir araya gelmesiyle benzerliklerin kaçınılmaz olması diye düşünüyorum, önemli meselelerin bile zamanla unutulmasını hesaba katarsam yinelenen düşüncelerin hatırlanması açısından faydalı olacağı kanaatindeyim.

Kitabın son bölümünü ise ayrı bir sevdim diyebilirim. Bu bölümde Sinanoğlu'na gelen mektup ve e-postalara yer verilmiş, bazı öğrencilerin düşüncelerini okurken o yaşlarda ne güzel fikirler bunlar diye düşündüm, şimdi o tarz mektupları kaleme alan öğrencilerin oranı ne yönde değişmiştir diye de düşünmeden edemedim. Bir de sorulara Sinanoğlu nasıl cevap verirdi ve öneriler sunardı şeklinde kitaptan edindiğim izlenimle cevap vermeye çalışmak benim için güzel bir eylemdi.

Okunması gereken bir bilim insanı olduğunu düşünüyorum, tavsiye ederim.
Bir milleti ele geçirmek istiyorsan ilk yapacağın iş onun beynini ve ruhunu sömürgeleştirmektir. Bunu nasıl yaparsın? Eğitimini ele geçirirsin, eğitimini yok edersin, eğitimini köle ruhlu insanlar yetiştirmek, tarihi olmayan, kendi atasına küfreden, ruhsuz köle ruhlu insanlar yetiştirirsin. Ondan sonra da bunlar kendi elleriyle, gönüllü olarak topraklarını bile teslim ederler.
Borçlar bize kalkınalım diye değil, gittikçe daha bağımlı olalım, sonunda topraklarımızı bile yabancılara teslim edelim diye verilmiştir.
Savaşlar artık silahla olmuyor; tanklar, toplar sadece işin görünen tarafı. Savaş asıl eğitimde ve dilde oluyor.
İnsanın mutlu olması başkalarını mutlu etmesine bağlıdır. İnsan hep kendi ihtiyaçları ve hırsları peşinde koşarsa mutlu olamaz.
Biz bilgiden çok ana dili gibi İngilizce bilenlerin iyi işlere yerleştirildiği bir kuşağın mensuplarıyız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İlerisi İçin
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9440906127
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilim+gönül
Türkiye’nin temel sorunlarını bir bilim adamı gözüyle tespit ederek çözümler üreten dünyaca ünlü memleket aşığı Sayın Sinanoğlu kimya, fizik, metematik, moleküler biyoloji dallarında teorileriyle uğraşırken bir yandan da gidegele 40 yıldır memleket meselelerine kafa yormayı çözümler üretmeyi bir vatan borcu bildi. Bilimde herkesin çözülemez dediği işi bıraktığı, pes edip vazgeçtiği yerde o devam etti ve başardı. Tarihin bu önemli dönemecinde de bizler için gerekli olan tavır da işte bu: Herkesin Türkiye’nin işi bitti, defteri dürüldü dediği zaman bile vazgeçmeden yola devam etmek.

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • büyük yolların haydudu
  • Muhammed Uçan
  • Bey Böyrek
  • Fatih Dündar
  • Emre Deniz
  • İlker Türker
  • Giz
  • Berkay Türkgülsün
  • Şevki Kurt
  • Sezer Kozdibi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%54.5 (6)
9
%27.3 (3)
8
%9.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%9.1 (1)
1
%0