Ömer

Ömer
@omerglnn
Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer, Ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer.
123 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı

Ömer

, bir kitap okudu
10/10
·240 syf.·
Beğendi
·
2026 2. kitabı
İsmet Özel
8.9/10 · 11,6bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Yakarışlar Bozbulanık
Ey Ferezdak'ın Rabbi Mısralarım seninle mızraklarım da Son nefesimi senin için saklıyorum Son jeton gibi sevgili için saklanan Krallık tacını kondursan da garip başıma Ben bu zincirlerin şıngırtısını özleyeceğim El pençe divan durduğum Perdelerin önünde kalın mı kalın Asker ve dilenci Son sahnesindeyim ömrümün Hiç bir şey anlamadım Sana Rabbim diyebilir miyim Tanrı'ım.
Sayfa 27 - Ark·Kitabı okudu
Şiir
MADERZAT ONLAR BULANTISI
MADERZAT ONLAR BULANTISI her nere vardın ise orada idiler
Sayfa 127 - Ark·Kitabı okudu
Şiir
Ömer tekrar paylaştı.
Fotoğraf çekmenin, çektirmenin ve insanı görüntü hâline getirmenin bu boyutunu ahlâki anlamda da göz ardı etmemeliyiz. Yüzyılın varoluşçularının önemli bir kısmı görülmeyi, köleleşmekle, sınırlanmakla ve tanımlanmakla eş değer tutmuşlardır. Çünkü onlara göre görülmek yargılanmak, kusurlu bulunmaktır. (Burada müteâl olanın görülmemesi ve görünmezliği düşünülmelidir.) Bu durum fotoğrafı çekilen, yani görüntünün konusu olan insan açısından da paradoksaldır. Çünkü görüntüsü alınan insan da kendi tabiiliğinden, hakikatinden çıkar ve uzaklaşır: Poz verir... Poz vermek bizâtihi kendini değiştirmek, kendine bir imaj oluşturmaktır. Kendine bambaşka bir yeni beden oluşturmak, bir görüntü öncesinde kendini dönüştürmektir. Nitekim fotoğrafın ve görüntünün en önemli özelliği, kişiyi kendisinin ötesine taşıması, onu, olduğundan başka bir biçimde göstermesi ve sunmasıdır. Görüntü bizi ikiye böler. Ben ve görüntüm... Ben ve görüntüm ya da süretim arasında ise sürekli bir uzaklaşma, değişme, yabancılaşma söz konusudur.
Sayfa 98·Kitabı okudu
1000Kitap