Hubut-Kevir

Çöle İniş

Ali Şeriati
Tahmini Okuma Süresi:
15 sa. 25 dk.
Sayfa Sayısı:
544
Basım Tarihi:
11 Ekim 2010
Yayınevi:
Fecr Yayınları
ISBN:
9786055482350
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2017 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2017 00:00
"İçimde Marx ile Muhammed savaş halinde" diyen bir öğrencisine "Müslüman olamıyorsanız marksist olunuz" dediğini okumam üzerine ilgimi çekmiş yazarın kitabıdır. "Ben bir tanrıya inanmıyorum ama inansaydım eğer bu Şeriati'nin tanrısı olurdu" der- Jean Paul Sartre bu yazarı anarak. Yok benim dilim buna dönmüyor kitabı okuyanlar beni anlayabilir. Kolay kolay kritiği yapılacak bir kitap değil.. Kendine ait bir üslubu vardır, coşturucu bir dil, sürükleyici bir anlatım, çözümleyici bir mantık, geniş bir bilgi dağarcığı, hitabet, samimiyet... Üzerine kitap yazılacak bir kitaptır* dersem mübalağa etmiş olur muyum bilmiyorum. Ali Şeriati 'nin farklı yönünü ortaya koyan çok önemli bir kitaptır. Hatta Şeriati o kitabı yazarken bazı kavramları ve kelimeleri kendi oluşturmuş çevirilerde çoğunun manası bulunamadığı için o bölümler atlanmıştır. Bir çok Şeriati kitabı gibi yıkıcı etkisi vardır sanırım Kevir de etki daha sakin ve derinden... Kitabın en önemli kısmı galiba sevgi ve aşkı kıyasladığı bölümdür. Kitabın en çarpıcı cümleleri ise " aşk tat aramaktır. Oysa sevgi sığınak aramaktır. Aşk, aç bir düşkünün yemek yiyişidir. Oysa sevgi, yabancı bir ülkede dildaş bulmaktır." Kitabın başlarında bir yerinde "felsefe yapmak istemiyorum. başka bir işim var." der ve kitabın amacını özetler, insanı da kendinden geçirir.
Din
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2019 1. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2019 18:34
Dertsizlik içinde müptezelliğe sürüklenenler yetersiz ve sermayesiz ruhlardır. Vuslatta ölüp gidenler yaşlılıkta solanlar mizacî aşklardır. Seraplar çabuk biter. Fakat kendilerinde sayısız hazineler gizlemekte olan büyük ve sermayedar ruhlar, yaratıcı ve sanatkâr olan güçlü ve muktedir ruhlar, Tanrı'nın benzeri olan ve meleklerin secde ettiği ruhlar, işte bunlar nail olunca, vuslata erince ve arzularına kavuşunca durağanlığa düşmezler, bozulmazlar, çürümezler. Altın gibi olan duygular huzurdan ve durmaktan paslanmazlar. Bakır, demir, teneke, et ve bataklık ruhları böyledir. İki zengin ve sanatkâr ruh her zaman için birbirini üretebilir, birbirini oluşturabilir. Bu başlı başına bir yaşamaktır. Yine bu iki ruh birbirini böyle sevebilir. Buda başlı başına bir yaşamaktır. Ali Şeriati - Çöle İniş sayfa: 58 Fecr Yayınları
Din
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2021 13:00
Kitabın başlarınd "felsefe yapmak istemiyorum. başka bir işim var." der ali şeriati. kitabın amacını özetler, insanı da kendinden geçirir Bir tarih olarak beliren coğrafya diye tanımlar Ali Şeriati kevir'i. uzerine kitap yazılacak bir kitaptır (!) dersem mubalaga etmiş olur muyum bilmem ancak sevgi makalesi mutlaka okunmalıdır. sevgi yabancı bir ülkede dildaş bulmaktır der. yeryuzunun turlerinden değildir. tekrar tekrar okunması ve sonrasında uzerine birşeyler yazılması gereken bir kitap.
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2021 2. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2021 01:57
Borges'in, Dostoyevski için haklı olarak söylediği; "Aşkı ilk defa yaşamak gibi denizi ilk defa görmek gibi Dostoyevski'yi keşfetmek de insanın hayatında önemli bir tarihtir." sözünü hiç "acaba?" demeden Ali Şeriati için söyleyebilirim ben... " Aşkı ilk defa yaşamak gibi denizi ilk defa görmek gibi Ali Şeriati'yi keşfetmek de insanın hayatında önemli bir tarihtir. "
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Puan vermedi·
Beğendi
İş sadece okumak değil aslında.. Bazen bazı cümleler sorumluluk yükler sen tam da öylesin.. Seni bir başka bahara bıraktım......... Sen bana fazla geldin ......... Kendimi hazır hissettiğimde dönüş yapacağım
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Bay Şeriatsız Şeriati Sizden rahatsız olmuyorum...
3/10
·544 syf.·
2025 120. kitabı
Çöle İniş Ali Şeriati Allah bu ümmeti ve ümmetin evlatlarını Şeriatsız Şeriati ve türevlerinden korusun. Amin. Hatrı ve değeri yüksek olan birinin beraber okuyalım mı demesi üzerine başladığım bu kitabı zor ve uzun da sürse bitirdim. Kitap 545 sayfa olduğu ve kitap içinde iki kitap olduğu için inceleme de uzun olacak... Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ben İslam'la felsefeyi, İslam'la sosyolojiyi, İslam'la tüm siyasi ideolojileri harman yapanlara karşıyım. Bunu Şeriati'de yapsa karşıyım, bunu Dücane'de yapsa karşıyım adı sanı ne olursa olsun, kim olursa olsun karşıyım. Hatta bunu kendim yapsam kendime de karşı olurum. Zira bana göre İslam her şeyin üstünde en yegane ve en müesses nizamdır. Şunu da belirtmek isterim ki bence Hubut/Kevir birleşik bu kadar kalın bir kitap olmasa daha iyi olurdu ikisi de ayrı kitap hacminde ağır bir kitaptı bu kitabın din bakımından benim nazarımda 1/10 puan ama ben 3/10 verdim çünkü 1- Zaten en düşük puan sistemde 1 2- Yer yer Attar, Mevlana, Şems, Hafız-ı Şirazi gibi isimlerden alıntılar yapması, 3- Beraber okuduğumuz arkadaş mutlu hissettiği için, 4- Yer yer siyasi ve bireysel konularda güzel tespitler yaptığı için 3/10 Ama dediğim gibi dini açıdan beş para etmez. Önce birinci kitabı irdeleyelim Hubut. Bay Mülhid burada yaratılışı inceliyor. Ama dedikleri, fikirleri öyle ipe sapa gelmez şeyler bakalım ne diyor? Ben, şu yapılan ve her gün büyük miktarlarla piyasaya sürülen insanlardan anladım ki melekler iş başına ücret alıyorlar ve baştan savma iş yapıyorlar. Hatta şu balçığın, çamurun ve lığın içine çöp katıyorlar. Ruh, duygu, akıl, güzellik mayasından, o kutsal ilahi kıvılcımdan çalıyorlar; gizlice çalıyorlar ve sinir, barsak, dolu işkembe, kemik, deri, yün ve
Din
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2022 19. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2022 23:33
Meçhul kalmak insan ruhunun en büyük acısıdır. Bir ruh ne kadar güzel, ne kadar zenginse, o ölçüde bir "tanıdık"a muhtaçtır. Daha önce okuduğum kitaplarını beğendiğim için yazarın diğer kitaplarını araştırırken Çöle İniş 334.sayfa çok hoşuma gitti , bu şekilde kitabı öncelik vermiş oldum. | | | ∆ ∆ ∆ Yalnızlık duygusunu, yabancılık ve gurbet acısını meyda­ na çıkaran meçhul kalmaktır. Her insan, okuyucusunu dört gözle bekleyen bir kitaptır. lslam, yaratılış felsefesinde, Doğu tasavvufunun sözünü ettiği "aşk"ın yerine "marifeti" ne de güzel yerleştirmiştir. Dediğim gibi, aşk, ne denli güçlü ve güzel bir aşk olursa olsun, içgüdüsel bir ihtiyaçtır. Tabiatın aldatmasıdır; ruh perdesi altında bedenin memurudur. * Oysa tanışıklık, insa­ ni bir ihtiyaçtır, ruhun işidir. Birisi, insanı idrak eder de bizim o "samimi, saf ve gizli benimizi" anlayacak olursa, içimizde, giz­lenmesi mümkün olmayan tarifsiz bir yakınlık ve tanışıklık duygusu yaratmış olur. Bir ruh, sadece durumda iken, bu dün­ yada iki kişi, birçok kişi olduğunu, yalnız olmadığını görür. Bu ise ulu ve yüce Tann'yı bile sevindiren bir başandır. Her halü­karda, bir insan, bir kitap değilse de bir kelimedir ve ister iste­ mez, bu sözün anlamını bilen birisine karşı gaybi bir bağlılık duyar. Elbette o kelimenin, herkesin anladığı klişe, bayağı bir anlam taşıyan, pek çok eşanlamhlan olan sözlük anlamını değil, onun sadece bir şairin hissedebileceği, anlaşılır ama nitelene­ mez ruhunu, ayrımını ve inceliklerini taşıyan özel anlamını. . . Sevmek Aşktan Üstündür kitapla aynı isimde olan kısmı ayrı bir kitap olarak şiir kitabı şeklinde yeniden yayınlamışlar o da güzel.. Keyifli okumalar nasıl olsun
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2022 54. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 00:13
Bu kitap, Sartre'in deyimiyle, yaralı bir yüreğin şiirleri, kelimenin Farsça anlamıyla gazelleri ve çöle ait bir ruhun iç yakınışlarıdır. Bu çöl, benim hem dünyam, hem tarihim, hem vatanım, hem yüreğim, yabancı benliğim, çorak ve ateşli hayatım ve nihayet benim hikâyemdir. Bu, varoluşun susuz, esrarlı, yakıcı, bekleyen ve dertlenen çölüdür. Birden elindeki elmayı uzattı ve gözleriyle benden onu dişlememi istedi. Fakat ben dudaklarımı daha sıkı kapattım. Yüreğimdeki dilsiz bir duygu diyordu ki an, büyük bir inkılâp anıdır. Bütün varlık olduğu yerde durmuş heyecanla bekliyordu. O, bir isyan alevi gibi karşımda dalgalanıyor ve sabırsız yakıyordu beni. Bense kalbinde korkunç bir volkanın patlamak için sabırsızlandığı dağ zirvesinin sakinliğine sahiptim. O her an daha kararlı ve saldırgan, ben her an daha tereddütlü ve ezgin. Günah duygusu. İsyan, delirme, acı, macera, perişanlık, kaygı, vicdan, şaşkınlık, korku, yakınma, iştiyak, coşku, aşk, acı... Bir anda öfkeden bütün elmayı yuttum.
1000Kitap
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Puan vermedi·544 syf.·
2023 31. kitabı
“Bazen diyorum ki feryad edeyim. Yine görüyorum ki sesim kısılmış.“ Çöl! Bir yalnızlığın, anlam arayışının, varlık sorgusunun daha güçlü bir mekanı olabilir mi? Düşünün ki dört duvar arasında bir arayış yaşadınız. En fazla ne yapabilirsiniz? Satranç kitabını anımsıyorum. Satrançın tüm kurallarına küçücük bir kağıda sığınmış bir dimağ vardı. Sınırlarını öyle aşabilmişti. Ama uçsuz bucaksız kum taneleri, gündüz güneşin, gece yıldızların, havası belirsiz mi belirsiz. Zıtlıklar mekanı. Tıpkı bizim gibi. Ya çok inanırız ya hiç, ya çok severiz ya hiç, ya çok sahipleniriz ya hiç... ya siyah ya beyaz yok bir grilik. “Ey zaman! Ey kendim! Ben buradayım!” Kendimle! Belki kendimle değil herkesle! Ali Şeriati’yi okumak kadar bana iyi gelen çok az şey var. Kelimeleriyle arkadaş oluyorum. Sorgulamalarıyla benden cevap bekliyormuş gibi ürkek hissediyorum. Anlamak için birkaç yerden bakıyorum. Bazen bunun sıklığının çok olduğu da oluyor onunla zıtlaşıyor hiç anlaşamıyorum. Sanırım o da böyle bir okuyucu istiyor. Üslubuna yabancı değilim, seziyorum. Hac kitabını okuduysanız çölü seçmesini daha iyi anlıyorsunuz. Bir var oluş tiyatrosu diyordu, her ibadetin ruhunu yaşamaya çalışarak ilerliyordu. Sorguluyordu. "Soru ilmin yarısıdır."demiş Hz. Muhammed (s.a.v.) Çöl demek sorular demekti.
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Puan vermedi·544 syf.··
2022 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2022 13:19
Kritiği yapılacak bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ali Şeriati kesinlikle bambaşka bir yolda. Bu yola girer miyim bilmiyorum.Okuyun derim, okumak değil mi derdin devası
Din
Çöle İnişAli Şeriati · Fecr Yayınları · 2010248 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.