Derya Örs

Derya Örs

DerleyenÇevirmen
8.6/10
28 Kişi
·
71
Okunma
·
1
Beğeni
·
8
Gösterim
Adı:
Derya Örs
Tam adı:
Prof. Dr. Derya Örs
Unvan:
Türk Akademisyen, Çevirmen
Doğum:
Konya, Türkiye, 1966
Prof. Dr. Derya Örs 1966 yılında Konya‘da doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Akşehir’de, Liseyi Konya’da bitirdi. Lisans eğitimini 1989 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda tamamladı. 1992 yılında Yüksek Lisansı tamamladı.1998 yılında Doktorasını tamamlayan Örs, 2002 yılında önce Yardımcı Doçent ardından da Doçent kadrosuna atandı.Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dekanı olarak görev yaptı.3 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan üçlü kararname ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı’na atandı.6 Kasım 2012 tarihi itibari ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı olarak görevine başladı.Evli ve iki çocuk babasıdır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
1682 syf.
·Beğendi·10/10
Öyle bir eser ki, seveni de sevmeyeni de okur,
her okuyan farklı şeyler duymaya başlar yüreğinde,
kimisi masallar bunlar der,
kimisi baştan başa şeriat yüklü,
herkesin gözlüğü farklı tabii
sizde bir okuyun bakalım neler hissedeceksiniz bu aşk yolculuğunda

Türkiye Yazma Eserler Kurulu Başkanlığı Yayınlarından olan bu kitap özel kolleksiyondan tıpkı basım bir cilt, yani Farsça, diğeri de günümüz Türkçesine tercüme. Son derece şık ve kaliteli bir baskı.
544 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
"İçimde Marx ile Muhammed savaş halinde" diyen bir öğrencisine "Müslüman olamıyorsanız marksist olunuz" dediğini okumam üzerine ilgimi çekmiş yazarın kitabıdır.
"Ben bir tanrıya inanmıyorum ama inansaydım eğer bu Şeriati'nin tanrısı olurdu" der- Jean Paul Sartre bu yazarı anarak.

Yok benim dilim buna dönmüyor kitabı okuyanlar beni anlayabilir. Kolay kolay kritiği yapılacak bir kitap değil..

Kendine ait bir üslubu vardır, coşturucu bir dil, sürükleyici bir anlatım, çözümleyici bir mantık, geniş bir bilgi dağarcığı, hitabet, samimiyet...
Üzerine kitap yazılacak bir kitaptır* dersem mübalağa etmiş olur muyum bilmiyorum.
Ali Şeriati 'nin farklı yönünü ortaya koyan çok önemli bir kitaptır. Hatta Şeriati o kitabı yazarken bazı kavramları ve kelimeleri kendi oluşturmuş çevirilerde çoğunun manası bulunamadığı için o bölümler atlanmıştır. Bir çok Şeriati kitabı gibi yıkıcı etkisi vardır sanırım Kevir de etki daha sakin ve derinden... Kitabın en önemli kısmı galiba sevgi ve aşkı kıyasladığı bölümdür. Kitabın en çarpıcı cümleleri ise " aşk tat aramaktır. Oysa sevgi sığınak aramaktır. Aşk, aç bir düşkünün yemek yiyişidir. Oysa sevgi, yabancı bir ülkede dildaş bulmaktır."
Kitabın başlarında bir yerinde "felsefe yapmak istemiyorum. başka bir işim var." der ve kitabın amacını özetler, insanı da kendinden geçirir.
231 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Şeriati'nin İslam dininde öze dönüşü ve bu fikrin en canlı örneklerinden Muhammed İkbal'i anlattığı kitabı.
    Şeriati ;İslam ilkelerinin tekrar hayatımızın köşe başlarına koymayı,yaşamı ona göre şekillendirilmesi gerektiğini;çarşıda,pazarda,sokakta,mecliste insan nefesinin soluduğu her yerde;İslamiyeti  ve onun emirlerinin hayat felsefi olmasından bahsediyor.
    İslamiyet'in tüm zamanlara hitap eden bir din olduğundan;İslam'ın modern dünya için yaşanılır olmadığı fikrine şiddetle karşı çıkıyor.
   Şeriati tüm bunları yaparken Doğu'nun sözcüsü gibi bir tavır takınır.İslamiyet ve Doğu birbirini besleyen iki kaynak olduğundan;Şeriati aslında sadece bir dini değil,bir çoğrafyayı da savunur.
    Aynı zamanda Batı taklitçisi;kendi kültürüne söven ülkesi aydınlarından da çok şikayetçi.Batının yöntem olarak alınması gerektiğinden,içerik olarak Doğu'nun zaten zengin bir kültür taşıdığından bahsediyor.
   Müslümanların pasif halleri Şeriati'nin müzdaribi olduğu başka bir sorun.Mehmet Akif'in "Ey dipdiri meyyit
             İki kol bir baş içindir
             Davransana ellerde senin
             Başta senindir" 
dizeleriyle anlattığı heyecansız Müslüman halinden Şeriati de çokça dert yanıyor.
Müslümanlık ona göre devrimci bir karakter taşıyor.
    Kitabın ;oldukça zengin bir dili ve anlatımı var.Kitabı okuduktan sonra Şeriati'nin düşüncelerine,fikirlerine ayrı ;edebiyatçı yanına ayrı hayranlık duydum.
   Kısacası Şeriati'nin kendi ideolojisini anlattığı,Müslüman bir dünya hayalini kurduğu eseri.
   Herkese iyi okumalar...
544 syf.
·Puan vermedi
İçindeki kasırgalar, kelimelerle olan muhteşem dansı, akıcılığı, bazen ümitsizlik girdabı, bazen diriliş,kimi zaman yoklukta kayboluş. Muazzam bir kitap, herkese tavsiye ederim
146 syf.
·8/10
Son Kaçar ve Birinci Pelevi döneminin başalarında iran da gözlemlediği ve iran hakkındaki bilgileri osmanlı türkçesinde kaleme alan dr.Fahrettin Şevket'in Derya Örs tarafından günümüz latin türkçeye çevrililen İran hakkındaki kitabı.
Kitap okurlarının öncelikli olarak osmanlı türkçesindeki arap ve fars kökenli kelimeleri bilmeleri veya farsca bilmeleri şarttır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Derya Örs
Tam adı:
Prof. Dr. Derya Örs
Unvan:
Türk Akademisyen, Çevirmen
Doğum:
Konya, Türkiye, 1966
Prof. Dr. Derya Örs 1966 yılında Konya‘da doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Akşehir’de, Liseyi Konya’da bitirdi. Lisans eğitimini 1989 yılında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda tamamladı. 1992 yılında Yüksek Lisansı tamamladı.1998 yılında Doktorasını tamamlayan Örs, 2002 yılında önce Yardımcı Doçent ardından da Doçent kadrosuna atandı.Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Dekanı olarak görev yaptı.3 Kasım 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan üçlü kararname ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı’na atandı.6 Kasım 2012 tarihi itibari ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı olarak görevine başladı.Evli ve iki çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 71 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 83 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.