Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 30 dk.
Sayfa Sayısı:
159
Basım Tarihi:
Aralık 2013
İlk Yayın Tarihi:
30 Kasım 1944
Yayınevi:
Fecr Yayınclık
Orijinal Adı:
La Prière
ISBN:
9789756004593
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Türler:
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2024 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2024 12:22
Dua etmek, aşk duymanın, hissetmenin ve sevmenin tecellisidir.” . “Dua şiddetli olmalıdır; sürekli, içten ve ısrarlı olmalıdır;yani dua bir dil alışkanlığı ve laklaktan ibaret olmamalıdır" . "Sevgiyi, sevdiğini bilmeyen kalb,Rabbine dua edemez" -Dua etme tarzınızı değiştirebilcek,duanın önemini kavrayabilmenizi sağlayacak nadide bir kitap. Ali Şeriati’nin okuduğum ilk kitabı.. Alexis Carrel'in Dua kitabının çevirisiyle başladıktan sonra İslamiyetteki dua kavramını konu edinmiş. Şeriati’nin engin birikiminden bana çok şey katacağını ve sizlere de katacağını düşünüyorum..kitabı sadece kitaptaki güzel dualara amin demek için bile okunmaya değer.. Ve en önemlisi Dua etme alışkanlığı edinmek,duanın olmazsa olmazlığını anlayabilmek için bu kitabı OKUYUN-OKUTUN. "Dua bir emanet gibi, Allah'a sık sık dua eden kişinin yanındadır. Allah'a dua ve ibadet etme şimşeğinin parıltısı, dua edenin yüzünde, hareketlerinde bakışlarında daima ışıldar ve nereye giderse gitsin bu ışıltıyı da beraberinde götürür. " . “Rabbim!gönlümün meşgul olmasına neden olan önemli işlerime sen kafi ol. Beni yarın sorguya çekeceğin işlerle vazifelendir.Zamanımı, beni yapmam için yarattığın işlerle vazifelendir.” . “Allahım! İrademi, bilgimi, isyanımı, ihtiyaçsızlığımı, hayretimi, ruh inceliğimi, cesaretimi, ve yalnızlığımı artır.” .
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
Puan vermedi·159 syf.·
2021 18. kitabı
Duâ İbadetin beyni,
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2019 6. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2019 12:24
Yazar sadece dua ile ilgili bilgi vermemiş islami yaşayışa da farklı bir bakış açısı kazandırmış. Içindeki bazı cumleler oldukça dikkat çekici. Sırf o cümleleri yakalamak için bile okumanızı öneririrm.
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
9/10
·159 syf.·
2018 15. kitabı
Ali Şeriati;kimileri eleştirsede her maneviyatına önem veren kişinin okuması gereken bir yazar olduğunu düşünüyorum. Dua isimli kitabında; dini insan hayatından çıkaɾıɾsan heɾ şey mübah oluɾ diyen bir yazarın (Alexis Carrel) dua ile ilgili çevirisiyle başlayıp devam eden ,daha sonra Şeriatinin söyleşileriyle,görüşleiyle,açıklamalarıyla devam eden,ve içinde Amin diyebileeğimiz güzel duaların olduğu bir kitap. Ama okurken sunni yaklaşımlarınızdan uzaklaşmanız gerekecektir.Çünkü bazı noktalarda itiraz etme durumunuz oluşabilir. Kitabın sonundaki geniş kapsamlı,toplumdaki herkese değindiği dua için bile bu kitabı alır okurum ben. Dua etme tarzınızı değiştirebilcek,duanın önemini kavrayabilmenizi sağlayacak nadide bir kitap. Ve en önemlisi Dua etme alışkanlığı edinmek,duanın olmazsa olmazlığını anlayabilmek için bu kitabı OKUYUN-OKUTUN. Merak edenler okusun tavsiye ederim.
Din
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
10/10
·159 syf.··
2019 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2019 00:25
Bizi, yani kendi insani özünden kopmuş, aşktan ve akıldan kopmuş olan olan bizleri, yani toplumundan ve toplumsal gerçeklerinden kopmuş olan bizi, yani kafasını kitaplara gömüp toplumundan ve kendi seçtiği seçimlerden habersiz yaşayan bizleri rahatsız etmeye gelmiş bir sosyolog ve düşünür Ali Şeriati'nin Dua adlı eserini okumama, içimdeki manevi bir boşluk vesile oldu. Bu eseri okumadan önce manevi bir boşluk içerisinde yaşıyor, sabah işe akşam eve geliyor, DUA dediğimiz manevi bir yakarıştan habersiz yaşıyordum. Çünkü içinde bulunduğum toplum ile benim düşündüğüm dua arasında çok fark vardı. Toplumu gözlemlediğim zaman karşıma çıkan sonuç böyleydi: Allah'a dua edeyim de bana iş versin, Allah bana bunu veya şunu versin, Allah'a dua edeyim bu işim hayırlı geçsin vs.. Bu yüzden ben pek duaya rağbet göstermez, işlerim için aklımı kullanmayı tercih ederdim ama şuan görüyorum ki çok yanlış yapmışım çünkü Dua, Allah'tan bir şey isteme aracı değil: Allah ile bağlantı kurup manevi bir destek alma aracıdır. Dua dediğimiz zaman muhtemelen aklımıza bu gelir: Allah ile kul arasında ki “çıkar aracı” oysa ki dua dediğimiz araç, ekmek ve su kadar büyük bir ihtiyaçtır. Çünkü insan, ancak manevi bir güç sayesinde ayakta durur... *** Sözü fazla uzatmaya hacet yok diyor ve Fuzuli'nin kaleminden dökülmüş bir gazel olan, Mecnun'un, Kabe'de Allah'a duası olan "Ya Rab belayı aşk ile kıl aşina beni” gazelini dinlemenizi tavsiye ediyorum: youtu.be/fYIwJD28-mI
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
5/10
·159 syf.··
2020 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2020 17:27
Şia imamlarından İmam Seccad’ın dualarını övmüş yazar. Bilimsel anlamda da Alex Carrel’in duanın insan biyolojisine olumlu katkılarını anlamlandırmış. Daha çok duanın siyasi ve sosyal yanını izah etmeye çalışmış.Çevirmen de zaten başında belirtmiş, eksik bir kitap .Fakat bu haliyle bile faydalı olacağına inandığım için yayımlamak istedim demiş.Sen ne öğrendin diye sorarsanız:insanın ne kadar bencilce ve basit şeyler için dua ettiğini, dua ve şükür etmeden anlamsız bir şekilde yaşadığımızı , sözde müslüman olduğumuzu anladım.
Din
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 00:28
İnsan, dört yanı kendisiyle çevrelenmiş bir ülkedir. Ne kadar anlamlı bir cümle... İnsan, yalnız başına kendi içinde bir ada değil midir? Dalga tehlikesi olmayan, sahile ihtiyaç duymayan... Ne dalgaya ne sahile ihtiyacı olmayan insanın, dünya ve ahiret için tek ihtiyacı duadır ve maalesef insan bunun farkında bile değildir. Duayı o kadar güzel dile getirmiş ki kitabın %90'ının altını çizdim. Her bir cümle, bir eksikliği dile getiriyor. Öyle ki bundan sonra bana "Roma'yı kim yıktı?" Diye soran olursa cevabım şu olur: "Roma'yı duasızlık yıktı." Çünkü; "Bir millet içinde duanın yokluğu, o milletin mutlak çöküşüyle eş anlamlıdır." Çünkü dua; bir milletin zaaflarını telafi eden bir şey değildir, aksine insanın iktidarını güçlendirir. Çünkü dua, yapılanin yanında değil; yapılanın sonrasında yer alır. Yani kısaca, dua bizim zannettiğimiz gibi mertliği, yiğitliği, duyarlılığı, bilinci ve uyanıklığı öldüren yatıştırıcı ve uyuşturucu bir ilaç değildir. Daha yazılacak çok şey var ancak güzel bir duasının bir kesitiyle son veriyorum cümlelerime. Ey Rabbim! Alimlerimize sorumluluk, müminlerimize aydınlık, aydınlarımıza iman, kadınlarımıza şuur, erkeklerimize şeref, yaşlılarımıza bilgi, gençlerimize asalet, hocalarımıza ve öğrencilerimize inanç, uyumuşlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğcilerimize hakikat, dindarlarımıza din, umutsuzlarımıza umut, şairlerimize şuur, zayıflarımıza güç, araştırmacılarımıza hedef, oturmuşlarımıza kıyam, Müslümanlarımıza Kuran, küfürbazlarımıza edep bağışla!
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
6/10
·159 syf.·
2018 50. kitabı
Kitabın ilk giriş kısmındaki 6 sayfalık duayı çok beğendim. tekrar tekrar okudum. Kitabın yazarının sosyolog olması ve bnm sosyolojiden uzak biri olmam ve makale tarzı sevmemem hasebiyle kitabın diğer bölümlerine adapte olamadım. Benim beklentim tasavvuf yönüyle bir kitap olmasıydı. Ama yazarın incelenecek üzerinde düşünelecek sözleri var. Şii olması yönüyle biraz mesafeli okuduğum bir kitaptı belki de bu önyargım sebebiyle kitaba adapte olamadım.
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
Puan vermedi·159 syf.·
2018 23. kitabı
Öncelikle bu kitap yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Yazar; kitapta adından da anlaşılacağı üzere dua konusunu ele almış. Kitabı kabataslak tanıtmakla başlayayım. Kitap; dört bölümden oluşuyor. Birinci
Din
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2025 87. kitabı
Ali Şeriati'nin "Dua"sı: Rahatsız Edici Bir Uyanış Mı, Yoksa Sessiz Bir Devrim Mi?Ali Şeriati, 20. yüzyılın en ateşli İslam düşünürlerinden biri; İranlı bir sosyolog, devrimci ve
1000Kitap
DuaAli Şeriati · Fecr Yayınclık · 20131,181 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.