9,3/10  (15 Oy) · 
87 okunma  · 
19 beğeni  · 
1.091 gösterim
Hac: İstek, niyet ve yönelme, yani hareket ve aynı zamanda hareket yönüdür. Her şey, kendini kendinden, hayatından ve bütün bağlarından koparmakla başlıyor. Yoksa sen, kendi şehrinde sâkin değil misin? Sükûnet mi? Sükûn mu? Hac, sükunun gidişidir. Hayat, hedefi bizzat kendisi olan şey, yani ölüm. Bir tür soluk alıp veren, can taşıyan ölüm. Murdarca yaşamaksa, bir nevî kokuşmuş var oluş. 
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2011
  • Sayfa Sayısı:
    223
  • ISBN:
    9789756004951
  • Çeviri:
    Ejder Okumuş
  • Yayınevi:
    Fecr Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Fatih DOĞANCI 
04 Eyl 13:57 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 8/10 puan

Haccın bir takım somut faaliyetler ve sembolik ritüeller seviyesine indirilmesini kabullenmeyen bakışıyla Şeriati haccı sadece Kabe'ye yapılan bir ziyaret olmanın ötesine taşıyor. Asıl hac yolculuğunun insanın kendi içine olduğunu ve haccı böyle yaşamak gerektiğini muhteşem bir üslup va atmosferde aktarıyor.

Cebrail Öz 
13 Kas 2012 · Kitabı okudu · Puan vermedi

gerçekten haccın gerçek mahiyetini ve tevhidi direnişin asıl yerinin bu mekan yani ibrahimin mekanı olduğunu ve islamın asıl gerçek resminin burada yani hacda ifade edildiğini anlatır..hac ali şeriati için bir uyanma yeridir.....tevhidi mücadeyi anlamak i

lavin 
24 Kas 12:22 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 9/10 puan

A.Şeriati keskin kalemi, eleştirideki sakınmazlığı ve sosyolog olmanın verdiği muhteşem bir analiz yeteneği ile her daim tarafsız olarak yazmış gördüklerini fakat sırf yazdığı için bertaraf edilmiş bir yazar....Hac'ı okurken Şeriati'nin hisleri işledi içime...okuyun...

Ömer Nas 
15 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Bütün Müslümanların hacca gitmeden önce bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.Haccın ehemmiyetini öğrenip hacca gittiklerinde hacdan baya zevk alacaklardır inşallah

Kitaptan 38 Alıntı

Bay X 
23 Mar 01:59 · Kitabı okudu

Bir aydın, kendi halkına karşı; bir Müslüman, imanına karşı sorumluluk duygusu taşır. Müslüman aydın ise iki yönlü bir sorumluluğa sahiptir. O, hem imanının ve aşkın değerlerinin bozulmasından, hem de halkının çöküşünden ızdırap duyar.

Hac, Ali Şeriati (Sayfa 16 - Fecr)Hac, Ali Şeriati (Sayfa 16 - Fecr)
Bay X 
04 Nis 23:01 · Kitabı okudu

Hacerülesved ve Biat
Hacerülesved tarafından başlamalısın tavafa. Buradan girersin dünyanın sistemine, halkın girdabına, insanların arasına. Bir damla gibi yok olur, kalırsın. Kendi yörüngeni bulur, kendi hareketini başlatırsın. "Merkeze” yerleşir, yörüngeye oturursun,
Allah'ın yörüngesine, ama halkın arasında!
Öncelikle Hacerülesved'e dokunmalısın. Sağ elinle Hacerülesved'i sıvazlamalı ve hiç vakit kaybetmeden kendini girdaba atmalısın. Bu taş, "el”in sembolüdür, sağ elin. Kimin eli bu el? Allah'ın sağ eli. "Hacerülesved, Allah'ın yeryüzündeki sağ elidir!” Yalnız bir insan, yaşayabilmek için; yalnız bir kabile, çölde barınabilmek için, kabile reisiyle, kabilelerle antlaşma yapar, kabile reisi veya kabilelere müttefik olurdu. Dostluk anlaşması,
himaye anlaşması yapardı. Fertler, bir iş, bir ülkü adına bir liderle anlaşma yaparlardı. Bu anlaşmanın adı, biat idi. Biat nasıl mı yapılırdı? Şöyle: Bir kabile reisi veya bir liderle biatleşmek istediğin zaman sağ
elini uzatırdın. Reis veya lider, sağ elini, senin sağ elinin üzerine koyardı. Böylece sen ona biat etmiş, onunla müttefik olmuş
olurdun. Geleneğe göre, sen elini biat için bir kimsenin eline koyduğunda, önceki biatlerden kurtulurdun. İşte şimdi büyük seçim anındasın; kendi yolunu, yazgını ve hedefini seçme zamanın gelmiştir artık. Hareketin başlangıcında, kendini terkedip diğerlerinde
gark olmanın eşiğinde, halka bağlanma, toplumla bütünleşme
anında, Allah'la biatleşmelisin. Allah, sağ elini sana uzatmış; sen de sağ elini uzat, O'na biat et. O'nunla müttefik ol. Önceki bütün ittifak, anlaşma ve bağları at, iptal et. Elini, para ve baskı ile,
hile ile biat için uzatmaktan, yeryüzü ilahları, kabile reisleri, Kureyş eşrafı, patronlar ve köşk sahipleriyle anlaşmaktan, evet bunların hepsinden uzak dur; bırak onları, özgür ol.
"Allah 'ın eli, onların ellerinin üzerindedir”! (48/Fetih Suresi 10)
Allah'ın elini, kendi elinin üzerine koy. Bu el, onların elinin üstündedir, senin elinle kendilerine biat alanların elinin üstündedir.
Diğerlerinin biat bağından kurtulup özgürleştin. Allah'a el verdin. "Fıtrat mîsakı”nı yeniledin. Sorumlu hale geldin. Allah'la müttefik oldun. Harekete geç, halka katıl, yörüngeni bul, seçimini yap. Kendini topluma ver. Tavaf zamanıdır, gir öyleyse tavafa!

Hac, Ali Şeriati (Sayfa 62 - Fecr yayınları)Hac, Ali Şeriati (Sayfa 62 - Fecr yayınları)

Senin İsmail'in Kim?
Senin İsmail'in kimdir? Veya nedir?
Makamın mı? Onurun mu? Mevkin mi? Statün mü? Mesleğin mi?
Paran mı? Evin mi?Bağın mı? Otomobilin mi? Ma'şukun mu? Ailen mi?
İlmin mi? Rütben mi? Sanat ve maharetin mi? Ruhaniyetin mi? Alimliğin mi? Elbisen mi?
Adın mı? Namın mı? Şöhretin mi? Canın mı? Ruhun mu? Gençliğin mi? Güzelliğin mi?
Ben nereden bileyim? Bunu sen kendin bilirsin.
Her ne ve kim ise onu sen kendin minaya getirmeli ve Kurban için seçmelisin. Ben sadece onun alametlerini sana söyleyebilirim.
Seni iman yolunda zayıflatan, "gitmek"te olan seni "kalma"ya çağıran,Seni "sorumluluk" yolunda şüpheye düşüren, seni kendine bağlayan ve alıkoyan, gönül bağlılığı,mesaj işitmene, hakikati itiraf etmene izin vermeyen, seni firara çağıran, seni maslahatçı izah ve yorumlara sürükleyen ve aşkı,seni kör eden her şey…
İbrahimsin! Ve İsmaili zaafın seni İblis'in oyuncağı haline getirebilir.
Hayatında şeref, saygınlık, iftihar ve faziletin doruklarında bir tek şey vardır ki onu elde etmek için zirveden inebilir onu kaybetmemek için bütün İbrahimi kazanımlarını yitirebilirsin:
O İsmailindir. İsmailinin bir şahıs veya başka bir şey olması mümkündür; bir durum bir konum, bir zaaf noktası olması imkan dahilindedir.
Ey "Hakk'a teslim olan", "Allah'ın kulu"! Hakikatin senden istediği şey, işte budur. Budur "imanın daveti", "risaletin mesajı".
Bu senin sorumluluğundur, ey "sorumlu insan"!
Ey "İsmail'in babası"! "İsmail'ini öldür"! "Kendi ellerinle kurban et!"

Hac, Ali Şeriati (Sayfa 46)Hac, Ali Şeriati (Sayfa 46)
Bay X 
05 Nis 19:07 · Kitabı okudu

İlmin iyisi kötüsü yoktur. ilimde hizmet ve hiyanet yoktur.
İlimde temizlik ve pislik anlamsızdır. Her zaman ve her yerde
ilim ilimdir, ilim, kâfir ya da Müslüman, halk veya halk düşmanı, hâin veya hizmet eden, kısaca herkes için birdir. Bu kayıt veya şartlar, "şuur”da söz konusudur. İlme, onu kullanan güç yön verir; onu kullanan onunla günah ya da takva oluşturur, barış ya da savaş, adalet ya da zulüm...
Kapitalist bir sistemde bilgi, tam karşıt bir düzendeki bilginin
aynısıdır. Nazi fizikçilerin tabiat hakkında sahip oldukları bilgi, Nazi kurbanı olan fizikçilerin bilgisiyle aynıdır. Halifeye bağlı bir âlimin din hakkında sahip olduğu bilgi ile, halifenin zincire vurduğu âlimin din hakkındaki bilgisi aynıdır.
Birini cellât, diğerini şehit; birini özgürlükçü, diğerini zorba; birini temiz, diğerini pis yapan, "bilgi” değil "şuur”dur.
"Hangi ilim?” sorusunun bir anlamı yoktur. Zira ilim, birdir.
"Nasıl bir bilgi?” sorusu yersizdir. Zira bilginin birden fazla türü yoktur.
Fakat "Hangi şuur?” sorusu cevaplanması gereken bir soru. Hac gerekli cevabı vermektedir:
"Haram şuuru!”

Hac, Ali Şeriati (Sayfa 103 - Fecr yayınları)Hac, Ali Şeriati (Sayfa 103 - Fecr yayınları)
Sümeyye K. 
05 Nis 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Senin özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeni engelleyen, seni eğlendiren, hakikatı duymaktan ve bilmekten alıkoyan, sorumluluk kabul etmektense meşrulaştırıcı sebepler ürettiren ve seni sadece gelecekte senden gelecek yardım için destekleyen ne varsa; işte bunlar onun işaretlerindendir. Onu arayıp bulmalısın. Eğer Allah'a yaklaşmak istiyorsan, İsmail'i Mina'da kurban etmen gerek.

Hac, Ali ŞeriatiHac, Ali Şeriati
Bay X 
23 Mar 01:21 · Kitabı okudu

"İslam, ters dönmüş post elbise gibi giyildi." (Nehcü'l-Belaga, 107 Hutbe'nın
son cümlesi)
Post elbise, hem cins, hem şekil, hem de kullanım yönünden diğer elbiselerden farklıdır. Deri (post) elbise, yüzü en güzel, en sanatkarâne, en çekici, ama
arkası en çirkin, en kara ve en nefret verici olan bir elbisedir. Güzel işlemeli
ve en gösterişli deri elbise, ters giyildiğinde "öcü" olur. Çocukları onunla korkuturlar. (Yoksa çocuklar şimdi bu İslam'dan korkmuyorlar mı? Şimdi insan, deri elbiseyi o yüzünden giyiyor, koyun ise bu yüzünden!

Hac, Ali Şeriati (Sayfa 14 - Fecr)Hac, Ali Şeriati (Sayfa 14 - Fecr)

Victor Hugo'nun ifadesi ile namaz:

"küçük bir sonsuz"un "büyük bir sonsuz" karşısında duruşudur.

Hac, Ali Şeriati (Sayfa 23 - Fecr Yayınevi)Hac, Ali Şeriati (Sayfa 23 - Fecr Yayınevi)

Bütün sermayen “Asır”.
İşin ne? Bütün yaptığın sermayeden yemek!
Hayatının hüneri ne? Zarar etmek; kardan zarar değil, sermayeden zarar: “Hüsran”. “Ve asra andolsun ki insan daima ziyandadır”. Bunun adı da yaşamak oluyor!
Sen şu ana kadar ne yaptın? Güya yaşadın!
Şimdi elinde ne var?
“Kaybettiğim yıllar”!

Hac, Ali ŞeriatiHac, Ali Şeriati

Birini cellat, diğerini şehit; birini özgürlükçü, diğerini zorba; birini temiz, diğerini pis yapan, "bilgi" değil "şuur"dur.

Hac, Ali ŞeriatiHac, Ali Şeriati
Bay X 
05 Nis 18:59 · Kitabı okudu

Yasak meyveye çeşitli anlamlar verilmiştir. Meselâ Tevrat ve bizim rivayet tefsirlerimizden birçoğu, ona "ilim” mânâsı vermişlerdir. Benim -özel bir mânâ-
da- diğer farazi anlamları arasından seçtiğim mana. Şimdi de aynı kanaatteyim. Fakat aslî bir mânâsı ve doğrudan anlamı olarak değil, tabiî ki iltizamî
manâsıyla böyle kabul ediyorum. İslâmî tefsirler, yasak meyveyi veya yasak
ağacı, "haset, buğz ve heva” gibi en süflî mânâdan "Ehlibeyt ilmi ve velayet
makamı” gibi en yüksek mânâya kadar çeşitli biçimlerde yorumlamış, hatta -
buğday mı, elma mı yoksa başka bir şey mi diye- botanik açısından belirlemeye çalışmışlardır. Ben çok basit, sâde ve doğal bir kelimeyle yasak meyvenin, yasak ağacın, "yasaklama” ağacı olduğu kanaatindeyim. Yasak meyveyi yemek veya Kur'an'ın ifadesiyle yasak ağaca yaklaşmak, haddi aşmak, her varlığa kapalı olan bir dünyaya girmek, yani tek kelimeyle "isyan” demektir. Burada iki unsur söz konusudur: "Bilgi ve özgürlük.”

Hac, Ali Şeriati (Sayfa 95 - Fecr yayınları)Hac, Ali Şeriati (Sayfa 95 - Fecr yayınları)
4 /