Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·223 syf.·
2023 9. kitabı
‘Sizi rahatsız etmeye geldim” demiş İranlı sosyolog ve düşünür Ali Şeriati. Dediğini de yapmış, hakikat sözcülüğünün yükünü omuzlarına almaktan hiç geri durmamış ve ömrü boyunca rahatların rahatını
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 08:53
20 'li yaşlarımda okuduğum bir kitaptı. Çok etkilendiğim bir eserdi. "Bir Hacca gitmek nasip olursa muhakkak tekrar okuyup öyle gideceğim." demiştim. HACC çıktı. Fakat salgın nedeniyle bu yıl iptal olabilir. Ya nasip diyelim ama çok şükür kitabı tekrar okuyup notlarımı aldım. İçinden bolca alıntı paylaştım. Bu kitabı gençlik yıllarımda ilk okuduğumda ben de oluşan ilk düşünceyi söylemek incelemem için yeterli olur kanaatindeyim. Hacca gitmeden önce bu eseri okumak zorunlu kılınmalı demiştim ta o zamanlar. Hâlâ aynı kanaatteyim. "Secde"nin ne olduğunu bilmeyen kişi, sadece alnını yere koymuş olur. Bu menasikde ne yaptığını anlamayan kimse, Mekke'den sadece hediyelik eşya getirmiş demektir. Valizi dolu, kendisi boş!
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
Hac
9/10
·223 syf.··
2019 1. kitabı
Sizi Rahatsız Etmeye Geldim. Diyerek kitaba başlayan Ali Şeriatı. Ali Şeriatı ilk defa okudum ve hac ibadeti üzerine ilk defa bir kitap okudum. öncelikle Ali Şeriatı ilk defa okuyacaklar için "Hac" kitabı uygun olur dil açısından. Kendinimi kabe de mina da sefa merve de gibi hissettim. evet o çaresiz haceri o güçlü put kıran ibrahimi ve ismailimi tanıdım bildim. Üç hac ve Bir Umre sonucu anladıklarını not eden Ali Şeriatı gerçek manada oradaymış gibi ve sen ibrahimmişsin ısmail ve hacermişsin gibi yaşatıyor o duyguları.
1000Kitap
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
Senin İsmail’in Kim?
Puan vermedi·223 syf.··
2021 4. kitabı
Heraklitos'un "İnsanın karakteri kaderidir." sözü sıkı bir mukayese yaptırıyor. İnsanlar kaderlerini karakterlerine göre mi yaşarlar? Yoksa kaderlerine göre mi karakterleri şekillenir? Bu soruya cevap verme tercihimiz bile karakterimizi ifşa eder aslında. Şeriati’nin yalnızca 44 yıl süren yaşamı bu soruya en güzel cevabı verir gibidir. Kısa yaşamına büyük bir külliyat sığdıran Şeriati, kitaplarında tıpkı bir doktor gibi reçete sunar okuruna: İnsanın Dört Zindanı (Tespit), Kendini Devrimci Yetiştirmek (Teşhis), Öze Dönüş (Tedavi) Kierkegaard’in Korku ve Titreme’si gibi iyi bir şerh olan Hac kitabında Şeriati; rahatsız eden bir soru sorar yine: “Senin İsmail’in Kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim’in İsmail’i sevdiği kadar sevdiğin bir şey olmalı.” Şeriati, insanı hakikati bilmekten ve duymaktan alıkoyan, özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeyi engelleyen ve insanın sorumluluk kabul etmektense meşrulaştıran sebepler üreten her şeyi İsmail’in işaretlerinden sayar.
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
Şeriati'nin mektubunu da okumayan varsa okusun arkadaslar
Puan vermedi·223 syf.··
2021 29. kitabı
Hac kabeyi gördükten sonra degil, kabeden döndükten sonra başlar diye bir cümlesi vardı.Tüm kitabı unutsam da unutmadıgım nadir cümlelerden biridir.Hayatımızın her alanında gecerli olabilecek ve uyarlanabilecek bir cümledir.Hac kabeden dönünce, namaz camiden cıkınca başlar, cömertlik yoklukta,iyilik kötülükle sınanınca belli olur.Yani sandıgımız gibi olayın icindeyken görev tamamlandı diye yeşil bir tik atmıyor melekler.Asıl olan o erdemi dogru zamanda ve uzun vadede davranışlarımıza aktarabilmek..
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2018 07:29
İlk defa hac ibadeti üzerine yazılmış bir eser okudum ve okurken acaba bu eserin üzerine çıkmayı başarmış bir yazar olmuş mudur diye düşünmekten kendimi alamadım. Yazdıkları İle çoğu zaman eleştirilerin hedefi haline gelen Ali Şeriati bana göre hac ibadetine çok farklı bir pencereden bakmış. Bir yazarın her yazdığını kabul etmek veya benimsemek zorunda değilsiniz. Bu noktada bu kitabın kendi adına hakkının teslim edilmesi gerek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her hacı adayı veya hacca gitmeyi düşünen insanın gitmeden önce bu kitabı okuması gerek diye düşünüyorum. Başından sonuna kadar kitabı okurken Mekke'nin her bölümünde sanki hac ibadeti yapıyormuş gibi hissederek okudum. Bir arayışın, aradığını bulmanın, teslimiyetin ve topluluk içinde bir olarak Allah'a ulaşmanın ne anlama geldiğini, bu önemli ibadetin içinde neler neler gizli olduğunu ilk kez düşünerek irdeleme fırsatı buldum. İhrama girip tüm dünyevi maddeleri arkamda bıraktım. Aynaya bakma, kendimi görme.. Benliğini ve cismaniliğini unut. Hacer'i ve İbrahim'i anla. Kurban etmen gereken İsmail'ini bul. Benim İsmail'im neydi acaba? Bunlar içimde sürekli sorduğum beynimde dört dönen düşüncelerdi. Fazlasıyla etkilendim."Ben kimim?" sorusuna cevap arayan herkesin okumasını tavsiye ederim.
Felsefe
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
9/10
·223 syf.·
2018 135. kitabı
"Sizi Rahatsız Etmeye Geldim" 'Ali Şeriati Okuma Etkinliği' ( #29822422 ) adı altında düzenlemiş olduğumuz programda, bilerek ve isteyerek bu kitabı
Etkinlik
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
10/10
·223 syf.·
2020 93. kitabı
Şeriatinin Hac kitabı yeryüzündeki müslümanlar için İbrahimin Kabe’sini kıyama duruşun sıfır noktası olarak ele alır... Hac yeryüzündeki rabbe karşı duran tüm fikirlerin anti tezidir...O kıbleye dönmeyi sadece bir ibadetin istikameti olarak değil ümmetin aynı Ufuk’ta buluşması olarak ele alır. Metafor olarak Hac ile taklidi imanın bir cüzi olarak Hac arasındaki unuttuğumuz manaya çağırır... adeta Kabe’ye ümmetin ruhunu yeniden üfler...
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2012 1. kitabı
gerçekten haccın gerçek mahiyetini ve tevhidi direnişin asıl yerinin bu mekan yani ibrahimin mekanı olduğunu ve islamın asıl gerçek resminin burada yani hacda ifade edildiğini anlatır..hac ali şeriati için bir uyanma yeridir.....tevhidi mücadeyi anlamak i
Felsefe
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma
Puan vermedi·223 syf.··
2021 25. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 23:56
Hacca gitmeden önce tekrar okumaya niyetlenerek kapattım kitabı. Hac semboller ile örülmüş ve İslam dininin en bir arada ve en bireysel yapılan ibadeti. Bir yandan mali bir ibadet fakat oraya ayak basarken bütün sahip olduğumuz dünyalıkkardan arınmamız gerek. İslam'ın dünü, bugünü ve yek vücut ümmeti ile idrak edilen büyük ibadet. Bu ibadete Ali Şeriati'nin gözünden bakmak güzeldi. Yer yer sahip olduğu düşünce kalıplarını bir yerlere oturtmaya çalıştığını düşünsem de bu dini/manevi tecrübede doğal karşılanabilir. Kutsal üzerine bir i'malifikir.
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,633 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.