Adı:
Hac
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004951
Çeviri:
Ejder Okumuş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Hac: İstek, niyet ve yönelme, yani hareket ve aynı zamanda hareket yönüdür. Her şey, kendini kendinden, hayatından ve bütün bağlarından koparmakla başlıyor. Yoksa sen, kendi şehrinde sâkin değil misin? Sükûnet mi? Sükûn mu? Hac, sükunun gidişidir. Hayat, hedefi bizzat kendisi olan şey, yani ölüm. Bir tür soluk alıp veren, can taşıyan ölüm. Murdarca yaşamaksa, bir nevî kokuşmuş var oluş. 
"Sizi Rahatsız Etmeye Geldim"

'Ali Şeriati Okuma Etkinliği' ( #29822422 )
adı altında düzenlemiş olduğumuz programda, bilerek ve isteyerek bu kitabı seçtim. Çünkü toplum tarafından içi boşaltılmış, mahiyetini, anlam ve önemini yitirmiş bulduğum bir ibadet biçimidir 'HAC'...! Bu kitabıyla içeriği boşaltılmış olan 'Hac' ibadetini; Doktor'un bakış açısından birkaç alıntı ile sizlerle de buluşturmak istedim. İnceleme uzun olmasın diye; 'İslam Ekonomisi'ne yaptığım incelemede 'Ali Şeriati' adına birkaç nüshaya yer vermiştim dileyen ordan okuyabilir;
( #29705793 )

"Hiçbir Müslüman, hac menâsikini bu kitaba göre öğrenmekle yükümlü değildir. Menâsik, fıkhi bir risale değil, fikri bir risaledir. Benim tek yaptığım, hac menâsikini yorumlamaktan ibarettir." Üstad nedense belirtmek istemiş ... (!)

"Hac mı? Hac, O'na dönüşün bir göstergesidir; O, mutlak ebediyettir; O, sonsuzdur. O'nun sırrı, ucu bucağı yoktur." Ve en temel 'eğer'leri daha söylemedim diyerek; "Bu hac, tıpkı tabiat gibidir, İslam'ın bizzat kendisidir, özüdür, İslâm'ın 'kelime'yle değil, 'hareket'le anlatılan özüdür. 'Müteşabih' bir olgudur, hac."
"Burada her şey niyete* bağlıdır. Hac tamamen niyettir"
*Tabi niyetin anlamından uzaklaştırılmayanına...

"Zaman, buluşma zamanı. Pis, zelil, utanç verici ve hakir hayatın sıkıcılığından, yani dünyadan, boğucu ve kapalı ferdiyet kafesinden, yani nefsinden kendini kurtar: Ona yönel, insanın ebedi hicret adresine, Allah'a doğru sonsuz insan olmaya: Haccet!"
"... kendinin 'beni olmak'tan kurtul, halk ol insanlar ol. Bir zerre ol, zerrelere karış; katre ol, deryada kaybol..." demiş ve bizleri buna davet etmiştir. Dalgıcın okyanusun derinliklerine dalarak çıkardığı inci gibi halkla omuz omuza ve tek başına! Ne muhteşem bir şey!

Kitap, okuyucuyla hasbihalini de dahil edersek 4 ayrı bölümden oluşuyor. Bölüm başlıkları altında Hac ibadetinin merhaleleri, dolu dolu Tevhidi mücadele örnekleri ( tabi Şeriati'nin o muhteşem bakış açısıyla getirdiği yorumlamalarıyla ), Kur'an'dan, Hz. İbrahim'in kıssalarıyla zenginleştirilmiş, günümüz koşullarındaki tüm hengamelerimizi göz önünde tutarak hac ibadetini muhteşem bir bilinçlilikle tasavvur etmiş. İnceleme de yer vermek istediğim çok husus vardı; lakin uzun olunca okumaktan cayabiliyoruz. Ama, öyle umuyorum ki sizler de bu kitabı okuyarak bunlara ulaşmak isteyeceksiniz. Sizlere ulaştırmak istediği güzel bir mesajı daha var Şeriati'nin;

"Ve sen ey benim okurum! Sen de sanıyorsun ki benim hac hakkında söylediklerim, haccın bütün anlamını kapsamaktadır veya haccın manası, burada söylediğim şeylerden ibarettir. Oysa durum böyle değildir. Bu noktada benim iddam şudur: Burada söylediklerim, benim hacdan anladıklarımdır. Sen de başka bir şekilde anlamaya çalış..."

Bir de unutma der;

"Düşman hep silah değil, ordu değildir; her zaman dışarıdan, hep aşikâr degildir. Bazen düzendir, bazen duygudur, bazen düşüncedir, bazen mülkiyetttir, bazen yaşam biçimidir, bazen çalışma yöntemi, bazen düşünce tarzıdır. Bazen iş aleti, bazen üretim biçimi, bazen de tüketim türüdür. Bazen kültürzedelik, bazen kültürel sömürü, bazen dini eşşekleşme, bazen de sınıfsal sömürüdür. Bazen toplumsal ilişki mekanizmaları, bazen görünmez örümcekvâri propaganda şebekesidir. Bazen modern dünyacılık, bazen bürokrasi, teknokrasi ve mekanizmdir. Bazen şovenizm, nasyonalizm ve ırkçılık; bazen nazizm, şahsiyet seviciliği, burjuvazinin para tutkusu ve militarizmin güce bel bağlamasıdır. Bazen epikürizmin hazcılığa tapıcılığı, idealizmin zihniyetçiliği, materyalizmin somutçuluğu, romantizmin sanatsal estetik çıkığı ve duyuculuğu, egzistansiyalizmin hiççiliğidir. Bazen sufice ruhçuluk, ruhbanca zühtçülük, ırkçılığın toprak ve kancılığı, faşizmin kahramancılığı ve devletçiliği, individüalizmin ferdiyetçiliği, sosyalizmin toplumculuğu, komünizmin ekonomiciliği, felsefenin akılcılığı, irfanın duyguculuğu, maneviyatçılığın dünyacılığı, idealizmin mevhumculuğu, realizmin mevcutçulluk ve gerçekçiliği, tarihi determinizmin kanunculuğu, kaderciliğin iradeciliği; bazen Freudizmin şehvetperestliğidir. Bazen ekonomizmin mideciliği, bazen biyolojizmin içgüdücülüğüdür. Bazen küfrün dünyaperestliği, bazen dinin ahiretçiliği ve hatta bazen bilimciliğin laubali bilim düşkünlüğüdür."

İçerisinde konu haricinde de muhteşem öğütler barından bu kitabı, özellikle de 'Hac'cetmeyi düşünenlerin, gitmeden önce okunmasının fazlasıyla fayda sağlayacağına inanıyorum. Okumayı düşünenler için Allah zihin açıklığı ve kavrama kabiliyeti versin, incelemenin sonunu getirenleri de sevgiyle kucaklıyorum.
(Kitabın içinden biraz bilgi sızdırdım) Yaşadığım toplumda hac ibadetine şu bakış açısı var. "Hac ibadetinden sonra günahları affoluyor. Bana içi boşaltılmış, bir düşünce gibi geliyordu. Ali şeriati bunu şöyle anlatır . eski kabilelerde kabile reisleri biri birine biat ederken üstün olan diğerinin elinin altına koyar ve diğer kabilerlele yaptığı anltlaşmaları fes eder onun buyruğunun altına girer .hacerül esvet taşı yeryüzünde Allahın sembolik olarak elidir diyor. Ben tamam burdan şunları çıkarabiliriz . Allaha burda çok büyük tövbe ediyoruz . Allahım senin dışında hiçbir şey tapılmaya itaat edilmeye laik değil. Makama paraya koltuğa partilere -izmlere hepsine artık itaat etmeyeceğim yanlızca sana kulluk edeceğim diyorum . ve. Allah la arama giren tüm putları yıkıyorum .Tüm putlarla olan anlaşmamı bitiriyorum.

Tövbemiz güzelde hacca bu niyetle mi gidiyoruz ????

Daha ayrıntılı bilgi için muhakkak okuyun ....
İlk defa hac ibadeti üzerine yazılmış bir eser okudum ve okurken acaba bu eserin üzerine çıkmayı başarmış bir yazar olmuş mudur diye düşünmekten kendimi alamadım. Yazdıkları İle çoğu zaman eleştirilerin hedefi haline gelen Ali Şeriati bana göre hac ibadetine çok farklı bir pencereden bakmış. Bir yazarın her yazdığını kabul etmek veya benimsemek zorunda değilsiniz. Bu noktada bu kitabın kendi adına hakkının teslim edilmesi gerek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her hacı adayı veya hacca gitmeyi düşünen insanın gitmeden önce bu kitabı okuması gerek diye düşünüyorum. Başından sonuna kadar kitabı okurken Mekke'nin her bölümünde sanki hac ibadeti yapıyormuş gibi hissederek okudum. Bir arayışın, aradığını bulmanın, teslimiyetin ve topluluk içinde bir olarak Allah'a ulaşmanın ne anlama geldiğini, bu önemli ibadetin içinde neler neler gizli olduğunu ilk kez düşünerek irdeleme fırsatı buldum. İhrama girip tüm dünyevi maddeleri arkamda bıraktım. Aynaya bakma, kendimi görme.. Benliğini ve cismaniliğini unut. Hacer'i ve İbrahim'i anla. Kurban etmen gereken İsmail'ini bul. Benim İsmail'im neydi acaba? Bunlar içimde sürekli sorduğum beynimde dört dönen düşüncelerdi. Fazlasıyla etkilendim."Ben kimim?" sorusuna cevap arayan herkesin okumasını tavsiye ederim.
Ben iki üç yıl önce Hac farizasını yerine getirmek için gittiğimde uçakta okudum ve haccımı hac olarak yaptığımı anladım ruhumda müthiş bir devrim oluştu gerçekten...
gerçekten haccın gerçek mahiyetini ve tevhidi direnişin asıl yerinin bu mekan yani ibrahimin mekanı olduğunu ve islamın asıl gerçek resminin burada yani hacda ifade edildiğini anlatır..hac ali şeriati için bir uyanma yeridir.....tevhidi mücadeyi anlamak i
Haccın bir takım somut faaliyetler ve sembolik ritüeller seviyesine indirilmesini kabullenmeyen bakışıyla Şeriati haccı sadece Kabe'ye yapılan bir ziyaret olmanın ötesine taşıyor. Asıl hac yolculuğunun insanın kendi içine olduğunu ve haccı böyle yaşamak gerektiğini muhteşem bir üslup va atmosferde aktarıyor.
Müslümanların büyük çoğunluğunun en uzak olduğu ibadettir hac. "Gitmeyi düşünmüyorum" denilemez de "Allah nasip kısmet ederse" denilir, belirsiz bir zamana ertelenir. Yanlış da değil aslında. Çünkü anlaşılması güç bir ibadet.
İmam-hatip ve ilahiyat eğitimime rağmen ben de haccı bu kadar güzel anlayamamıştım bu kitabı okumadan önce. İbadetin her bir evresi ruhuyla anlatılmış.
Okumadan önce "Ali Şeriatî Şiî ama" gibi mantıksız bir önyargınız varsa sizi biraz rahatsız edebilir açıkçası ama Şeriatî bizi rahatsız etmeye geldiğini kendisi de itiraf ediyor zaten :)
Hacca giden her Müslümin okuması gereken bir el kitabı diyebiliriz.
Tabularimizi yikiyor .. ezberlerlerimizi bozuyor .. hatta Hacca gitmeden bile şeytani Taşlamayı öğretiyor .
A.Şeriati keskin kalemi, eleştirideki sakınmazlığı ve sosyolog olmanın verdiği muhteşem bir analiz yeteneği ile her daim tarafsız olarak yazmış gördüklerini fakat sırf yazdığı için bertaraf edilmiş bir yazar....Hac'ı okurken Şeriati'nin hisleri işledi içime...okuyun...
Yeteri miktarda parası bulunan bütün Müslümanların üzerine farz olan bir ibadettir Hac.

Farziyetine binaen her yıl milyonlarca hacı Kabe-i Muazzama'yı ziyaret ederken ne yazık ki bir kaç ritüel dışında haccın mahiyeti anlaşılmamaktadır.

Ali Şeriati bu eserinde haccı özellikle taşıdığı misyon ile anlatmaya ve farizaların arka planında yatan gerçekleri hatırlatarak hacı adaylarına bir mesaj ve şuur vermektedir.
Bütün Müslümanların hacca gitmeden önce bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.Haccın ehemmiyetini öğrenip hacca gittiklerinde hacdan baya zevk alacaklardır inşallah
Hac ibadetini ilmihal kitaplarından degil ali şeriatinin hac adlı eserinden okumalisiniz boylece sadece uygulamalari degil uygulamanin otesinde dusunce,zihniyet,mantik,arayis,iman ile yogrulmus bir ilim elde edersiniz
Shandel'in ifadesiyle:

"Günümüz insanı için büyük tehlike atom bombasının patlaması değil, insan mahiyetinin başkalaşması, beşer türünün "insansızlaştırılması"..."
Ali Şeriati
Sayfa 197
Fakat Gide'nin ifadesiyle;
"Azametin, baktığın şeyde değil, bakışında olması için uğraş."
Ali Şeriati
Sayfa 99
“Senin alın yazın öyle bir metindir ki ...eğer bilmezsen , bir yazarın elleri yazar, bilirsen kendin(!) “
Ali Şeriati
Sayfa 123
"Allah, güzergâhının son noktası değildir. Senin seferin, ebedi hicretin, bir yol üzerinde süredurur."
Ali Şeriati
Sayfa 29

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hac
Baskı tarihi:
Eylül 2011
Sayfa sayısı:
223
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004951
Çeviri:
Ejder Okumuş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Hac: İstek, niyet ve yönelme, yani hareket ve aynı zamanda hareket yönüdür. Her şey, kendini kendinden, hayatından ve bütün bağlarından koparmakla başlıyor. Yoksa sen, kendi şehrinde sâkin değil misin? Sükûnet mi? Sükûn mu? Hac, sükunun gidişidir. Hayat, hedefi bizzat kendisi olan şey, yani ölüm. Bir tür soluk alıp veren, can taşıyan ölüm. Murdarca yaşamaksa, bir nevî kokuşmuş var oluş. 

Kitabı okuyanlar 168 okur

  • Promethe
  • Eda Aras
  • Serap Arslan
  • Gökhan Uzundere
  • Musa Güner
  • Kalu Bela
  • Hatice Poyraz
  • Nilgün Gedikli
  • Cezmi şeker
  • Fatma

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.5
14-17 Yaş
%2.7
18-24 Yaş
%19.2
25-34 Yaş
%42.5
35-44 Yaş
%17.8
45-54 Yaş
%9.6
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.3
Erkek
%54.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.8 (20)
9
%17.6 (6)
8
%14.7 (5)
7
%2.9 (1)
6
%0
5
%5.9 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0