1000Kitap Logosu
Ejder Okumuş

Ejder Okumuş

Yazar
Derleyen
Çevirmen
Editör
BEĞEN
TAKİP ET
92
Okunma
25
Beğeni
2.441
Gösterim
Unvan
Türk Yazar, Akademisyen, Çevirmen, Editör
Doğum
Kahramanmaraş, Türkiye, 1967
Yaşamı
1967 yılında Kahramanmaraş'ta doğdu. 1988’de Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1989-1994 yılları arasında İstanbul ve Kahramanmaraş’ta öğretmenlik yaptı. 1995’te Selçuk Üniversitesi’nde yüksek lisansını, 1999’da Marmara Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Hâlen, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde öğretim üyesidir. Yayımlanmış bazı eserleri şunlardır: Türkiye’nin Laikleşme Serüveninde Tanzimat (İnsan Yayınları, 1999)/ Gösterişçi Dindarlık (Ark Kitapları, 2005, 2. bs.)/ Toplumsal Değişme ve Din (İnsan Yayınları, 2006, 2. bs.)/ Kur’ân’da Toplumsal Çöküş (İnsan Yayınları, 2006, 3. bs.)/ Dinin Meşrûlaştırma Gücü (Ark Kitapları, 2005)/ Kur’ân’da Kur’ân (Ark Kitapları, 2006, 3. bs.)/ Osmanlı’nın Gözüyle İbn Haldun (İz Yayıncılık, 2009, 2. bs.)
575 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Cihan imparatorluğu Osmanlı devletinin nasıl fikirle çöktüğünü ve modern bir devlet olan Türkiye cumhuriyetinin hangi fikirlerle ortaya çıktığını anlatan bir kitap. Müellife çok teşekkür ederim ki aklımdaki bir çok boşluğu doldurmuştur. Bugünü anlamak adına dünü çok iyi bilmek gerekiyor. Bu kitapta bunu çokça sağlıyor.
Türkiye'nin Laikleşme Serüveninde Tanzimat
Okuyacaklarıma Ekle
327 syf.
·
33 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Gösterişçi dindarlık, insanın samimi olarak, inandığı gibi değil, çeşitli hesaplarla başka insanların hoşuna gidecek biçimde hareket etmesidir. Gösterişçi dindarlıkta asıl vurgu, dindar olarak, dindarlık adına ve dindarlık temelinde gösteriş yapmaktır. Yazar,sosyal bir ilişki biçimi olarak gösterişçi dindarlığı gözlemlemiş ve detaylı şekilde maddelere yer vermiş..Bu kavramın oluşumunda ve gelişiminde genel olarak sosyal nedenlerin rol aldığını düşünebiliriz.Hem psikolojik bakımdan (biçime ve niceliğe önem verme, farklılıkları kabul etmeme, baskı, kınama, korku, dışlanma, tutuculuk,meşrûluk, kimlik bunalımı, damgalanma, ödül ve ceza, manipü- lasyon, sosyal kontrolün etkisizliği, güvensiz ortam, sosyal tabaka ve statü, güçlenme endişesi, kabul edilmeme korkusu, uyum problemi, anomi ve yabancılaşma)hemde fıtrata aykırı olan kötü ahlak ve belli bir menfaat(zenginlik,mal,mevki, itibar, statü, tatminkarlık ) üzerine ortaya çıkabilir.Bu tip kişileri ayırt etmek için olsada Kur'an'da örnekler veriliyor.(3/119),(2/204),(63/1),(9/54),(4/142),(107/5-6)... Ayrıca gösterişçilik olgusuna dinlerin bakışı da sert olmuştur.İncil gösterişle yapılan ibadetin her türlüsünü(Matta/6,1-2) örneğin gösterişle sadakayı (Matta/6,1-4), gösterişle dua etmeyi(Matta/6,5-7)ve gösterişle orucu(Matta/16,16-18) redder, kötüler ve yasaklar.(Kur'an'da aynı şekilde riyanın her türlüsünü reddetmiştir. Toplumda insanların her cübbeliyi, çarşaflıyı,çok ibadet edeni dindar sanması, sözüne araştırmadan,sorgulamadan inanması da bundandır.Hele ki şeyh (Allah dostu) denilip yada(peygamberin soyundan) denilerek kutsallaştırması ve Allah'a ortak koşması da buna sebeptir.Her insanın mutlaka okuyup tefekkür etmesi gereken bir kitap
Gösterişçi Dindarlık
Okuyacaklarıma Ekle
192 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Eserde çok güzel bazı tespitler bulunmaktaydı. Örneğin 1- II. Mahmut’un Yasincizade Abdulvahap Efendi’yi yaptıkları yenilikleri muşrulaştırması için ona eser yazdırması. 2- Osmanlı yenilikleri çerçevesinde Cedid kelimesinin yerine ve yenilik kelimesinin yerine daha çok İslami kavramların vurgulanması Asâkir-i Muhammedîye gibi Lakin eserde pek çok eksiklerinde olduğunu dile getirebilirim. Çünkü asıl konusuna çok az değinip bilindik konulara çok sık değinmiş. İstanbul’u defalarca feth etmenin lüzumu yok. Asıl konusu olan dini meşrulaştırım konusuna az değindiği belli. Eksik bulduğum konular 1- Osmanlı Devleti’nin dağılma döneminde balkanlarda yaşayan Müslümanları himaye etmeye çalışması ve bunun dini meşruiyet ile bağlantısı(sadece kırım’da yaşayan Müslümanların himayesine değinilmiş) 2- Yavuz Sultan Selim’in İdris-i Bitlisî aracılığıyla doğudaki Kürtleri Osmanlıya bağlamaya çalışmasında dini Meşruiyetin rolü 3- Osmanlı Hanedan Aile sinin giydikleri kiyafetleri ve bunların dini meşrulaştırım üzerindeki etkisi 4- Osmanlı devletinin kuruluş sürecinde Gazıyan-ı Rum’un ve Gaziliğin Osmanlıya Dini meşruiyet bağlamında etkisi 5- Batıda Müslüman denilince akla Türklerin gelmesi ve bunun Osmanlı’da dini meşruiyete etkisi. 6- Batılı seyyahların Osmanlı Hanedan ailesinde veya Osmanlı halkında gördükleri dini devlet olgusu Gibi konuların eserde işlenmesini isterdim. İnşallah ikinci baskıda bu konulara değinilir.
Osmanlı'da Dini Meşruiyet
Okuyacaklarıma Ekle
384 syf.
Zamanın toplumsal gerçekliğinin ele alınıp anlaşılmaya çalışıldığı bu kitapta, toplumsal bir gerçeklik olarak zamanın, insanlar için hayatî bir önem taşıdığı vurgusu öne çıkmaktadır. Gerçekten de zaman, sosyal hayatın ayrılmaz bir boyutudur. Toplum, zamanla o derece irtibatlıdır ki, sadece değişim geçirirken zamansallık sergilemez; toplumun zamansallığı, toplumsal değişimle sınırlandırılamayacak derecede toplumla geniş boyutlarda ilintilidir. Zaman, toplum açısından sadece tarih ve değişim için değil, durağanlık ve istikrar, hatta düzen için de merkezî bir öneme sahiptir; zamansal bir düzen olmaksızın toplumda düzen olması düşünülemez. Demek ki zaman, sosyal hayatımız için sadece süreç bakımından değil, aynı zamanda düzen bakımından da önemlidir; sadece değişim açısından değil, aynı zamanda istikrar ve rutinizasyon açısından da gereklidir. Çünkü zaman, toplumun, toplumsal hayatın kurucu unsurlarındandır. Esasen zaman, toplumun, toplumsal hayatın yazgısıdır. Toplum, zaman içinde, dünya zamanı içinde var olur, varlığını sürdürür. Toplumların, medeniyetlerin ve kültürlerin bir zamansal kapasiteleri veya alanlarından bahsedilebilir. Gerçekte toplumlar, medeniyetler, kültürler, toplumsal varlıklar, örneğin aileler, dinî grup ve cemaatler, siyasal gruplar, ekonomik organizasyonlar, uluslar, meslek grupları vs. hayatlarını, sosyal zaman veya sosyo-zamansal düzen içinde düzenlerler. Görüldüğü gibi zaman toplumun varlığının ve dolayısıyla sosyal hayatın vazgeçilmez bir merkezî boyutunu teşkil etmektedir. Sonuçta bütün toplumların ayırt edici yönleri, onların "kendi" zamanlarında aranıp bulunabilir. Bu böyledir; çünkü her toplum, kendi zamanını üreterek, kendi zamanında yaşayarak ya da kendi zamanlarının hükmüne girerek varlığını sürdürür. Kendi zamanını üretmeyen, kendi zamansal evrenini meydana getirmeyen bir toplum, başkalarının, başka toplum veya devletlerin zamanlarında yaşamaya mahkûmdur. (Tanıtım Bülteninden)
Zamanın Toplumsal Gerçekliği
Okuyacaklarıma Ekle
240 syf.
·
Puan vermedi
Faydalı bir kitap ancak çokça tekrarlara yer verilmiş. Ayrıca bu alanda yazılan diğer eserlerle kıyaslandigida dini açıdan oldukça defansif bir dille yazılmış ancak yine de faydali bir kaynak
Toplumsal Değişme ve Din
Okuyacaklarıma Ekle
192 syf.
·
3 günde
Herkesin gözünden Kuran’ı merak ediyoruz ancak Kuran’da Kuran’ı merak ediyor muyuz ? Kitapın kapağını okuyana kadar açıkçası kendime hiçbir zaman bu soruyu sorduğumu veya merak ettiğimi hatırlamamam bana kitabı okumaya teşvik etmesi için yeterliydi. Yazarın da böylece ilk kitabını okumuş ve beğenmiş oldum. Her seviyeden okuyucuların da çok rahat bir şekilde anlayacağı sade bir dil kullanarak merakımızı gideren ve bilgilendiren bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kur'an'da Kur'an
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.