·
Okunma
·
Beğeni
·
1.683
Gösterim
Adı:
Öze Dönüş
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004722
Kitabın türü:
Çeviri:
Ejder Okumuş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Batı'nın, bütün insanları, öz kültürlerinden, üretken, dinamik, heyecan dolu ve kendini arayan vasıflarından uzaklaştırıp yalvaran, dilenen, zelil ve taklitçi köleler durumuna getirmesi karşısında bugün ne yapmak gerek? Tek çare öze dönüştür. Eğer bu dönüş ırka olursa rasizm olur, faşizm olur, nazizm olur, bir tür ahmakça cahiliye şovenizmi olur. Ben ırka dönmek istemiyorum, insanları kana ve toprağa tapmaya sürüklemek istemiyorum. Yüz yirmi dört bin peygamber gelip bu mağrur ve kötü düşünceli beşeri, mutlak güzellik sahibi Allah'a kulluğa davet etmişlerdir. İnsan kulak vermiyor. Söz konusu ettiğimiz öze dönüş bizzat toplumun ruh ve vicdanındaki mevcut öze dönüştür. Bu, canlı bir özdür. Hâlâ yaşayan, hayat ve hareket sahibi bir öz. Acaba bu öz dinî bir öz müdür? Evet İslamî bir özdür. Peki hangi İslam?
344 syf.
·24 günde·Puan vermedi
Okuduğum 3. Ali Şeriati kitabı... Bütün kulliyatını okumak isteği uyandıran bir kitap oldu bu. Toplumsal meselelere, felsefeye, siyasete, taasuba ve yozlaşmaya kısacası insanı ilgilendiren herşeye ustaca değinerek hepimizin her gün şahit olduğu ancak fark edemediği satır aralarında kalmış tüm beşeri sıkıntıları ve kapitalizmin başımıza ördüğü çorapları mükemmel bir şekilde anlatmış Şeriati. Kısacası bu konulara ilgisi olan herkese tavsiye edeceğim bir kitap. Şimdiden iyi okumalar.
344 syf.
·Puan vermedi
Bulanmış bir suyun içinde önümüzü görmüyoruz.Dost kisvesi adı altında kulağımıza gelen seslere yöneliyor girdaplar giriyor aldatiliyoruz.Onca kelime öğrendik . Yetmedi farkli dillerde farklı lehçelerde farklı kultürleden kelimeler öğrendik. Kelimeler evet kelimeler ne anlama geliyordu. Anlayamadik"George Orwell diyordu ya kelimeler yeni anlamlar kazanmis. Önce kelimeleri çalmislar sonra anlanmalarini.Her kulağa hoş gelen sözlere aldaniyoruz.Her kendine kurtarıcı vazfi yükleyen aldatıyordu bu kelimelerle .Her ortaya atılan yeni fikirler bize berrak su gibi gosterilip midemizi donduruyor bizi öldürüyor.Bize kan kusturuyordu.Sözün özü bir bulanmis zehirlenmis bir nehrimiz var . Hayat kaynağımız bu nehirdir . Kaynağına gitmeliyiz yoksa tüm çabalar sonuçsuz kalır. Kaynağına ulaştığımızda öz ordadir. Zehri ordan temizlesek herkes ordan suyu içecek herkes mutluluğa erişecek.
Artik Öze dönmeliyiz

-Bay_X(öze dönüş için)

Uzun bir aradan sonra kitabı bitirebildim. Bi dönem ara verdim. Bir ara okumayı yarım bıraktım. Ben bile bir kitap için kitaba dönmekte bu kadar uğraş verdiysem. Öze dönüş te o denli meşakkatli bir iş.
Yine üstad Ali Seriati beni, bizi rahatsız edici düşünceler söylemler sarf etti.(sizi rahatsız etmeye geldim der ). Bu sefer öze dönüş için rahatimizi bozmamizi gerektiğini söyledi.Bu adam niye rahatsız ediyor kötü biri mi diye düşünenler . Hayır hayır !! bu farklı bir rahatsızlık rahat içinde yaşıyorsak diğer insanlar izdirap içinde ise rahatsız eder. Rahatsızlığı bu . Tolstoyun deyimiyle “Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın.” . Ali şeriati de Kim daha fazla insansa, daha fazla dertlidir. Adamın derdi dertlilere dertlenmesi,dertlilerin dertlerine derman olması.Bu ancak önümüze dönmekle mümkün peki ya özümüz ne ? Ben yine üstadın öz dediği şeyi kendi deyimiyle kendi kalemiyle yazayım .

(Defalarca okuduğum Kitabın arka kapağıdir)
Batı'nın, bütün insanları, öz kültürlerinden, üretken, dinamik, heyecan dolu ve kendini arayan vasıflarından uzaklaştırıp yalvaran, dilenen, zelil ve taklitçi köleler durumuna getirmesi karşısında bugün ne yapmak gerek? Tek çare öze dönüştür. Eğer bu dönüş ırka olursa rasizm olur, faşizm olur, nazizm olur, bir tür ahmakça cahiliye şovenizmi olur. Ben ırka dönmek istemiyorum, insanları kana ve toprağa tapmaya sürüklemek istemiyorum. Yüz yirmi dört bin peygamber gelip bu mağrur ve kötü düşünceli beşeri, mutlak güzellik sahibi Allah'a kulluğa davet etmişlerdir. İnsan kulak vermiyor. Söz konusu ettiğimiz öze dönüş bizzat toplumun ruh ve vicdanındaki mevcut öze dönüştür. Bu, canlı bir özdür. Hâlâ yaşayan, hayat ve hareket sahibi bir öz. Acaba bu öz dinî bir öz müdür? Evet İslamî bir özdür. Peki hangi İslam?
344 syf.
·10/10
Toplumu ve özünü tanımak isteyenler için de Öze Dönüş "doğru" kitaptır. Zira kitabın son bölümünde Üstad bu konu üzerinde durmuş, bireyi toplumun özü olarak ilan etmiştir. Yani duanın tekamül halkasında en mütekamil varlığın ve yaratıklar arasında şu dört özelliğe sahip tek varlığın insan olduğunu açıklar: 
1-Bilgi 
2-İrade 
3-İdeal 
4-Yapabilirlik 

İnsanı doğaya egemen kılan gücün bu özellikler olduğunu Şeriati söyler. “Bu dünya görüşünde insanın sorumluluğu, duygusal, zihinsel ve ahlaki değil belki, mantıklı ve özgün bir gerçektir. İnsanın sorumluluğu mutlak irade sahibi olan Allah karşısındadır.” 

İnsan Allah’a, insana ve kendine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmeli, yüklendiği, ”İlahi emanet” doğrultusunda hareket etmelidir. 

Şeriati, tüm kitaplarında değindiği sorunları adeta bu kitabında toplar. "Öze Dönüş" sanki bir ”Şeriati Külliyesi”dir. Diğer kitaplarının hem özeti hem de hepsinde sorguladığı hususları açık bir şekilde ele aldığı bir öz kaynak gibi de diyebiliriz. Modernizm, Marksizm, Siyantizm, Aydın, Sömürgecilk kavramlarına yabancı olanların okuduğunda büyük bir aydınlanmaya muhattab olacakları bir eser. 

Hâsılı, insanın kendisine karşı, toplumuna karşı bakışını değiştiren Öze Dönüş, adı ile müsemma olup özünü tanımak isteyenlerin okuyabileceği ilk kitaplardan biri. 
344 syf.
·9/10
Son iki ay içinde üçünçü Ali Şeriati kitabı da bitti. Ali Şeriati'yle uzun zaman süren bir ayrılık yaşamışız. Bayağı özlemişim. Kitap sosyalizm , kominizm üzerine yoğun eleştiri içeren bir kitap.
Bunu yaparken İslam'ın özüne göndermeler yapıyor.
Ayrıca Avrupalı egzistansiyalistleri de bir incelemiş.
Ali Şeriati'nin Avrupa'da kaldığı dönemde incelediği çağdaş felsefi kuramlar yoğun incelenmiş.
Özellikle sosyalist fikirlerleri dönemin ünlü Avrupalı hocalarından ders almış Doğulu bir öğrencinin ve sonradan dinler tarihi olmuş bir aydının gözüyle okumak isteyenlere tavsiye edilir.
344 syf.
·14 günde
"Sizi rahatsız etmeye geldim". Ben de vicdanımı, tarihin hangi sahnesinde biraktiğimi, üretkenliğimi kendini arayan kişiliğimi hangi Batının taklitcisine biraktigimi, hangi sömürge altında kaldigimi, cahilce tarihimi biraktigim sahneyi öğrenmeye ve asıl Islamla yoğrulmuş kendimi özümü öğrenmeye geldim. Okuyunca derin düşündüren güzel bir kitaptı.iyi okumalar.
344 syf.
(Öze Dönüş)

Sizi rahatsız etmeye geldim!

Kapitalizm
alıntı...
(Artık insan, konuşan hayvan değildir.Düşünen, seçen, tasarımlayan veya yaratan bir hayvan değildir.Artık insan hakkında insanın yaptığı tanımlamalar doğru değidir.İnsan “SATIN ALAN BİR HAYVANDIR”

O, artik hayati taksitlere bölünmüs bir isçidir.Risk alamaz ve devrimci olamaz...)



Ana maddeler...
Sömürgecilik, emperyalizm, modernizm, yabancılaşma, medeniyet...

Aydın ve entelektüel arasındaki farkla uzunca değinmiştir..
Aydın insanların halkan uzak değil, halkın içinde, sorumluluğunun bilincinde olması gerektiğini hatırlatıyor.

(Aydınlar, bilim dallarından birinde bilgi sahibi olmuş kişiler değil, “Peygamberlik şuuru”ndan nasiplenmiş düşünürlerdir...)

Sömürgeciliğin, kapitalizmin ve dünyayı bu kadar yaşanmaz hale getiren her ne varsa, yalnızca öze dönüş yapılarak üstesinden gelinebileceğini savunuyor yazar.
Peki hangi öz? Islami öz..
Peki hangi Îslam??
Batılı tarzda tüketim yapan herkes medeni olur. Batılı üretimin tüketicileri olmaları için de kendi yerli kültürlerinin ve bağımsız kişiliklerinin anlamsız olduğuna, kendilerinin bir kültür ve medeniyet oluşturamayacaklarına inanmaları gerekir. Onlar medeni olmak için batının alet, kalıp ve değerlerini almak zorundadırlar. Bunun için kendi toplumumuzda bilinci değil, tüketimi artan insana medeni dediklerini görüyoruz."
344 syf.
Toplumun içinde yaşadığı girdapları somutça teşhis etmektedir. Aslında ne yapmalı? sorusuna "Özümüze dönmeliyiz" demektedir. Bütün külliyatında, konușmalarında aslında bu öz olana dönüşü devamlı vurgulamaktadır ve anlatmak istemiştir.
344 syf.
·Puan vermedi
bu kitapta cok fazla hz hasan ve hz buseyinden bahsedebilir ama hanifilerin bunu pek obemsemesi daha aydinlatici olacagini dusunuyorum. bizzat kitabin derinligini gormus olur sunuz. ve kendinizi gercek anlamda toplama gucu vermektedir
344 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ali Şeriati'den ufuk açıcı bir eser. Yer yer İran'ın islami bakış açısının eleştirilerine de yer verdiği yapıtı okunmaya değer. Tavsiye olunur. Başucu bir kitap...
Ebu Hanife halktan ihtiyar bir kadının kendisine sorduğu beş sorudan üçü için "bilmiyorum" diyor. Kadın, her dini, ilmi, tarihi, fıkhi, felsefi, tabii, tıbbi ve özel sorusunu mahallenin yarım hocasına sorup cevabını cebinde bulmaya alışık olduğundan ve hoca ömründe "bilmiyorum" demediği için bu duruma hayret eder ve şöyle der: "Ey bilgin imam! Sen beytülmalden camide oturup "bilmiyorum" demek için mi para alıyorsun?" İmam şöyle cevap verir: "Hayır bacı! Beytülmalden bana verdikleri bu para, bildiklerim içindir. Eğer senin deyişinle bilmediklerim için bana para vermek isteselerdi, dünyanın bütün serveti bile buna kifayet edemezdi."
Ali Şeriati
Sayfa 176 - Fecr Yayınevi
Büyük bir inkılapçıdır; soyluluğa, baskıya, zorbalığa, adam kayırmacılığa, yoksulluğa ve imtiyaza karşıdır!
Phroudhon'dan daha iyi konuşan bir kimse. Hedef şudur:
"BU HALK UYANSIN VE DİNİN, ONLARA YUTTURULAN VE ÇIKAR İÇİN ARAÇSALLAŞTIRILAN BİR ŞEY OLMADIĞINI BİLSİN!" Ayrıca hayatin da onların yaşadığı hayat olmadığını bilsin. Ebuzer'in şu mesajını halka ulaştıralım:

"Evinde yiyecek ekmeği bulunmadığı halde insanlar üzerine yalınkılıç yürümeyen kişiye hayret ederim."
Ali Şeriati
Sayfa 265 - Fecr Yayınevi
Kişiliksiz, soysuz, uşak ruhlu ve mayasız bir birey, daima ruhsal eksikliğini yakınlaşma, dalkavukluk ve taklitle doldurur.
Ali Şeriati
Sayfa 89 - Fecr Yayınevi
Avrupalıya benzeme peşinde olan, kendisini medenî hissediyor. Ama Avrupalının kendisi onu asla bu isim ve resimle tanımıyor. Onu medenî veya uygar değil, bilakis "asimile" diye isimlendiriyor.
Ali Şeriati
Sayfa 91 - Fecr Yayınevi
İnsan demek tüketici demektir ! Başka da bir hiç! Bu şekle dönüştürülmüş modern, yenilikçi kadın ve erkekleri görmüyor musunuz? Artık insan, bir "hayvan-ı nâtık"(konuşan hayvan) değildir. Düşünen, seçen, tasarlayan veya yaratan bir hayvan değildir. Artık insan hakkında insanın yaptığı tanımlamalar doğru değildir. İnsan, satın alan bir hayvandır.
Ali Şeriati
Sayfa 116 - Fecr Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öze Dönüş
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
344
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004722
Kitabın türü:
Çeviri:
Ejder Okumuş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Batı'nın, bütün insanları, öz kültürlerinden, üretken, dinamik, heyecan dolu ve kendini arayan vasıflarından uzaklaştırıp yalvaran, dilenen, zelil ve taklitçi köleler durumuna getirmesi karşısında bugün ne yapmak gerek? Tek çare öze dönüştür. Eğer bu dönüş ırka olursa rasizm olur, faşizm olur, nazizm olur, bir tür ahmakça cahiliye şovenizmi olur. Ben ırka dönmek istemiyorum, insanları kana ve toprağa tapmaya sürüklemek istemiyorum. Yüz yirmi dört bin peygamber gelip bu mağrur ve kötü düşünceli beşeri, mutlak güzellik sahibi Allah'a kulluğa davet etmişlerdir. İnsan kulak vermiyor. Söz konusu ettiğimiz öze dönüş bizzat toplumun ruh ve vicdanındaki mevcut öze dönüştür. Bu, canlı bir özdür. Hâlâ yaşayan, hayat ve hareket sahibi bir öz. Acaba bu öz dinî bir öz müdür? Evet İslamî bir özdür. Peki hangi İslam?

Kitabı okuyanlar 196 okur

  • Sümeyra
  • Dua_kitap_sevdalisi
  • Enes hırdar
  • isim
  • mehmet özbilek
  • Arpa Boyu
  • Faruk
  • Aaaaa
  • MUHAMMED CENGİZ
  • Mehmet boyacı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%43.6 (24)
9
%27.3 (15)
8
%10.9 (6)
7
%1.8 (1)
6
%9.1 (5)
5
%3.6 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%3.6 (2)