Adı:
Ebuzer
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004715
Kitabın türü:
Orijinal adı:
ابوذر
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze'de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: "Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideriz."dedi.

Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla sallıyordu.

Ebuzer'in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi. Karısı, Ebuzer'in yüzünde ölümün izlerini gördü. Ebuzer, vefakarlığından duyduğu memnuniyeti gösteren yorgun ve hasret dolu bakışlarla karısının çehresini süzdü:
216 syf.
spoiler içerebilir...

Gerçek adı Cündüb bin Cünâde olmasına rağmen İslam dünyasında Ebu Zer olarak bilindi hep, Gifar kabilesinden olup, lakabı Mesih-ül-İslâm’dı. Doğum tarihi hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte, 652 (H. 32) senesinde Rebeze çölünde vefat etti. Kabilesi de diğer kabileler gibi puta tapmasına rağmen, Ebu Zer putları sorguluyordu ve soğuktu putlara karşı, kendisine henüz tebliğ gerçekleşmemesine rağmen İslamla müşerref olmuştu kendiliğinden, İslamı kabul eden 4. Veya 5. Kişi olduğu konusunda rivayetler vardır. Ebu Zer o devirde putları sorgular ve ona taşı fırlatırken bu gün bizler kendimize yeni yeni putlar icat ediyoruz (Ev, araba, makam, para vs.) Açlıktan yiyecek bir şey bulamıyor iken, bu gün bizler yemek beğenmiyor, hatta çöpe atabiliyoruz yiyeceklerimizi, Ebu Zer giyecek kıyafet bulamaz iken, hatta kefen yapacak bir bez bile bulamaz iken bu gün bizlerin evleri kıyafetlerle dolu ve kıyafet beğenmiyoruz. Utandım insanlığımdan, ağladım okur iken kitabı. O Ebu Zer’ ki her zaman ve her yerde Resulün emri ile hayat tarzını belirleyerek ve onun sevgisi ile yanıp tutuştu. Fakir ve düşkünlerin koruyucusu, mütevaziliğin, ahlakın ve takvanın bayraktarıydı. Ne mutlu ona ki ömrünü sorgulayarak ve inancı uğrunda son nefesine kadar sapmadan bu dünyadan ebedi aleme göçtü. Ey Ebu Zer senin davana sahip çıkışına çektiğin acılar şahit, fakirler şahit, senin garipliğine Rebeze nin göz yaşları ile ıslanan çölleri şahit, bizlerde okuyarak şahit olduk, selam olsun Resule, selam olsun sizlere, bizler sizlere layık olamasak ta. Dualarımızı ve gözyaşlarımızı gönderiyoruz sizlere……
216 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Peygamberimiz(sav) bir hadislerinde şöyle buyuruyor:
" İnsanlar helak oldu, içlerinden ancak alimler kurtulabildi. Alimler de helak oldu; ancak içlerinden ilmi ile amel eden kimseler kurtuldu. Ve ilmiyle amel edenler de helak oldu; ancak onların içinde de sadece amelini ihlasla yapanlar kurutulabildi." Denilmiştir ki: "Bilmek tek başına yetmiş olsaydı, şeytandan daha iyi kul olmazdı!" Salih bir kul olmak için bilmek yetmez, bilmekle beraber ilim ile amel etmek ve amelde gösterişten riyadan uzak durmak yani salih amel işlemek gerekir.
Hz. Ali diyor ki, Peygamber Efendimizin şöyle dediğini duydum:
" Ahir zamanda öyle düşük çeneli kısa akıllı kimseler türeyecektir ki, söyleyecekleri yararlı iyi sözler gırtlaklarını aşmayacak (kalplerine işlemeyecektir.) Okun av hayvanını delik deşik etmesi gibi bu kimseler de dini delik-deşik edeceklerdir."
Hz. Ömer(ra)' in " İnandığı gibi yaşamayanlar, yaşadığı gibi inanmaya başlarlar." sözü bu kitap için çok uygun düşüyor. Bizler de farkında olarak ya da olmayarak yaşadığımız gibi inanmaya başladık. İbadetlerde gösterdiğimiz gevşeklik, ( Müslüman dediğimiz kendi ülkemizde 2015 verilerine göre düzenli namaz kılma yüzde 18'lerde. Şimdi bilemiyorum ) , faiz çok normalmiş gibi cep telefonundan rahatlıkla ulaşabiliyorsun, şans oyunları, gıybet, iftira, haramlara karşı tutumumuz ve birçok şey sayılabilir. Sorarsak elhamdülillah müslümanım ??? İslam dini sadece sahabelere, Ebu Zer'e inmedi ki. İnşaallah İslamiyetin ilk yayıldığı dönemdeki hassasiyetlere. Herkes nefsinden başlasın. Bu kitabı yaşamak ümidiyle...
216 syf.
·
O Ebuzer ki peygamberin sevdiğiydi, gözüydü. O Ebuzer ki peygamber onun hakkında şöyle demişti: "Ebuzer gökyüzünde, yeryüzünde olduğundan daha meşhurdur." O Ebuzer ki "Hayası ve takvası Meryem oğlu İsa'nınki gibidir." O Ebuzer ki "Sinesini taşacak kadar ilimle doldurmuştur." Devrimci özelliğiyle anlatılan, tanıtılan Ebuzer kolay kolay korkutulamaz, kolay kolay sindirilemez. Yalnız yaşamıştır, yalnız ölmüştür ve yalnız haşrolunacaktır.
216 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Ah Ebuzer, neyine gerek senin saltanata muhalefet etmek, neyine gerek senin insanları paylaşmaya, biriktirmemeye çağırmak, neyine gerek saraylara kafa tutmak.

İç burkucu bir yaşam öyküsü olduğu kadar yüreklendirici de.
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Seriati bu eserinde sadece islam tarihinde degil belki de insanlık tarihinde zulme baskaldirmayi hedef almış anarsijan bir kisilige sahip ebuzer i anlatiyor.donemin zalimlerine karşı inandığı değerleri terketmemis çölde dönemin halifesi osman tarafından sürgün edilmiş aç ve susuzluktan yanlız başına kalmis hiçbir makamı kabul etmemiş adalet ve özgürlük için bedel ödemiş hepimize örnek bir karakteri incelemiş...
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
O yalnız yaşadı, yalnız öldü.. Ve yalnız haşrolunacaktır.. Bir örnek daha..
Ebûzer'e sorulur;
- Ya Ebûzer! Yalnızlık zor değil mi?
Ebûzer'in cevabı ise şöyle olur;
- İnsanlar daha zor..
216 syf.
·8 günde
Yine mükemmel bir kalem....Kitabın manevi havasından olsa gerek biraz zor ilerledim.Ilk defa bir kitabı ağlayarak okudum.Duygulanarak okuduğum kitaplar olmuştu ama agladigim olmamıştı.Toplum adına farkindalik katacak bir kitap..Tavsiye ederim.
Bazılarının tamah , kibir ve dünya sevgisi yüzünden bazılarının bu denli ötekileştirilmesi , itelenmesi veya ölüme mahkum edilmesi revamıdır?Tarih boyunca bu böyle süregeldi.Böyle de devam etmekte........

Ve Ebuzer; açık ve gizli şirkin , cahiliye küfrüne , hilafet dinine hayır demenin kurbanı!...

Ebuzer gökyüzünde , yeryüzünde olduğundan daha meşhurdur buyurmuş sevgili peygamberimiz(s.a.a).


Ne mavi gökyüzü Ebuzerden daha doğru sözlü birinin üstüne gölge salmış,
Nede kara toprak böyle bir adamı kucaklamıştır.
Hz Muhammed....
Allah'ın selamı senin üzerine olsun.
216 syf.
·10/10
Kitap peygamberin dostu ebuzerin hayatı üzerinden günümüz de unutulmuş veya unutturulmuş olan islamın sorgulamacı tarafını öne çıkarıyor. Ebuzerin islam öncesi hayatında kavminin tapmış olduğu putları, islam sonrası hayatında da Hz. Osman , Hz muaviye ve Kab'ul ahbar gibi sahabeleri eleştirmeside bu anlayışın bir göstergesidir. Ebuzerin devrimci tavrı onun pekçok kez zülme uğramasına sebeb oldu ama o davasından hiçbir zaman dönmedi ve bu dava uğruna Hz. Osmanın onu rebezeye çöle sürmesiyle orada açlıktan bu dünyaya gözlerini yumdu.
216 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki; Ali Şeriati buralarda pek sevilmiyor. Evime gelen fazla dindar bir ablamız, bu kitabı atmalısın evinde böyle bir adamın kitabını bulundurmak evinin bereketini kaçırır demişti. Ama bu insanların anlamadığı şey Ali Şeriatinin bir din adamı olmadığı. Öyle bir iddiası da yok zaten. Bu düşünce acaba beyinlerine nasıl yerleşti. Neyse bu kitap Türkiyedeki yeşil sermaye sahiplerine okutulsun .
216 syf.
·Beğendi·10/10
Ebuzer! Seni okusam okusam sürekli hatırlasam. Peygambern sana söylediği söze öyle inandın öyle sadık oldun ki vakit gelince bildin. Ve inandığın sava uğruna sesli sesli konuştun dimdirek durdun. Anlattın hakikati anlattın. Batılda olanlar sana dayanamadılar hakikatlere dayanamadılar. Seni okusak da inanmış cesareti kazansak. Ali şerati, sen de yaşayarak anlatmışsın hissetmişsin .okunmalı tekrar okunmalı
216 syf.
·Beğendi·10/10
Ebuzer: Ey Muaviye! Eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır yok eğer halkın parasıyla yaptırdıysan ihanettir.

Ebuzer yalnız yaşar, yalnız ölür ve yalnız haşrolunacaktır.

Ebuzer gökyüzünde yeryüzündekinden daha meşhurdur.

Ebuzerin takvası Meryem oğlu İsa’nın ki gibidir.

Ve daha niceleri...

Rebezede ki yalnızlık ve yoksullukla geçen necip bir hayat...

Muaviyenin siyasetinin alt edemediği tek adam...

Köleye verdiği muhteşem cevap keseyi alırsam o zaman ben köle olurum..!

Osman b. Affan artık Ebuzer’in sözleri altında yok olması...

Ve herhalde beni benden alan en muhteşem kesit üç gün Mekke’ de aç bekledikten sonra hasretin sona erip vuslatın gerçekleşmesi Peygamberimizle tarihin bile ne kadar zaman sürdüğünü yazamadığı o muhteşem muhabbetin felsefenin gerçekleştiği zamanın yok olduğu anlar...

Ve daha nice metaforlar...
216 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Peygamber Efendimize ve Allah'ın birliğine ilk iman eden Sahabelerden olan Ebuzer'in hayatını hikaye tarzında anlatan güzel bir kitap. Kitap içerisinde özellikle mal mülk düşkünlüğünü reddeden Ayetleri, bu düşkünlük içinde yaşayanlara hatırlatan Ebuzer'in çektikleri hikayeleştirilmiştir.

Medine'nin ilk yıllarından beri Allah Resulunun yanında olan Ebuzer şüphesiz doğruları çıkarsız ve hilafsız etrafındakilere söylemiştir.
Ey Muaviye!
Bu sarayı kendi paranla yapıyorsan israftir,
yok eğer halkın parasıyla yapıyorsan ihanettir.
..
Ne garip. Siz öteki dünyaya inanırken nasıl oluyor da, bu yalancı dünya için yalan söyleyebiliyorsunuz?!
Halbuki Peygamber, bu dünyadan karnını iki çeşit yemekle doyurmadan gitti. Hiçbir gün hurma veya ekmeğe doymamıştı. Muhammed'in hanımlarının hiçbir zaman ard arda, üç gün arpa ekmeğine, sabah ve akşam yemeğinde doydukları olmamıştı. Allah'ın Peygamberi' nin ailesinin evinde, aylarca ekmek veya herhangi bir şey pişirmek için, ateş yakılmadığı oluyordu.
"Peygamber'in yanına gidip: 'Bu sözler, dostlarına ağır geldi. Diyorlar ki peki ne tür bir malı elimizde tutalım?'. Sevgili Peygamber cevap verdi: 'Dua edici bir dil, şükredici bir gönül ve imanda size yardımcı olacak bir eş."
Ali Şeriati
Sayfa 127 - Fecr Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ebuzer
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756004715
Kitabın türü:
Orijinal adı:
ابوذر
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze'de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: "Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideriz."dedi.

Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla sallıyordu.

Ebuzer'in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi. Karısı, Ebuzer'in yüzünde ölümün izlerini gördü. Ebuzer, vefakarlığından duyduğu memnuniyeti gösteren yorgun ve hasret dolu bakışlarla karısının çehresini süzdü:

Kitabı okuyanlar 621 okur

  • Kubilay
  • Şeyda Nisa Benli
  • Psyduck
  • Ayfer Korkmaz
  • Niyazi Turan
  • Ali Rıza Boyraz
  • Cihan yılmaz
  • kaptan mağara adamı
  • Ayşe YILMAZ
  • Verâ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%8.4
14-17 Yaş
%1.1
18-24 Yaş
%16.8
25-34 Yaş
%44.2
35-44 Yaş
%22.1
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%33.8
Erkek
%66.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.6 (77)
9
%20.1 (34)
8
%18.3 (31)
7
%9.5 (16)
6
%1.8 (3)
5
%2.4 (4)
4
%0.6 (1)
3
%0.6 (1)
2
%0
1
%1.2 (2)