Ebuzer

8,7/10  (70 Oy) · 
202 okunma  · 
73 beğeni  · 
2.132 gösterim
Çöl ıssız ve sessizdi. Rebeze'de yer gök sanki bu karagünlü iki kahramanı izliyordu. Ölüm yaklaşmıştı. Ebuzer karısına dönüp: "Kalk, şu tepeye çıkalım. Belki yiyecek bir ot buluruz da açlığımızı gideriz."dedi.

Karı koca bir müddet aradılarsa da yiyecek bir şey bulamadılar. Ebuzer zayıf ve baygın düştü. Alnında ölüm terleri birikmişti. Geri döndüler. Fırtına uğuldayarak esiyor, çölün ortasında hurma ağacıyla sallıyordu.

Ebuzer'in dizleri tutmuyordu. Başı göğsünün üzerine düşmüştü. İki kanadı kırılmış bir şahin gibiydi. Karısı, Ebuzer'in yüzünde ölümün izlerini gördü. Ebuzer, vefakarlığından duyduğu memnuniyeti gösteren yorgun ve hasret dolu bakışlarla karısının çehresini süzdü:
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2009
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9789756004715
  • Orijinal Adı:
    ابوذر
  • Çeviri:
    Abdullah Yeğin
  • Yayınevi:
    Fecr Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Seyid Ahmet GÜLTEKİN 
 13 Şub 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

spoiler içerebilir...

Gerçek adı Cündüb bin Cünâde olmasına rağmen İslam dünyasında Ebu Zer olarak bilindi hep, Gifar kabilesinden olup, lakabı Mesih-ül-İslâm’dı. Doğum tarihi hakkında kesin bilgi olmamakla birlikte, 652 (H. 32) senesinde Rebeze çölünde vefat etti. Kabilesi de diğer kabileler gibi puta tapmasına rağmen, Ebu Zer putları sorguluyordu ve soğuktu putlara karşı, kendisine henüz tebliğ gerçekleşmemesine rağmen İslamla müşerref olmuştu kendiliğinden, İslamı kabul eden 4. Veya 5. Kişi olduğu konusunda rivayetler vardır. Ebu Zer o devirde putları sorgular ve ona taşı fırlatırken bu gün bizler kendimize yeni yeni putlar icat ediyoruz (Ev, araba, makam, para vs.) Açlıktan yiyecek bir şey bulamıyor iken, bu gün bizler yemek beğenmiyor, hatta çöpe atabiliyoruz yiyeceklerimizi, Ebu Zer giyecek kıyafet bulamaz iken, hatta kefen yapacak bir bez bile bulamaz iken bu gün bizlerin evleri kıyafetlerle dolu ve kıyafet beğenmiyoruz. Utandım insanlığımdan, ağladım okur iken kitabı. O Ebu Zer’ ki her zaman ve her yerde Resulün emri ile hayat tarzını belirleyerek ve onun sevgisi ile yanıp tutuştu. Fakir ve düşkünlerin koruyucusu, mütevaziliğin, ahlakın ve takvanın bayraktarıydı. Ne mutlu ona ki ömrünü sorgulayarak ve inancı uğrunda son nefesine kadar sapmadan bu dünyadan ebedi aleme göçtü. Ey Ebu Zer senin davana sahip çıkışına çektiğin acılar şahit, fakirler şahit, senin garipliğine Rebeze nin göz yaşları ile ıslanan çölleri şahit, bizlerde okuyarak şahit olduk, selam olsun Resule, selam olsun sizlere, bizler sizlere layık olamasak ta. Dualarımızı ve gözyaşlarımızı gönderiyoruz sizlere……