"Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı hem aptallık, hem inanç devriydi hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu."
“Gençlerin çoğu evlenince, sevmeyi; iş bulunca da okumayı unuturlar. Sevgiyi de, bilgiyi de hayatın bir bölümüne ait zannederler. Bu zan sebebiyle nice yuvalarda mutluluk yerine mutsuzluk vardır. Güzel olan ise, daima yaşamak, sevmek ve öğrenmektir.”
“Sen? Bana ekmek veriyorsun ha?
Sen kimsin de bana ekmek vereceksin?
Çalışıyorum ben, alnımın teriyle kazanıyorum onu. Bana ekmek veriyormuş. Ben çalışmayayım da sen bana ekmek ver. Ulan siz değil ekmek, günahınızı bile vermezsiniz bedavadan.”
“Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik.”