Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Dini - Felsefe
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
Ben Müslümanım diyen herkesin okuması gereken bir kitap yanlış bir yol yol değildir. Ya yolu bul yoksa yanlış adrese gidersin ve sonuç da aradığını bulamamış olabilirsin. İslamı neden sorularını korkmadan soran nasılları aşmıs neden niçinleri sorup bizlerin bile cesaret edip kendimize bile soramadıgımız soruları yüreklilikle sorup içimizdekileri dışa vuran büyük insan Hacc insanın yaradılışının tiyatrosudur. AAllah a doğru bir seferdir. Mallarınız çocuklarınız için bir fitnedir. Gerçekten ben Müslümanım diyen herkesin okuması gereken bir kitap Dr Ali Şeriati Allah'a yaklaşmanın yollarını bulmuş. İnsanların söylediklerinden çok Allah'ın bizim için söylediklerine bakmamız gerektiğini bilin yeter. Yazar kendini adresi ve Yaradana ulaşmış Keyifli okumalar Saygılarımla Ömer KANTEMÜR
HaccAli Şeriati · Bir Yayıncılık · 19881,634 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2022 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2022 00:50
Haccı bir çeşit turistik gezi olarak düşünen varsa Ali Şeriati 'nin yorumuyla Haccı tanısınlar derim. Ali Şeriati, bir din adamı (fakih) değil, kendi deyimiyle molla veya zahid de değil. Sadece "Müslüman bir düşünür." Batılı filozof ve düşünürleri çok iyi bilen, bu konuda onlara ders verecek kadar bilgi sahibi ama aynı zamanda kendi toplumuna ve dinine yabancılaşmayan bir aydın, bir öğretmen. Gençliğinde şiir de yazan, bir süre Edebiyat öğretmenliği yapan yazar, asıl ününü sosyoloji de yapmıştır. Kitaplarının çoğu verdiği dersler ve konferanslardan derlendiği için konuşma dili ve dağınıklık olsa da(akademik türden değil) şiirsel bir dili var. Kendini sorumlu hisseden bir aydın olarak Fransa da okurken tanıştığı Frantz Fanon la Cezayir kurtuluş cephesinde aktif görevlerde bulunur. Fanon, marxisttir, Şeriati müslüman, ama sömürüye tavırları ortaktır. Malcolm X, 1960'larda Amerika'dan Afrikaya bir seyahate çıkar ve oradan Hacc etmek için Mekke'ye gelir. Önceki tüm düşünceleri değişir, beyazları şeytan olarak gören kendini de peygamber olarak ilan eden Elijah'ın hareketinden ayrılarak amerikada sahih islamı anlatmaya başlar. Aynı tarihlerde mi gitti bilemiyorum ama Hacc kitabında da Ali Şeriati en az 3 kez hacc ziyaretinde bulunduğunu ve haccla ilgili düşüncelerini burada kitaplaştırdığını görüyoruz. Bu kitap bir fıkıh kitabı değildir ama fıkha aykırı da değil. "burada söylediklerim, benim Hacc'dan anladıklarımdır. Sen de başka bir şekilde anlamaya çalış. Zira bu pratik "menâsik" risalesi veya bir ilmihal kitabı değil, fikrî bir risaledir." " Çok hassas olan şu temel noktayı da hatırlatmakta yarar görüyorum: Bu meselelerde ben ve benim gibilerin kendi aklî çıkarımlarına dayanma hakları yoktur." diyerek haccın fıkhi yorumuna giremeyeceğini belirtmiştir. Şeriati 'ye göre
HaccAli Şeriati · Bir Yayıncılık · 19881,634 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2018 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2018 14:47
Yazarın bence en iyi eseri Hacc hakkında yazılan enfes bir kitap kesinlikle okunmalı..............................................................................
HaccAli Şeriati · Bir Yayıncılık · 19881,634 okunma
Puan vermedi·223 syf.·
2023 9. kitabı
‘Sizi rahatsız etmeye geldim” demiş İranlı sosyolog ve düşünür Ali Şeriati. Dediğini de yapmış, hakikat sözcülüğünün yükünü omuzlarına almaktan hiç geri durmamış ve ömrü boyunca rahatların rahatını kaçırmayı kendine görev bilmiştir. Belki de bunun sonucu olarak daha 44 yaşında şaibeli bir ölümle hayata veda etmiştir. Sosyalist fikirleri ve İslam dünyasındaki, özellikle de kendi ülkesindeki uygulamalara yönelik eleştirileri yüzünden şiiler tarafından, şii öğretiye bağlılığının neticesi olarak sahip olduğu itikadi görüşleri yüzünden de sünniler tarafından dışlanmıştır. Bu nedenle her türlü izzete layık olduğu halde zilletten bir türlü kurtulamayan İslam ümmetinin dertlerine derman olabilecek tespitlerle dolu olan kitapları hak ettiği değeri maalesef görememiştir. Halbuki toptancı bir mantıkla hepsini atmak yerine, yazarın Şii olduğu gerçeğini göz ardı etmeden, bir nevi süzgeçten geçirerek okumayı tercih etseydik ufkumuzu açacak kıymetli bir hazineden kendimizi mahrum etmemiş olurduk. Ali Şeriati 'Hac' ismini verdiği kitabının giriş bölümünde, ters dönmüş post benzetmesi üzerinden İslam dininin hakikati ile realitesi arasındaki tezata dikkat çekmiştir. Şu sözleri manidardır: "Her dini, insanın kurtuluşunu uhdesine alan misyon açısından değerlendirdiğimizde, sosyal gelişimde, bilinç, hareket, sorumluluk, insanî idealizm, sosyal bakış açısı, adaletçilik ruhu, onurunu muhafaza etme ruhu ve nihayet gerçekçilik, tabiatçılık, maddi güçle uyum, bilimsel ilerleme, yaratıcılık, medeniyet, fikrî mücadele ruhu ve halkçılıkta... Hz. Muhammed'in (s.a.v) risâletinden daha ileri, daha vâkıf ve daha güçlü bir risâlet tanıyamıyorum. Fakat aynı zamanda İslam kadar çökme doğrultusunda ilerlemiş olan ve önceden özde var olanla sonradan olmuş olan arasında tenakuz
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,634 okunma
10/10
·222 syf.·
2025 1. kitabı
Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna adlı romanında: “Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince, insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.” der. Ali Şeriati'nin Hacc kitabını okuduktan sonra bu cümlenin manasını daha iyi kavradım sanırım. Bir kitap insanın bütün benliğine nüfuz edebilir mi? Bir kitap insanı uykudan uyandırırcasına sarsıp kendine getirebilir mi? Evet ben tüm bu duygu ve düşünce yoğunluğunu bu kitap ile yaşadım. Ben bu kitabı okumadım bu kitap beni okudu aslında. Kendi benliğim ve gerçekliğim bu kitapla gözlerimin önüne serildi. Sarsıldım ve kendime geldim. Hurafelerle dolu olan ve insanı pasifleştiren, beynine pranga vuran bir dini anlayıştan, insanı özgürleştiren, düşünmeye ve sorgulamaya iten bir din anlayışına geçiş paha biçilemez bir şey. Ali Şeriati'nin keskin zekası, üslubu ve yaşadığımız dünyayı algılama yeteneği emsalsiz . Saygıyla ve rahmetle anıyorum.
Din
HaccAli Şeriati · Özgün Yayıncılık · 20061,634 okunma
9/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 08:53
20 'li yaşlarımda okuduğum bir kitaptı. Çok etkilendiğim bir eserdi. "Bir Hacca gitmek nasip olursa muhakkak tekrar okuyup öyle gideceğim." demiştim. HACC çıktı. Fakat salgın nedeniyle bu yıl iptal olabilir. Ya nasip diyelim ama çok şükür kitabı tekrar okuyup notlarımı aldım. İçinden bolca alıntı paylaştım. Bu kitabı gençlik yıllarımda ilk okuduğumda ben de oluşan ilk düşünceyi söylemek incelemem için yeterli olur kanaatindeyim. Hacca gitmeden önce bu eseri okumak zorunlu kılınmalı demiştim ta o zamanlar. Hâlâ aynı kanaatteyim. "Secde"nin ne olduğunu bilmeyen kişi, sadece alnını yere koymuş olur. Bu menasikde ne yaptığını anlamayan kimse, Mekke'den sadece hediyelik eşya getirmiş demektir. Valizi dolu, kendisi boş!
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,634 okunma
Hac
9/10
·223 syf.··
2019 1. kitabı
Sizi Rahatsız Etmeye Geldim. Diyerek kitaba başlayan Ali Şeriatı. Ali Şeriatı ilk defa okudum ve hac ibadeti üzerine ilk defa bir kitap okudum. öncelikle Ali Şeriatı ilk defa okuyacaklar için "Hac" kitabı uygun olur dil açısından. Kendinimi kabe de mina da sefa merve de gibi hissettim. evet o çaresiz haceri o güçlü put kıran ibrahimi ve ismailimi tanıdım bildim. Üç hac ve Bir Umre sonucu anladıklarını not eden Ali Şeriatı gerçek manada oradaymış gibi ve sen ibrahimmişsin ısmail ve hacermişsin gibi yaşatıyor o duyguları.
1000Kitap
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,634 okunma
Senin İsmail’in Kim?
Puan vermedi·223 syf.··
2021 4. kitabı
Heraklitos'un "İnsanın karakteri kaderidir." sözü sıkı bir mukayese yaptırıyor. İnsanlar kaderlerini karakterlerine göre mi yaşarlar? Yoksa kaderlerine göre mi karakterleri şekillenir? Bu soruya cevap verme tercihimiz bile karakterimizi ifşa eder aslında. Şeriati’nin yalnızca 44 yıl süren yaşamı bu soruya en güzel cevabı verir gibidir. Kısa yaşamına büyük bir külliyat sığdıran Şeriati, kitaplarında tıpkı bir doktor gibi reçete sunar okuruna: İnsanın Dört Zindanı (Tespit), Kendini Devrimci Yetiştirmek (Teşhis), Öze Dönüş (Tedavi) Kierkegaard’in Korku ve Titreme’si gibi iyi bir şerh olan Hac kitabında Şeriati; rahatsız eden bir soru sorar yine: “Senin İsmail’in Kim? Ancak sen bilebilirsin, başkası değil. Belki eşin, işin, yeteneğin, gücün, cinsiyetin, statün vs. Ne olduğunu bilmiyorum, ama İbrahim’in İsmail’i sevdiği kadar sevdiğin bir şey olmalı.” Şeriati, insanı hakikati bilmekten ve duymaktan alıkoyan, özgürlüğünden çalan, görevlerini yerine getirmeyi engelleyen ve insanın sorumluluk kabul etmektense meşrulaştıran sebepler üreten her şeyi İsmail’in işaretlerinden sayar.
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,634 okunma
Şeriati'nin mektubunu da okumayan varsa okusun arkadaslar
Puan vermedi·223 syf.··
2021 29. kitabı
Hac kabeyi gördükten sonra degil, kabeden döndükten sonra başlar diye bir cümlesi vardı.Tüm kitabı unutsam da unutmadıgım nadir cümlelerden biridir.Hayatımızın her alanında gecerli olabilecek ve uyarlanabilecek bir cümledir.Hac kabeden dönünce, namaz camiden cıkınca başlar, cömertlik yoklukta,iyilik kötülükle sınanınca belli olur.Yani sandıgımız gibi olayın icindeyken görev tamamlandı diye yeşil bir tik atmıyor melekler.Asıl olan o erdemi dogru zamanda ve uzun vadede davranışlarımıza aktarabilmek..
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,634 okunma
10/10
·223 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2018 07:29
İlk defa hac ibadeti üzerine yazılmış bir eser okudum ve okurken acaba bu eserin üzerine çıkmayı başarmış bir yazar olmuş mudur diye düşünmekten kendimi alamadım. Yazdıkları İle çoğu zaman eleştirilerin hedefi haline gelen Ali Şeriati bana göre hac ibadetine çok farklı bir pencereden bakmış. Bir yazarın her yazdığını kabul etmek veya benimsemek zorunda değilsiniz. Bu noktada bu kitabın kendi adına hakkının teslim edilmesi gerek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Her hacı adayı veya hacca gitmeyi düşünen insanın gitmeden önce bu kitabı okuması gerek diye düşünüyorum. Başından sonuna kadar kitabı okurken Mekke'nin her bölümünde sanki hac ibadeti yapıyormuş gibi hissederek okudum. Bir arayışın, aradığını bulmanın, teslimiyetin ve topluluk içinde bir olarak Allah'a ulaşmanın ne anlama geldiğini, bu önemli ibadetin içinde neler neler gizli olduğunu ilk kez düşünerek irdeleme fırsatı buldum. İhrama girip tüm dünyevi maddeleri arkamda bıraktım. Aynaya bakma, kendimi görme.. Benliğini ve cismaniliğini unut. Hacer'i ve İbrahim'i anla. Kurban etmen gereken İsmail'ini bul. Benim İsmail'im neydi acaba? Bunlar içimde sürekli sorduğum beynimde dört dönen düşüncelerdi. Fazlasıyla etkilendim."Ben kimim?" sorusuna cevap arayan herkesin okumasını tavsiye ederim.
Felsefe
HacAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 20111,634 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.