Bütün Eserleri 32

Sanat

Ali Şeriati
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
Mart 2012
İlk Yayın Tarihi:
1997
Yayınevi:
Fecr Yayınevi
Orijinal Adı:
Hüner
ISBN:
9789756004531
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·256 syf.··
2020 12. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2020 08:57
Tüm sanat dallarına bakış açınızı değiştirecek bir kitap. Sanatçıya, sanata ve eleştiriye İranlı, eğitimli bir yazarın perspektifinden bakmak benim için entellektüel bir deneyim oldu. Artık bir kitabı yorumlarken o kitabın yazarının hayat hikayesini de bilmem gerektiğini biliyorum. Artık, sanatçının varolmayanın peşinden giden olduğunu biliyorum. Artık din ile sanat arasındaki ayrımı ve benzerliği biliyorum. Kitabı okurken TDK sözlüğüne ihtiyacınız olacak. Arapça ve eski kelimeler yaygın . 4. Bölümde sıkılabilirsiniz. Çok Fransız ismi geçiyor.Kendisi de oldukça etkilenmiş bence Fransızlardan. Diğer kitaplarını da okumak lazım ama sabah dinç kafa ile
Kültür-Sanat
SanatAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2012239 okunma
7/10
·256 syf.··
2023 7. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2023 00:00
Ali Şeriati kalemi ile tanışma kitabım. Yıllar önce bir hocamın bana hediyesi ile kitaplığımda yer bulmuştu. Okumak bu seneye nasipmiş. Gelelim incelemeye: Kitap 5 bölümden oluşuyor. İlk 3 bölüm genel sanat üzerine dolu dolu, her cümlesi dakikalarca üzerinde düşünmeye değer yorumlar içeriyor. Sırf bu 3 bölüm için bile okunmaya değer bir kitap! (Şeriati yer yer sorduğu sorularla da beni gönlümden fethetmiştir) 4. Bölümle birlikte kitap bambaşka bir yere evriliyor. Son iki kısım çoğunlukla edebiyat, hatrı sayılır derecede de tiyatro konuları üzerine uzunca yorumlar, irdelemeler ve örneklerle devam ediyor. - İtiraf etmeliyim 4. Kısma geçtikten sonra ağır ilerlemeye başladı benim için- Dili anlaşılır ama kesinlikle çok sade diyemem. Yer yer anlamını bilmediğim birçok yabancı kelime ile karşılaştım. (Açıklama kısımları bu açığı kapatmaya yetecek düzeydedi -) Ali Şeriati hem Doğu hem Batı kültürüne hakim bir sosyolog yazar, onun kaleminden sanatı, sanatçıyı okumak benim için oldukça keyifliydi. Kesinlikle okuduğum son kitabı olmayacak.
SanatAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2012239 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2021 5. kitabı
Adı "Sanat" olan kitabin aslinda yogun olarak edebiyati ele aldığıni - biraz da tiyatro - soylemek eksik ya da abarti sayilmaz. Ilk üç bölüm sanat, sanatçı, din kavramlari üzerine yoğunlaşıp farkli bakış acıları kazandirirken, 4. bölümde adeta farkli bir kitaba geciyorsunuz. Aslinda bir anlamda oyle de sayilabilir. Çünkü bu bölüm Dr. Muhammed Menbur'un Fi'n-Nakd ve'l-Edeb adli eserinin cevirisinden ve Ali Seriati'nin fikirlerini acikladigi uzun uzun dipnotlarindan oluşmakta. Elestiri uzerine onemli isimler, fikirleri, eser isimleri; kronolojik gelisimsel süreçler adeta eleştiri ders kitabi okuyormussunuz hissi uyandiriyor. Hasılı kelam edebiyat tarihine, edebiyatin tarihsel elestirisine ilginiz varsa sizi fazlasiyla memnun edecek bir kitap. "Yok benim alakam olmaz" diyorsaniz da ilk üç bölüm icin de olsa yine okunmali. Kesinlikle alti cizilecek cumlelerle dolu.
SanatAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2012239 okunma
Kitabın yarısına kadar ilgiyle okudum. Ancak sonra bir ders kitabı halini aldı. Anlatım dili de ağır geldi bana biraz. Dil ve edebiyat bölümü öğrencileri bu kitabı da içeren sınavlara girmişlerdir belki de, kimbilir. Tabi Ali Şeriati' ye saygım sonsuz.
SanatAli Şeriati · Fecr Yayınevi · 2012239 okunma
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2021 79. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2021 15:25
Okumaya doyamadığım nadir eserlerinden biriydi.Her satırı 'nın incelemeye değer olduğunu düşündüğüm muazzam bir âlim,fikir adamı. Kitaplarının bir kısmını okuyan biri olarak tek şey söyleyebilirim ki; Ali Şeriati doğunun bilgeliğine sonuna kadar hakim bir zattır. düşünceleri her ne kadar bazen düşündürse de geçen yüzyılda yaşayan "doğu"lu bilincini insaniyet sınırlarında anlatan birisi. Okuduğum eser ile ilgili, " Sanatın günümüzde bütün insanları muhatap aldığını, bir teknik olduğunu ama sadece teknikten ibaret olmadığını da ifade eder. Sanat artık feodal toplumlarda olduğu gibi rahat, varlıklı, aristokrat sınıflardan bir kesimin görkemli yaşantısının alt ve çeşitli şubelerinden birisi değildir. Tersine bugün modern dünyada gündeme gelen en ciddi insani sorundur. Sanat öncelikle insanı tanımak durumundadır. Çünkü "Sanat Allah'ın insana verdiği bir emanettir," Sanat Allah'ın yaratıcılığının bir yansıması olarak varlığın süslenmesinde ve idamesinde insanın yaratıcılık melekesinin yansımasıdır. "diye ifade eder Ali Şeriati
SanatAli Şeriati · Şura Yayınları · 1997239 okunma

Yazar Hakkında

Ali ŞeriatiYazar · 93 kitap
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی‎) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir. Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir. Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır. Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popülariteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutuklanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü. Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir. Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hala İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir. Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir. Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda Katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir. Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.