·112 syf.····Okunma: 13 Ocak 2026 17:04 Zor doğal şartlarına ve vahşi insanlara karşı bir savaş. Jack London'un hayat hikâyesini bilenler ve birkaç eserini okuyan okuyucular onun dilini, yaşayış tarzını ve çektiği zorlukları da görecektir. Hiçbir şair veya yazar yaşadığı dönemden bağımsız olmadığı gibi kendini de eserlerine bir şekilde yansıtmıştır. Hiçbir eser yazarından tamamen bağımsız ve özgür de değildir. Biz bu yapıyı Jack London'da da görmekteyiz. Bu eserde ise Kuzey topraklarda altın arayışının başlaması vardır. Burada yazarın kendisi de bu altın arama faaliyetlerine katılmıştır.
Eser Buck adlı köpeğinden hareketle anlatılmaktadır. Buck önceleri mutlu bir yaşama sahip bir evcil köpektir. Fakat bu yaşam düz çizgide devam etmez. Buck bu dönemde altın arama faaliyetlerine katılan insanların kazaklarını çekmek için zorunlu bir serüvene katılacaktır. Hiç alışık olmadığı iklim koşullarına ve daha önceki sahibinden farklı insanlarla tanışma süreci hayli zor geçecektir.
Jack londan burada hem o dönemden kesitler sunmakta hem de insan hayvan ilişkisini gözler önüne sermektedir. Köpekler, burada insanların elinde bir sopa veya bir mızrak olduğu sürece onlardan korkuyu öğrenmiştir. Keza Buck'un sopa ile döndükten sonra ne zaman onu görse kötü bir şeyin olacağını hissetmiştir. İnsanoğlunun para, şan, şöhret için yapmayacakları hiçbir kötülük yoktur. Yazar insanın kötü dünyasını da o dönemde kuzey topraklarındaki altın için neler yapabileceklerini gözler önüne sermektedir. Bu noktada Chareles,Han ve Mercedes'in kimseyi dinlemeden ölüme gitmeleri buna örnektir.
Köpek kadar sahibine sadık bir canlı yoktur. Buna gerçek yaşam hikâyesinden alınmış Hachiko adlı kitap da örnektir. Burada Buck gerçek sevgiyi hissettiği John Thornton için her şeyi yapabileceğini göstermektedir. Onu ölümden bir kere kurtarması gibi.
Eser genel olarak kısa ama sürükleyicidir. Sıkılmadan okuyabileceğiniz ve çok güzel anlamlar taşıyan bir eserdir. Herkese iyi okumalar dilerim.