Elimde kitap ve ders notlarımla bir sonraki derse kadarki boşluğu değerlendirmek için kantine geçtim. Çay eşliğinde ortaçağda savaş, barış, siyaset, hukuksal yapı üzerine okumalar yapmam gerekiyor. Hemen arkamdaki masada oturan üç kız arkadaşın muhabbetine gayriihtiyari dahil oluyorum. İçlerinden birinin ciddi psikolojik sorunlarının olduğu aşikar. Hepsinin konuya yaklaşımlarından psikoloji öğrencisi olduklarını anlaşılıyor. Sıkıntısı olan kişi, kurduğu cümlelerle kendini çok güzel ifade ediyor. Bana göre oldukça mahrem olan iç dünyasını bu şekilde sesli olarak dile getirmesi büyük bir cesaret. Bunun yanında kendini dışarıdan bir gözle eleştirelebilmesi de sorununu çözmek için ne derece samimi olduğunun bir göstergesi. Diğer arkadaşlarının da yaklaşımları takdire değer. "Sen herşeyin en iyisini hak ediyorsun" gibi artık demode olması gereken tavsiyeler de yok. Alanına hakim olmak bu olsa gerek. Allah sıkıntılarına çare göstersin bu güzellere. 😊. Ben de önümde tarih notlarıyla "ortaçağda bu tarz sorunlar nasıl çözülüyordu acaba, hangi ana kaynakta yer alır bu mevzular?" diye düşüncelere dalmaya başlıyorum. Bu arada psikoloji okumak da hiç fena olmazmış😊 😊. Bir yerlerde yüksek sesle dile getirmem gerekiyor bu düşüncelerimi. Dillere düşmeden olmuyor belki de bazı şeyler. 😉